Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri'nde (ADSM) görev yapan sağlık emekçileri, artan iş yükü, adaletsiz ödeme sistemi ve insanlık dışı çalışma koşulları nedeniyle Denizli’de sokağa indi. Kıbrıs Şehitleri Semt Polikliniği önünde bir araya gelen Genel Sağlık-İş Sendikası üyeleri, Sağlık Bakanlığı’na sert mesajlar verdi: “Bu çürük büyüyor, tedavi edilmezse tüm sistemi kangrene çevirir!”

Genel Sağlık-İş Denizli Şube Başkanı Kazım Boyacıoğlu’nun okuduğu basın açıklamasında, ADSM’lerde sadece dişlerin değil, emeğin de çürümeye başladığına dikkat çekildi. Sağlık çalışanlarının yaşam koşullarının her geçen gün daha da zorlaştığı ifade edilirken, mevcut sistemin artık sürdürülemez olduğu vurgulandı.

“Ek Ödeme Değil, Geçim Sıkıntısı Ödüyoruz”
Açıklamada, ADSM’lerde görev yapan sağlık emekçilerinin ek ödeme mağduriyetlerine dikkat çekildi. Sendika, Sağlık Bakanlığı’nın deneme-yanılma yöntemiyle çalışma barışını bozduğunu, zaten ağır şartlarda çalışan kamu emekçilerinin adil olmayan ücretlere mahkûm edildiğini dile getirdi.
“Bu sağlık merkezlerinde zaten insani olmayan, çok ağır şartlarda çalışan kamu emekçileri, daha da adil ve insani olmayan ücretlere mahkûm edilmiştir. Emeğinin karşılığını alamayan sağlık çalışanları, açlık sınırına yakın ücretlerle ayakta kalmaya zorlanmaktadır” denildi.
Boyacıoğlu, “Sağlık çalışanı artık ‘Faturayı mı ödeyeyim, hastayı mı düşüneyim?’ ikilemiyle yaşıyor. Bizler geçim sıkıntısı ödemek değil, emeğimizin karşılığını almak istiyoruz” dedi.
Ekip Ruhu Eziliyor, Dört El Eksik
Sağlık hizmetinin bir ekip işi olduğunu hatırlatan sendika, yalnızca hekimlerin değil, teknisyen, asistan, memur, temizlik ve güvenlik görevlilerinin de sağlık sisteminin omurgasını oluşturduğunu belirtti. Ancak personel eksikliği nedeniyle mevcut çalışanların iş yükünün insanlık dışı boyutlara ulaştığı ifade edildi.
“Diş hekimlerinin dört el kuralına uygun çalışma ortamı için mücadele vermek zorunda kaldığı, yeterli yardımcı personel olmadan çalıştığı bir sistem sağlıklı değildir” denildi. Boyacıoğlu, “Dört el kuralı uygulanamıyor çünkü o ellerin ikisi ortada yok. Omuz omuza çalışmak gerekirken, omuzlar artık bu yükü taşıyamaz hale geldi” ifadelerini kullandı.
Mahremiyet Yok, Şiddet Var; Önlem Yine Yok
ADSM’lerdeki oda yetersizliği nedeniyle hasta mahremiyetinin ihlal edildiğini vurgulayan sendika, bu durumun hasta haklarına da aykırı olduğunu belirtti. “Bakanlığın adeta kendi haline bıraktığı bu merkezlerde sağlık emekçilerinin olası şiddet vakalarına karşı korunmasına ilişkin en ufak bir tedbir alınmamıştır” denildi.
Boyacıoğlu, “Mahremiyetin hiçe sayıldığı, çalışanların can güvenliğinin görmezden gelindiği bir sistemde ne hekim huzurlu olur, ne hasta sağlıklı” diyerek tepkisini dile getirdi.
“Yandaşlıkla Yönetilen Kurumlarda Liyakate Yer Yok”
Açıklamada yöneticilerin, yandaş sendikaların talimatları doğrultusunda hareket ettiğine dikkat çekilerek, liyakatsiz atamalar ve keyfi görevlendirmeler eleştirildi. Sendika, “Yandaş sendikalara üye olmayan personel, çeşitli gerekçelerle dışlanmakta, hakları gasp edilmektedir. Bu adaletsiz düzene sessiz kalmayacağız” açıklamasını yaptı.
Kazım Boyacıoğlu, “Yönetimde liyakat değil sadakat aranıyor. Kurumlar kişisel hesaplarla değil, kamu yararıyla yönetilmelidir. Aksi halde sağlık sisteminin çöküşünü hep birlikte izleriz” dedi.
Genel Sağlık-İş Taleplerini Sıraladı
Açıklamada sağlık emekçilerinin çözüm için talepleri şu şekilde sıralandı:
23 yıldır sürdürülen Sağlıkta Dönüşüm Programı sona erdirilmeli, Atatürk’ün başlattığı ulusal, kamucu ve halkçı sağlık politikalarına dönülmelidir.
Sağlık çalışanları yalnızca hastalarını düşünecek kadar insani bir ücret almalı; bu ücret taban, teşvik, sabit gibi belirsiz kalemler yerine emekliliğe yansıyan tek kalem maaş olmalıdır.
2008 öncesi ve sonrası göreve başlayanlar arasındaki hak kayıpları giderilmelidir.
Enflasyon farkı tüm ücretlere aylık olarak yansıtılmalı, kamu emekçilerinin alım gücü korunmalıdır.
Sözleşmeli modeller kaldırılarak, kadrolu ve güvenceli çalışma esas alınmalıdır.
Diş hekimlerinin dört el kuralına uygun çalışabilmesi için personel eksiklikleri giderilmelidir.
MHRS süreleri hekimler tarafından belirlenmeli, randevu sisteminde sağlık emekçileri ve hastalar mağdur edilmemelidir.
Mesai dışı vardiyalı çalışma modelleri kaldırılmalı, görev tanımına aykırı görevlendirmelere son verilmelidir.
Liyakat esas alınarak yönetici atamaları yapılmalı, yandaş sendikaların talimatlarıyla hareket eden yöneticilerin görevlerine son verilmelidir.
Sarı sendikalara üye olmayan sağlık emekçilerine uygulanan keyfi görevlendirmelere son verilmelidir.
“Ödeyeceksiniz!
Genel Sağlık-İş’in açıklamasında, her Tıp Bayramı’nda sağlık çalışanlarına “Sizin hakkınız ödenmez” diyen anlayışa da göndermede bulunularak, şu ifadelerle tepki gösterildi:
“Görünen o ki her Tıp Bayramı’nda sağlık emekçilerine ‘Sizin hakkınız ödenmez’ diyerek alkış dağıtanların ‘ödenmez’ lafı, bir övgüden çok bir ilandır. O zaman biz de ilan edelim: Ödeyeceksiniz! Artık yeter! Bugün ADSM’lerde büyüyen çürük, yarın tüm sistemi kangrene çevirmeye yetecektir. Tüm vatandaşların olduğu gibi sağlık emekçisinin de sizden alacağı var! Oldu bittiye getiremeyeceksiniz. Genel Sağlık-İş buradadır. Mücadele buradadır. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”




