Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Pamukkale
Üniversitesi'ndeki (PAÜ) yapılanmasına davasında; 115 sanık hakkında dava açılmış,
48 sanık hakkında beraat kararı, 64 sanığa 1 yıl 6 ay 22'şer gün ile 8 yıl 9'ar
ay arasında değişen sürelerle hapis cezası verilmiş, eski rektör Hüseyin Bağcı,
beraat etmişti.
Alınan karar ile ilgili gerekçeli karar açıklandı. 1124
sayfadan oluşan kararda önemli tespitler bulunmaktadır.
Daha önce bu davada haber merkezimize ulaşan tanık ve sanık
ifadelerini incelediğimizde PAÜ’de yapılan FETÖ/PDY ile ilgili işlemlerde çifte
standart olduğunu görmüş ve bunları haber yapmıştık.
Örneğin mahkemede tanık olarak ifade veren kişiler FETÖ/PDY
ile ilişkilerinin olduğunu itiraf etmişler ancak Rektör Bağ bu kişilerle ilgili
en küçük işlem yapmamıştır. Hatta PAÜ FETÖ/PDY davasında ceza alan kişiler
hakkında da işlem yapılmamıştı.
Bu hususlar PAÜ FETÖ/PDY davasında mahkeme heyeti tarafından
da tespit edilerek; gerekçeli kararda yer aldı. PAÜ’de hakkında işlem
yapılmamış kişiler hakkında “bazılarının hukuki durumunun, dosyamızda
yargılanan sanıklarla benzerlik gösterdiği de gözlemlenmiştir.”
denilmiştir.
Başka bir paragrafta ise; bazı kişiler hakkında hiç işlem
yapılmazken,”… buna karşılık bu kişilerle aynı ve hatta daha hafif hukuki
durumda olan bazı kimseler hakkında kamu davası açıldığı görülmüştür…”
İfadeleri yer almıştır.
İşte O ifadelerin tamamı
…
“Tanıklar İ. H. A., A. N. İ. K., C. K., F. A. (Tanık F. A.
09.09.2015 tarihinde twetter adlı sosyal paylaşım sitesinden eski Genel Kurmay
Başkanı İlker Başbuğ'a hitaben "O gür sesinle keşke çıkıp radyo anonsu
yapsan, genç subaylar rahatsız" diye paylaşımda bulunmuştur.
-kaynak-denizliexpress haber sitesi-28.04.2018), S. M. F, M. Y., O. Z. T., Y.
E. isimli tanıkların beyanları dosyadaki büyük çoğunluk için ana delil olarak
sunulmaktadır. Oysa bu isimlerin FETÖ mensubu olduğunu beyan ettikleri
kişilerden hukuki durumları sanıklarla yaklaşık olarak aynı olan bir kısmı
hakkında KYOK kararı verilmiş, bir kısmı görevinden ihraç dahi edilmemiştir. C.
Savcılığınca KYOK kararı verilen kişiler mahkememizce tanık olarak dinlenmiş,
bu tanıklardan bazılarının hukuki durumunun, dosyamızda yargılanan sanıklarla
benzerlik gösterdiği de gözlemlenmiştir.”
…
“Mahkememizce dinlenen tanıklardan bazıları hakkında da
C.Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığı, ancak "yeterli delil
bulunmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,
buna karşılık bu kişilerle aynı ve hatta daha hafif hukuki durumda olan bazı
kimseler hakkında kamu davası açıldığı görülmüştür. Elbette ki C.Savcılığının
işlemlerini denetlemek mahkememizin görev ve yetki alanında değildir, elbette
ki mahkememizin görevi, hakkında kamu davası açılan kimselerin yargılamasını
yapmakla sınırlıdır, ama Anayasamızdan, Yasalarımızdan ve Devletimizce
imzalanarak iç hukuk normu haline gelen Uluslararası Anlaşmalardan doğan,
"eşitlik", "adalet" ve "hakkaniyet" ilkeleri
karşısında, bu durum, mahkememizce dikkate değer bulunmuştur”
…








