Ak Parti Denizli
Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Nilgün ÖK “ 8 Mart Dünya
Kadınlar Günü ” için yayınladığı mesajda; Ülkemizde kadınının konumu ve
toplumsal alanda güçlenmesi için yapılan çalışmalar açısından dünyada istisnai
ve özgün bir tarihsel deneyime sahip. Türk tarihinin
genel akışı içinde, her konuda olduğu gibi kadın hakları konusunda da fark yaratan değişken Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'ün
varlığıdır.Türk kadınına her zaman güvenmiş ve Türk kadınının toplumda
hak ettiği yere gelebilmesi için öncü reformlara imza atmıştır.
ÖK:
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması, Kadınlarımızın Fırsat Eşitliğinden
Tam ve Etkin Şekilde Yararlanması Partimizin Temel Hedef ve Önceliklerimiz
Arasında Yer Almaktadır.”
“Toplumsal cinsiyet
eşitliğinin sağlanması, kadınlarımızın fırsat eşitliğinden tam ve etkin şekilde
yararlanması Partimizin temel hedef ve önceliklerimiz arasında yer almaktadır”
diyenÖk; Kadınların, hayatın her
alanında daha güçlü var olabilmesi için kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık
kavramını ülkemize kazandıran Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip
Erdoğan’ın kararlı duruşu ile bu kavram 2010 yılında halk oylaması ile kabul
edilerek anayasallaşmıştır.
ÖK;
Türkiye, Hükümetlerimiz Döneminde Kadınların Siyasi, Ekonomik, Sosyal ve
Kültürel Hayata Katılımlarının Güçlendirilmesi Amacıyla Örnek Nitelikte
Çalışmalara İmza Atmıştır.
“Türkiye, kadınların
siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayata katılımlarının güçlendirilmesi
amacıyla örnek nitelikte çalışmalara imza atmıştır. Kadın hakları alanındaki başlıca
uluslararası sözleşmelerin hepsine taraf olan Türkiye, kadınların toplum
içindeki konumlarının ve haklarının geliştirilmesine yönelik olarak hem
bölgesel hem de uluslararası düzeyde daha sıkı bir işbirliğini desteklemektedir.
Ayrıca, uluslararası platformlardaki muhtelif çalışmalara katkıda
bulunmaktadır.” diyen ÖK; Ülkemiz,
aynı zamanda, kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda ilk uluslararası belge
olan ve İstanbul Sözleşmesi olarak da anılan Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin
hazırlıklarına öncülük eden, bu sözleşmeyi çekincesiz olarak imzalayan ve
onaylayan ilk ülkedir. Bu çerçevede, kadınlara karşı her türlü şiddetin, töre
ve namus cinayetlerinin, taciz ve istismarın ortadan kaldırılmasına yönelik
çalışmalarımız, “kadına yönelik şiddete sıfır tolerans” ilkesiyle
sürdürülmektedir.
ÖK:
“Kadınlarımızı Güçlendirmenin Ülkemizi Güçlendirmek Olduğuna Hep İnandık.
Bundan Sonra Da Aynı Anlayışla Hareket Edeceğiz. Önümüzdeki Tarihi Dönemeçte
Yükü Kadınlarımızla Birlikte Omuzlayacağız.”
Göreve geldiğimiz
günden bu yana kadınların ekonomik ve sosyal alanda daha da fazla yer almaları
için canla başla çalışıyoruz.Bizim dönemimizde kadınların istihdama katılma
oranı yüzde 28'den yüzde 38'e, istihdamdaki kadın oranı da yüzde 21'den yüzde
30'a yükselmiştir. Bugün, çalışma hayatındaki 9 milyon 122 bin kadınımız
ülkemizin gücüne güç katmıştır. Önümüzdeki tarihi dönemeçte yükü kadınlarımızla
birlikte omuzlayacağız. Güçlü Türkiye, Güçlü Kadınlar ile mümkündür. Bu
duygularımla, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’müzü kutluyorum.




