• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Asayiş
  3. Odabaşıoğlu; İndirim istemiyoruz. Katilin en ağır cezalar ile cezalandırılmasını istiyoruz.
Asayiş
Yayınlanma: 05 Nisan 2022 - 14:39
Reklam

Odabaşıoğlu; İndirim istemiyoruz. Katilin en ağır cezalar ile cezalandırılmasını istiyoruz.

Asayiş
05 Nisan 2022 - 14:39
5 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Odabaşıoğlu; İndirim istemiyoruz. Katilin en ağır cezalar ile cezalandırılmasını istiyoruz.
Denizli’de 28 Ekim 2021 tarihinde  Furkan Zıbıncı tarafından hunharca katledilen Şebnem Şirin davasında Denizli Kadın platformu Denizli Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
Denizlili kadınlar hunharca katledilen Şebnem Şirin’nin Denizli Adliyesinde bugün görülecek davasında acılı anne Pervin Tokat’ı yalnız bırakmadılar. Birçok kadın derneklerin başkanları, parti temsilcileri, avukatlar, kalabalık bir halk kitlesi Şebnem Şirin davası öncesi Denizli Adliyesi önünde buluştular. Görülecek duruşma öncesi Denizli Kadın Platformu dönem sözcüsü Ayşegül Odabaşıoğlu bir basın açıklaması yaptı. Odabaşıoğlu yaptığı açıklamada,  “Denizli’de 22 yaşında Gıda Mühendisliğinden mezun Şebnem Şirin bir erkek tarafından katledildi. Şebnem toplumda sevilen, sayılan, yardımsever, hayvanları çok seven bir genç; hayatının baharında sadece hayır dediği için yaşam hakkı canice elinden alındı. İndirim istemiyoruz. Katilin en ağır cezalar ile cezalandırılmasını istiyoruz.” diye konuştu.
Ayşegül Odabaşıoğlu açıklamasında devamla şunları söyledi;
Kadınlar öldürülüyor, tecavüze uğruyor, şiddete uğruyor, işkenceye maruz kalıyor. Her gün bir kadın cinayeti ve çocuk istismarı haberi manşetlerden inmiyor.Zanlılar yakalanıyor belki ama değişmesine rağmen hala yetersiz olan,caydırıcı olmayan cezalar yüzünden,toplumda kadına karşı değişmeyen bakış açıları,yetersiz eğitim yüzünden her gün bir yenisi ekleniyor bu haberlere.
  Kadınlar öldürülüyor; kadının giydiği giymediği, konuştuğu konuşmadığı, sustuğu susmadığı, evet dediği hayır dediği, seviştiği sevişmediği her şey haksız tahrik indiriminin mezesi haline geliyor. İster sokakta, ister işte, ister evde; giyiminden gülüşüne her hareketine müdahale edilecek bir ilişkiler ağı içinde kadınlar yaşamaya değil SAĞ kalmaya çalışıyor. Bu tarz davalarda sanıkların takım elbise giymeleri, dava esnasında efendi durmaları iyi hal indirimine neden olmaktadır. Oysaki öldürülen ya da şiddet uğrayan kadınların ise giydikleri elbiselerin rengi, makyaj yapmaları, evlerine bir saat geç gelmeleri, cep telefonuyla sıkça konuşması gibi nedenler tahrik sayılarak büyük ceza indirimleri uygulanmaktadır. Alkol aldıysa kadın, tecavüz değil rıza vardır denilir, açık mı giyinmiştin cevap evetse bu tecavüz değil.
Denizli’de 22 yaşında Gıda Mühendisliğinden mezun Şebnem Şirin bir erkek tarafından katledildi. Şebnem toplumda sevilen, sayılan, yardımsever, hayvanları çok seven bir genç; hayatının baharında sadece hayır dediği için yaşam hakkı canice elinden alındı.
İndirim istemiyoruz. Katilin en ağır cezalar ile cezalandırılmasını istiyoruz.
Namus, töre cinayetleri, koca-baba dayakları, işkence medyada magazinleştirilerek sunuluyor. Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulanıyor. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hak ediphak etmediği tartışılıyor; kurbanlar suçlanıyor, suçlular "mağdur" ilan ediliyor. Şiddet, dinsel-geleneksel önyargılarla, cinsiyet ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor.
        Kadına yönelik şiddetin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, öncelikle devletin ve siyasal iktidarların ilgili tüm kurumlarıyla sorumluluk üstlenmesi, ilgili tüm sivil ve resmi kuruluşlarla işbirliği yaparak, yaşamsal öneme sahip bu sorunun ortadan kaldırılması için gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olacaktır.
       Biz bugün "Şiddete son" derken, dünyanın birçok yerinde kadınlar dövülüyor, hakarete ve tacize uğruyor, öldürülüyor. Dünyada birçok şey değişiyor, ama kadınlara yapılan fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet hiç değişmiyor. Kadınlar hâlâ  yemeği yaktığı, eşine ya da sevgilisine karşılık verdiği, kendine harcama yaptığı ve cinsel ilişkiyi reddettiği için dövülüyor. Şiddet kadınlar için bu kadar sıradan gerekçelere sahip. Her bir gerekçe kadının temel insan haklarından mahrum kılındığını, sadece kadın olduğu için ezildiğini ve ayrımcılığa uğradığını gösteriyor.
        Kadınlara yönelik şiddetin başlıca nedeninin erkek egemen bakış açısı ve ekonomik sorunlar olduğunu herkes biliyor. Gelir dağılımındaki adaletsizliğe, yoksulluğa, sosyal güvenlikten yoksunluk hem şiddeti hazırlamakta, var olan eşitsizliği beslemekte, hem de kadınların hayatını çekilmez kılmaktadır. Kadınların sosyal politikalara ihtiyacı var. Devletler ve hükümetler alacakları her ekonomik kararda kadınları öncelikli olarak düşünmeli, çalışma hayatına katılmalarına dönük yatırım ve projeleri acilen gerçekleştirmelidir.
              Bugün kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlali olarak kabul edilmekte ve bu şiddeti önleyici yasalar düzenlenmektedir. Ancak bu yasaların varlığı yetersiz kalmaktadır, çünkü yasal düzenlemelerin toplumsal hayata geçirilmesi zaman almaktadır. Çıkarılan yasanın uygulanmasını kolaylaştıracak bürokratik mekanizmaların üretilmesi ve bunların etkili bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle her şeyden önce yasaların toplumsal yansıması sürecini beklemeden, kadın cinayetlerine karşı duyarlı toplumsal bilinç geliştirilmelidir. Kadına karşı ayırımcılığı önlemek ve kadın cinayetlerini durdurmak için uygulanan hukuksal düzenlemelere ek olarak, kadınların toplumsal hayatta sosyal ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirecek düzenlemeler de yapılmalıdır.
AÇIKÇA VE YÜKSEK SESLE ARTIK YETER DİYORUZ
KADINLARIN HAYATI ÖLÜME DEĞİL YAŞAMA ADANMIŞTIR.
HİÇBİR ERKEĞİN EMANETİ, MALI, NAMUSU DEĞİLİZ, İNSANIZ, EŞİTİZ, BİREYİZ.
ŞEBNEM ŞİRİN DAVASINI SONUNA KADAR TAKİP EDECEĞİZ.
KADINA KARŞI ŞİDDETİ KADIN CİNAYETLERİNİ LANETLİYOR
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN SAĞLANMASINI
KADINA YÖNELİK ŞİDDET Ve KADIN CİNAYETLERİNE SON VERİLMESİ
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİMİZİ BİR KEZ DAHA SİZ KAMUOYUNA DUYURUYORUZ.

 
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Bomba uzmanlarının fünye ile patlattığı şüpheli çantadan ders kitapları çıktı
Bomba uzmanlarının fünye ile patlattığı şüpheli çantadan ders kitapları çıktı
Çivril’de Altın Vurgunu İddiası: 30 Yıllık Sarraf 100 Kilo Altınla Kayboldu
Çivril’de Altın Vurgunu İddiası: 30 Yıllık Sarraf 100 Kilo Altınla Kayboldu
Bekilli'de Alevlerin Arasında Mahsur Kalan Yaşlı Çift Hayatını Kaybetti
Bekilli'de Alevlerin Arasında Mahsur Kalan Yaşlı Çift Hayatını Kaybetti
KÖPRÜ BARİYERLERİ OTOMOBİLİ BİÇTİ: SÜRÜCÜ YARALI KURTULDU
KÖPRÜ BARİYERLERİ OTOMOBİLİ BİÇTİ: SÜRÜCÜ YARALI KURTULDU
23 Nisan Minikler Futbol Şenliği başlıyor
23 Nisan Minikler Futbol Şenliği başlıyor

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim