Denizli’de 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece komutanına silah çeken Üsteğmen Hüseyin Öğüt, o geceden sonra tutuklanırken, FETÖ/PDY operasyonları kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edildi. Üsteğmen Hüseyin Öğüt’ün eşi Ayşe Öğüt ise vatanı uğruna canını vermeye hazır olan eşinin görevini yerine getirirken yaşadıklarını, vatanını, devletini ne kadar çok sevdiğini, o gece yine devletini korumak isterken devletin onu yok saydığını ve yaşadıklarını satırlara döktü.VURULSAYDI KAHRAMAN OLACAKTIDarbe gecesi eşinin vatanımın emaneti dediği askerlerini koruduğunu, darbecilerle bir olmak yerine onların karşısında dikildiğini belirten Ayşe Öğüt, emrindeki askerleri teröristlerin eline bırakmayan eşim o gece vurulsaydı kahraman ilan edilecekti. Onun yerine terörist ilan edilerek tutuklandı dedi.İŞTE O MEKTUPÜsteğmen Hüseyin Öğüt’ün eşi Ayşe Öğüt mektubunda şu sözlere yer verdi;“15 Temmuz! O karanlık gece. O komutan ki; o kapkara gecede kendisine yakışan cesareti gösterdi. Mesleğine, ailesine ve onuruna yakışır şekilde davrandı. Oradaki bir çok Subay erleri için “uyuşturucu bağımlısı” derken; eşim onlar bize vatanın emaneti, evlatlarımız dedi. Oradan askerleriyle ayrıldı. Kaçmadı, korkmadı!Şanlıurfa, 2012. Akçakale Kapı Karakolundaki erlerin O’na neden “baba” dediklerinin hakkını verdi bir kez daha. O baba ki; bırakmadı evlatlarını o teröristlerin elinde. Onlara zarar geleceğine ölümü bile göze alan bir asker! O gece vurulsaydı “kahraman” olacaktı. Vurulmadı, tutuklandı. Üstelikte terörist ilan edilerek. Tanık olması gereken bir asker ki, sanık oldu ne yazık ki.Güneydoğu, Suriye sınırı! Suruç, Ceylanpınar, Akçakale… Uzun süren eğitimler, atışlar, tatbikatlar. Ayrı geçen günler, aylar… Çalan telefonun açılması için telefonun bir ucunda Allah’a yalvardığım günler. Ayaklarından günlerce çıkmayan o botlar, toz, kir içinde sınırda bir gün dahi izin kullanmadan geçen yıllar. Bomba sesleri altında bir hayat kızımızla. Gecesinin gündüzünün belli olmadığı bu kutsal meslek Allah’a emanet günlerle dolu. Şikayetçi değilim aksine eşim benim gururum. Yine gidilecekse, vatansa ortak payda gideriz biz koşa koşa. Bir asker eşi nasıl davranmalıysa öyle yaptım ben, hayıflanmadım! Şimdilerde çaresizlik içindeyim. Çırpınıyorum. Artık canım yandığında ağlayamıyorum bile sesim çıkmıyor. Boğazımda bir düğüm ki tarifsiz. Olanlara kırgınım ama gururluyum eşimden yana. Bana, kızıma utanılacak bir hayat bırakmadı ki eşim. İşte tam da bu yüzden güçlüyüm. O geceden arda kalan ses yankılanıyor kulaklarımda. “Hakkını helal et, vuracaklar!” Yutkunuyorum bir enkaz gibi kaldık geride. Eşim, devletinin elini sadakatle tuttu bir kere! Ama tüm çabalarımıza rağmen o eli bıraktı devletimiz. 4. Gün ihraç oldu. O ihraç ki, ölmek istedim, inancım durdurdu beni. Saatlerce, saat kaç olduğunu hatırlamıyorum bile sesim kısılana dek ağladım. 23 Temmuz’da doğum günü hediyem oldu. Koskocaman bir onursuzluk!İnsanların suçlayıcı, ağır, ölsem unutamayacağım aşağılayıcı bakışları. Suç algısına bakılmaksızın aynı çuvala koma! İlle de toprak gül kokunca mı hatırlanacak asker? Bakın, benim askerimde yanımdan gitti. Yok. Gül koktu her yer. Ellerim koynumda kaldı. Hayat işte, koşarak gittiği işi, aşkla gittiği; benimse ütülemeye kıyamadığım o şanlı üniformadan kalan kocaman bir hayal kırıklığı oldu. Kırgın kalbimi durduramıyorum, susmuyor, boğuluyorum.Rengarenk bir kelebek kanadı gibiydi içimizdeki yaşam aşkı. Uçtu gitti. Anne masal anlat diyen kızıma içinde baba geçen kelimeler kurmamak için çabalamak ne demek bilir misiniz? Yoruldum artık ben. Yitip giden yuvamı geri istiyorum. İşten gelen babasının kucağına atlayan yavrumu görmek istiyorum. Eşim ellerimle hazırlamak istiyorum. Öperek teslim ettiğim beylik tabancasını geri istiyorum. Bize yapılan terörist muamelesini hak etmedik, kahroluyorum! O gece yaşanan her şey bu kadar net olduğu halde, eşimin HÜSEYİN ÖĞÜT’ün sessiz çığlığını duyun lütfen. Bir ses verin ki, zaman çok acıtıcı yok oluyoruz. Kızımızın babam bizi bulamadığı için gelemiyor soruları içimi yaktı, kavurdu. Cevaplayamıyorum.Eşim suçsuz olduğu için; eşimin cesareti için, onuru, vatan sevgisi, meslek aşkı için, o geceki çırpınışları için; geleceğin askeri annesi olarak sizlere yalvarıyorum. Artık bu tutukluluk infaza dönüştü. Eşimin artık tutukluluk sürecinin bitmesini ve hak ettiği özgürlüğe kavuşmasını istiyorum. Akan gözyaşlarımız artık dinsin. Adaletin tecelli edeceğine olan inancımız sonsuz.”.jpg)
.jpg)




