• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Reis-i Cumhur Atatürk-2
Genel
Yayınlanma: 14 Şubat 2020 - 17:40

Reis-i Cumhur Atatürk-2

Ali Koçlu'nun yazısını okumak için tıklayın

Genel
14 Şubat 2020 - 17:40
5 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Reis-i Cumhur Atatürk-2

Dünya sadece Yahudilerin ağlama duvarı olarak
Kullandıkları Hz.Süleyman Mabedi kadar masum
Ve Ermenilerin “SOY KIRIMI” yalanları kadar da gerçektir.
Türkün mazisinde,ne Yahudilerin,ne Ermenilerin ne de Rumların
Proje,plan,desise,ayak oyunları ve kaos düzeninin kurmaylarını
Asla göremezsiniz.
Türk,geriye bakmaz hep ileri.
İman ve kılıçtan başka dostu olmamıştır.
Üzülerek paylaşmam gerekir ki,bilhassa Osmanlıyı,
Osmanlının en iyi kurum ve kuruluşlarında görev almış,Sadrazam
Ve Vezir-i azam olmuş devşirme ya da “Millet-i SADIKA
Adını verdikleri gayri Müslimler,din,mezhep ve aynı ırktan
Olan diğer devletlerin kışkırtması ile içeriden ve dışarıdan
Osmanlının tebaasını etnisite ve din,mezhep farklılıklarını
Kullanan İngilizler,Fransızlar,Ruslar kışkırtarak,
Osmanlının iç dinamiği bozulmuştur.
Zaten ileri nihaiye devam edemezdi.
Can dostlarım.Bunu niçin yazdım biliyor musunuz?
Osmanlıcılık oynayan,kendilerini Jöntürklerin ve Osmanlının
Bakiyesi görenler! Türklerden hiç kimsenin soyadı “OSMANLIOĞLU”
Değildir.Dikkat ederseniz,İmparatorluğun Padişah soyundan gelenlerin
Soyadları “OSMANLIOĞULLARIDIR.”
Bunu yazmamda ki maksadım,Osmanlı bir sülalenin adıdır.
Bu sebeple,bu imparatorluk içinde,Türkler,Araplar,Kürtler,Boşnaklar,
Çerkezler gibi Müslümanlar ve Bulgarlar,Rumlar,Ermeniler,Yahudiler
ve diğer gayri Müslimler hep beraber yaşamakta idi.
Osmanlının nüfusunun yarısı Müslim yarsı da gayri Müslimler
Oluşturuyordu.
Gayri Müslimler,ticaret,sanat ve kuyumculukla uğraştıklarından
Aynı zaman da okuma-yazma bilenlerin sayısı,Türkler ve Kürtlerden
Çok üstünde olduklarından,yaşam şartları da farklıydı.
Şimdi buraya yazacaklarımın altını çizerek okuyun lütfen.
Anadolu Halkı daha ziyade Türklerden ve Kürtlerden meydana geliyordu.
Yeni bir devlet kurulacaksa,bu yeni devletin yöneticileri Türk ve yönetilenlerde
Türk-Kürt kardeşleri olmalıdır.
Osmanlıyı yöneten başka,yönetilenler başka olduğundan,Fatih,Yavuz ve Kanuni
Osmanlısı,600 ayakta kalabildi.
Türkiye Cumhuriyeti Devletini ithal bir başbakan ya da Cumhurbaşkanı
Yönetebilir mi? Ya da Almanya,Fransa,İngiltere’yi,Müslüman bir
Türk,Başbakan olarak yönetebilir mi?
Asla,diyorsunuz değil mi? İşte Osmanlı devşirmelerle bunu çok iyi
Yapabildi.Sonra her şey aslına rücu etti.
İşte bu yazdıklarımı çok iyi gören ve yaşayan,
Mustafa Kemal paşa,daha 1909 da,Osmanlının gidişatını 2.Meşrutiyet
Bile değiştirmeyecektir demiştir.
M.Kemal Paşanın aklında “daha askeri İdadiye ve Harp okulunda iken”
1789 Fransa ihtilali vardı.
Bu sebeple,askeri topçu okulunda iken Topçu Kolagası M.Tevfik
Bilgeden tarih dersleri içinde Fransa İhtilalini öğrendi
Yzb.Nakiyüddin (Yücekök) Fransızca dersleri almıştır.
Lakin bu yeterli olmadığı bildiği,sınıf arkadaşı
Fethi Okyar ile beraber,Voltaire,Rousseau,Auguste Comte,
Desmoulis ve Montesqieu gibi Fransız filozof ve düşünce
Adamlarının kitaplarını okumaya başladı.
Bu sayede Fransızca kaynaklardan yeterince istifade etmiştir.
M.Kemal paşa,Rusların “HASTA ADAM” dediği ve Avrupalılar
Tarafından da hasta adam muamelesi gören Osmanlının,
Yeniden kendisine gelebileceğini çok düşük ihtimal olarak
Görüyordu.
Namık Kemal’in,Vatan ve Hürriyet kitaplarını,yazılarını
Gizliden gizliye okuyordu.
Namık Kemal’in,”Vatan Yahut Silistire “ adlı eseri
Sebebiyle Magosaya sürgüne gönderildi.

REİS-İ CUMHUR ATATÜRK-3

Mustafa Kemal paşanın sıra ve sınıf arkadaşı
Ali Fuat Cebesoy’un,sınıf arkadaşım Atatürk İnkilap
Kitapevi ist.s.136138)
Aynen söyle diyordu;” Atatürk,1909 yılında 2.Meşrutiyet
İlanı üzerine,Meşrutiyet yeter çare olamaz.
Meşrutiyet köhneleşmiş ve insicamını kaybetmiş olan
Osmanlının GÖVDESİ ÜZERİNE değil,aksine TÜRK
ÇOĞUNLUĞUNUN yaşadığı kısım üzerine oturtulmalıdır.
Düşmanlarının yani büyük devletlerin yapacağı bir tasfiye yerine
“İHTİLAL İDARESİ” kendi başına “BİR TÜRK DEVLETİ
KURMALIDIR.” Nüfusunun yarısı TÜRK OLMAYAN ve
büyük bir toprağı işgal eden bunlardır.
Halbuki,devletin bütün ağırlığını,korunması ve zahmeti
Türklerin omuzlarına bırakılmıştır.
Hıristiyan azınlıklar sadece kendi menfaatlerini düşünmüyor,
Aynı zaman da komşu ve aynı ırktaki devletlerle birleşmek
İçin fırsatı kaçırmak istemiyorlardı.
Türklerden başka olan diğerleri,düşman tarafına tutacaklardı.
Şu halde devletin çökmesi ile meydana gelecek enkazın altında
Kalıp perişan olmak mı,yoksa ÇOĞUNLUĞU TÜRK olan
Milli bir sınıra çekilerek burasını korumak ve savunmak mı
Daha doğru ve hayırlı olacaktır?
Ben,selameti ikinci fikrin tatbik edilmesinde görüyorum.”
İşte,devlet adamı olmak budur.
Samsuna çıkmadan tam 9 yıl önce bunu Osmanlı Subayı olarak
Düşünmüş ve birkaç arkadaşı ile paylaşmıştır.
Daha o zamanlar Misak-i Milli sınırlarımızı kafasında ve
Haritada çizmiştir.
İşte 30 ekim 1918 Mondros Antlaşmasından sonra,
M.Kemal paşa,Samsundaki Rum isyanlarını bastırmak üzere
19 mayıs 1919 da görevli olarak Samsun’a gönderildi.
Niçin Bagdat,Kerkük.Musul, ya da Trablusgarp değil de, Samsuna
Gidiyor.?
Oradan 23 temmuz ve 7 Ağustos 1919 Erzurum Kongreleri,
Arkasından 4-11 ekim 1919 da Sivas kongrelerini gerçekleştiriyor.
Bu kongrelerde aldığı karar,” Hudud-ı Milli dahilinde bulunan
Bil cümle aksam-ı vatan bir kül dür.” Yani Milli sınırlar içinde
Vatan bir bütündür.(Mad.1) (K.Atatürk Nutuk.c.1 2.baskı
İst.1971 s.65 kongre beyannamesi)
İşte Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar 28 ocak 1920
De iyice açığa çıkmıştır.
O da MİSAK-İ MİLLİ sınırlardır.
M.Kemal Paşa “Heyet-i temsiliye” ile 27 aralık 1919 da Ankara’ya geldi.
Kendisini bekleyen Ankaralılara,28 aralık 1919 da
Ziraat mektebinde bir konuşma yaptı.
21 aralık 1919 da Meclis-i Mebusan İngilizler tarafından kapatıldı.
M.Kemal Paşa,Erzurum ve Sivas kongrelerini tamamladıktan sonra
27 Aralık 1919 da Ankara’ya geldi.
28 aralık 1919 ise Ankara Ziraat mektebinde heyet-i temsil’iye
İle beraber hazuruna bir konuşma yapmıştır.
Bu konuşma “Misak-i Milli” ve Milli Mücadelenin nasıl yapılacağını.
Misak-i millinin amaçları ve kuvay-i milliye’nin teşekkülü
Nasıl olacak konularından uzun,uzun halka aydınlatmıştır.





ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Merkezefendi’ye kadın eli değiyor…
Merkezefendi’ye kadın eli değiyor…

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim