Katı atık sorunu hemen hemen her sektörün dikkatle takip etmesi gereken bir konu olmasına karşın zirai ilaç atıkları yani pestisit ambalajları için çok da önemsenmemekte, göz ardı edilmektedir.
Bu hafta hangi ambalaj malzemeleri kullanılıyor, kullanılan malzemeler doğada ne oluyor, çiftçi bu ambalajlarla nasıl başa çıkıyor ve Türkiye’de zirai ilaç atıklarını imha için neler yapılmaya çalışılıyor konusuna değineceğim. Tabi önce bir teşekkür etmeliyim; PAÜ Emekli Öğretim Üyesi Sayın Şevket Civelek Hocamız bu konudaki hassasiyetini dile getirerek yazmamın uygun olacağı kanaatini benimle paylaşmışlardı. Kendilerine konu seçimi için teşekkür ediyorum.
Biz çiftçilerin kullandığı ve veteriner klinikleri ile zirai ilaç depo/bayilerinde bulunan pestisitler; insan veya hayvanlarda oluşabilecek hastalıkları taşıyıcı, gıdaların, tarımsal ürünlerin, ahşap ve ahşap ürünlerinin veya hayvan yemlerinin üretimi, işlenmesi, taşınması, depolanması ve/veya pazarlanması sırasında bu uygulamaları olumsuz etkileyecek her türlü zararlının önlenmesi, yok edilmesi veya kontrol altına alınması amacıyla veya hayvanlar üzerinde veya vücutlarında bulunabilecek zararlıların kontrol altına alınması amacıyla kullanılan maddelerdir (FAO).

Oktay Erdoğan’ın (Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Biyosistem Mühendisliği Bölümü) TÜRKİYE’DE PESTİSİT KUTULARINDA KULLANILAN MALZEMELER ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA adıyla (International Conference on Material Science and Technology in Cappadocia (IMSTEC’16), April 6-8, 2016)yayınlanan yazısında zirai ilaçların ambalajları ile ilgili bilgiler aktarmıştır. Bazı alıntıları kendisinin söz konusu makalesinden yapacağız.
“..Kâğıdın ambalaj malzemesi olarak tercih edilmesinin sebepleri maliyetinin düşük olması, az yer kaplaması, zararsız hale getirilmesinin ve depolamasının kolay olmasıdır
Pestisit imalatçıları tarafından ıslanabilir toz (WP) ve toz fomülasyonlu pestisitlerin ambalajlarında 200 g, 400 g ve 800 g kapasiteli kağıt torbalar düşük oranda kullanılmaktadır.
…kompozit kutular pestisit imalatçıları tarafından özellikle WP ve toz formülasyon içeren ilaçların ambalajlarında değişik ebatlarda (200 g – 800 g) yüksek oranda kullanılmaktadır.”
Kısmen doğa dostu olabildiği söylenen kâğıt için taşıma ve dağıtım esnasında oluşabilecek nem ve darbelere karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla farklı malzemelerle ikinci bazen de 3. Bir koruma ürününe ihtiyaç olabilmektedir. Çiftçi genellikle imha yöntemi olarak bu ambalajları yakmayı seçmektedir.
“Sıvı (EC) formülasyon içeren tarım ilaçlarının ambalajlarında Pestisit üreticileri tarafından özellikle HDPE (Şekil 2) ve PET (Şekil 3) ambalajların 0.5 L, 1 L ve 5 L ebatları yüksek oranda, PP ambalajlar ise düşük yoğunlukta tercih edilmektedir.”
Polietilen’nin kırılma ve darbelere dayanıklılığı ve geçirgenliğinin hiç olmaması veya az olması sebebiyle tercih edilmektedir. Çiftçi bu tarz şişeleri ya arazisine gelişigüzel atmakta ya da su dolumu yaptığı noktalarda bırakmaktadır.
“EC formülasyonlu (yazlık ve kışlık yağlar) ilaçların ambalajlarında düşük oranda Krom kaplamalı çelik kaplar ile alüminyum kutular pestisit imalatçıları tarafından tercih edilmektedir.”
Metal Ambalajların çiftçi tarafından farklı amaçlarla kullanıldığı aşikardır.
Peki, içeriği zaten sağlığa zararlı olan bu ambalajlar tehlikeli atık statüsünde olmasına rağmen neden halen sorun?
1983 yılında yayımlanan 2872 sayılı Çevre Kanununun 8, 11, 12. Maddesi uyarınca hazırlanan “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” pestisitlerin ambalajlarının toplanması ve bertaraf edilmesiyle ilgili olarak üretici firmaya yükümlülükler sunmaktadır. Yakma, sürekli depolama, derine gömme, fiziksel, kimyasal ya da biyolojik ön işlemden geçirme… gibi konuların dikkatle takip edilmesi şartken uygulanmamakta ya da ilçe tarım müdürlüklerinin inisiyatifi ile bazı projeler başlatılarak yapılmaktadır.
Doğada kendi haline bırakılan bu polietilenlerin yok olması yüzlerce yıl alırken içeriğindeki kimyasalları halen taşımakta olduğu gerçeğini unutmamak gerekir. İçme sularına karışması, toprağı kirletmesi, biyoçeşitliliğe darbe vurmasının yanı sıra küçük ya da büyükbaş ile kedi-köpek zehirlenmelerine yol açması da kaçınılmazdır.
İlçe belediyeleri, ilçe tarım müdürlükleri, üreticiler, ilaç şirketleri, ilçe ziraat odaları… çevre dernekleri ve üniversitelerin ziraat fakülteleri bir araya gelerek ortak bir projede söz konusu yönetmelik çerçevesinde bertaraf istasyonları kurmalı, çiftçi bilgilendirmeleri ivedilikle yapılmalı, muhtarlıklarda ayrılan bölümlerde atıkların ilaçlama süresince toplanması sağlanarak haftalık ya da aylık nakliyesi istasyonlara sağlanmalıdır. Unutmayın başka bir dünya yok!
n.aydemir
06 Temmuz 2022 / Denizli [email protected]
Bu hafta hangi ambalaj malzemeleri kullanılıyor, kullanılan malzemeler doğada ne oluyor, çiftçi bu ambalajlarla nasıl başa çıkıyor ve Türkiye’de zirai ilaç atıklarını imha için neler yapılmaya çalışılıyor konusuna değineceğim. Tabi önce bir teşekkür etmeliyim; PAÜ Emekli Öğretim Üyesi Sayın Şevket Civelek Hocamız bu konudaki hassasiyetini dile getirerek yazmamın uygun olacağı kanaatini benimle paylaşmışlardı. Kendilerine konu seçimi için teşekkür ediyorum.
Biz çiftçilerin kullandığı ve veteriner klinikleri ile zirai ilaç depo/bayilerinde bulunan pestisitler; insan veya hayvanlarda oluşabilecek hastalıkları taşıyıcı, gıdaların, tarımsal ürünlerin, ahşap ve ahşap ürünlerinin veya hayvan yemlerinin üretimi, işlenmesi, taşınması, depolanması ve/veya pazarlanması sırasında bu uygulamaları olumsuz etkileyecek her türlü zararlının önlenmesi, yok edilmesi veya kontrol altına alınması amacıyla veya hayvanlar üzerinde veya vücutlarında bulunabilecek zararlıların kontrol altına alınması amacıyla kullanılan maddelerdir (FAO).
- Kâğıt Ve Kâğıt Esaslı Ambalajlar
- Plastik Ambalajlar
- Metal Ambalajlar

Oktay Erdoğan’ın (Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Biyosistem Mühendisliği Bölümü) TÜRKİYE’DE PESTİSİT KUTULARINDA KULLANILAN MALZEMELER ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA adıyla (International Conference on Material Science and Technology in Cappadocia (IMSTEC’16), April 6-8, 2016)yayınlanan yazısında zirai ilaçların ambalajları ile ilgili bilgiler aktarmıştır. Bazı alıntıları kendisinin söz konusu makalesinden yapacağız.
“..Kâğıdın ambalaj malzemesi olarak tercih edilmesinin sebepleri maliyetinin düşük olması, az yer kaplaması, zararsız hale getirilmesinin ve depolamasının kolay olmasıdır
Pestisit imalatçıları tarafından ıslanabilir toz (WP) ve toz fomülasyonlu pestisitlerin ambalajlarında 200 g, 400 g ve 800 g kapasiteli kağıt torbalar düşük oranda kullanılmaktadır.
…kompozit kutular pestisit imalatçıları tarafından özellikle WP ve toz formülasyon içeren ilaçların ambalajlarında değişik ebatlarda (200 g – 800 g) yüksek oranda kullanılmaktadır.”
Kısmen doğa dostu olabildiği söylenen kâğıt için taşıma ve dağıtım esnasında oluşabilecek nem ve darbelere karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla farklı malzemelerle ikinci bazen de 3. Bir koruma ürününe ihtiyaç olabilmektedir. Çiftçi genellikle imha yöntemi olarak bu ambalajları yakmayı seçmektedir.
“Sıvı (EC) formülasyon içeren tarım ilaçlarının ambalajlarında Pestisit üreticileri tarafından özellikle HDPE (Şekil 2) ve PET (Şekil 3) ambalajların 0.5 L, 1 L ve 5 L ebatları yüksek oranda, PP ambalajlar ise düşük yoğunlukta tercih edilmektedir.”
Polietilen’nin kırılma ve darbelere dayanıklılığı ve geçirgenliğinin hiç olmaması veya az olması sebebiyle tercih edilmektedir. Çiftçi bu tarz şişeleri ya arazisine gelişigüzel atmakta ya da su dolumu yaptığı noktalarda bırakmaktadır.
“EC formülasyonlu (yazlık ve kışlık yağlar) ilaçların ambalajlarında düşük oranda Krom kaplamalı çelik kaplar ile alüminyum kutular pestisit imalatçıları tarafından tercih edilmektedir.”
Metal Ambalajların çiftçi tarafından farklı amaçlarla kullanıldığı aşikardır.
Peki, içeriği zaten sağlığa zararlı olan bu ambalajlar tehlikeli atık statüsünde olmasına rağmen neden halen sorun?
1983 yılında yayımlanan 2872 sayılı Çevre Kanununun 8, 11, 12. Maddesi uyarınca hazırlanan “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” pestisitlerin ambalajlarının toplanması ve bertaraf edilmesiyle ilgili olarak üretici firmaya yükümlülükler sunmaktadır. Yakma, sürekli depolama, derine gömme, fiziksel, kimyasal ya da biyolojik ön işlemden geçirme… gibi konuların dikkatle takip edilmesi şartken uygulanmamakta ya da ilçe tarım müdürlüklerinin inisiyatifi ile bazı projeler başlatılarak yapılmaktadır.
Doğada kendi haline bırakılan bu polietilenlerin yok olması yüzlerce yıl alırken içeriğindeki kimyasalları halen taşımakta olduğu gerçeğini unutmamak gerekir. İçme sularına karışması, toprağı kirletmesi, biyoçeşitliliğe darbe vurmasının yanı sıra küçük ya da büyükbaş ile kedi-köpek zehirlenmelerine yol açması da kaçınılmazdır.
İlçe belediyeleri, ilçe tarım müdürlükleri, üreticiler, ilaç şirketleri, ilçe ziraat odaları… çevre dernekleri ve üniversitelerin ziraat fakülteleri bir araya gelerek ortak bir projede söz konusu yönetmelik çerçevesinde bertaraf istasyonları kurmalı, çiftçi bilgilendirmeleri ivedilikle yapılmalı, muhtarlıklarda ayrılan bölümlerde atıkların ilaçlama süresince toplanması sağlanarak haftalık ya da aylık nakliyesi istasyonlara sağlanmalıdır. Unutmayın başka bir dünya yok!
n.aydemir
06 Temmuz 2022 / Denizli [email protected]




