Bu ülkenin acılar geleneğinde canı alınmış bir eşin eşitiydi, meslektaşıydı.
Köy-Koop, Adako-Birlik ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı…
Henüz 33 yaşında, yanlarında 2 küçük çocukları olduğu halde, Adana Kuru köprü meydanında silahlı saldırıya uğradılar. İnsanlık düşmanlarının hedefi, eşi-eşiti meslektaşı, çocuklarının babası, Çukurova kır yoksullarının yiğit mücadele önderi Akın Özdemir’di.
Tarih:18 Aralık 1978.
Katili, gardiyan elbisesi ile cezaevinden çıktı, öldürdü, cezaevine geri döndü.
Mine Özdemir, eşinin katili ile mahkemede karşılaştığı anı, "Ben ona hiçbir zaman hınç ve kin duymadım. Suçlu onlar değil, tetiği çektirenler ve Türkiye'de hiçbir zaman deşifre olmayanlardır"dedi.
Mine ablamızın-canımızın en çok şu anlatımı etkiler vicdanları: kızı Ulaş'ın, "Babam kaç kurşun yedi anne”…
Mine ve Akın. 1967'de, Ziraat Fakültesi'nde Öğrenci Cemiyeti Başkanlığı seçimleri sırasında tanıştı. Eşinin, her zaman "Korkaklar bin kere ölür, ben ölürsem bir kere öleceğim" dediğini belirten Mine Özdemir, olay anını şöyle anlatmıştı:
"Akşam saat altı sularıydı. İşyerinden çıktık, eve gidecektik. Arabaya binmeye hazılanırken, refüjde birisinin beklediğini gördüm. Tedirgin oldum. Aynı hizada iki kişi daha vardı ve çapraz ateş açıldı. Kaçışlarını görmedim, Akın bana `Yere yat' diye bağırınca, arabanın yanına çömelmiştim. Silah seslerini duyan arkadaşları aşağıya indi. Hastaneye kaldırdık, ama yolda öldü."
Dönemin Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul'un, "Bana bir hafta daha izin verin, tüm delilleri topladım, bağlantıları buldum" dedikten bir hafta sonra öldürüldüğünü de unutmayalım.
Mahkeme de,duruşma da hep dik hep metindi: "Ben Yunus Uzun'u teşhis ettim, ama mahkemeye `Olay sırasında cezaevindeydi' diye belge geldi. Gardiyan elbisesi giyip akşamları dışarı çıktığı ve işini bitirdikten sonra geri döndüğü, silahı MHP İlçe Başkanı'ndan aldığı ve olaydan sonra kooperatifin 50 metre ötesindeki MHP binasına kaçtığı polis kayıtlarında vardı. Mahkemede `İfadem işkence altında alındı' dedi. Zaten, Yurdakul'un öldürülmesinden sonra soruşturmayı yapan polisler de dağıtıldı. Diğer 2 katil dosyaya hiç eklenmedi. Akın'ın katili Uzun çok cezaevi değiştirdi. Dava Yargıtay aşamasındayken, cezaevinde su ısıtırken elektrik çarpmasından öldüğünü duydum."
*
Yılmadı Mine Özdemir.
Köşesine çekilmedi, hem çocuklarını yetiştirdi, hem mesleğini yaptı, hem kır yoksullarının mücadelesine katıldı.
Sonrasında da nice öldürümler, nice acılar, nice hüzünler gördü.
Asla intikam istemedi.
Hiçbir siyasi ideolojiye –can alanlara bile- önyargıyla yaklaşmadı.
Şiddete değil, gerçeğe inandı.
Çünkü o,yürek soğutacak, geçici ve düzenin parçası olan değil kalıcı ve çözüm getirecek bir yüzleşme istiyordu.
*
Mine Özdemir, Ümit Kaftancıoğlu Ailesi Nurcan Kaftancıoğlu (Eşi) Canan Kaftancıoğlu (Gelini) Ali Naki Kaftancıoğlu (Oğlu), Musa Anter Ailesi Dicle Anter (Oğlu), Uğur Mumcu Ailesi Güldal Mumcu (Eşi) Özge Mumcu (Kızı) Özgür Mumcu (Oğlu), Nesimi Çimen Ailesi Mazlum Çimen (Oğlu), Metin Altıok Ailesi Zeynep Altıok (Kızı), Onat Kutlar Ailesi Filiz Kutlar (Eşi), Necip Hablemitoğlu Ailesi Şengül Hablemitoğlu (Eşi),Sabahattin Ali Ailesi Filiz Ali (Kızı) Attila Laslo (Torunu) İdil Laslo (Torunu), Abdi İpekçi Ailesi Nükhet İpekçi İzet (Kızı), Cevat Yurdakul Ailesi Ülker Yurdakul (Eşi), Doğan Öz Ailesi Hatice Sezen Öz (Eşi) Bengi Heval Öz (Kızı) Turan Öz (Oğlu), Cavit Orhan Tütengil Ailesi Deniz Tütengil Mazlum (Kızı) Kaya Tütengil (Oğlu), İlhan Erdost Ailesi Gül Erdost (Eşi) Alaz Erdost (Kızı) Türküler Erdost (Kızı), Turan Dursun Ailesi Abit Dursun (Oğlu) başta olmak üzere, Hrant Dink’in eşinden Musa Anter’in kızına, Metin Göktepe’nin annesinden Sivas’ta yakılarak-bogularak katledilenlerin yakınlarına kadar herkes dost oldu-acı paylaştı,Toplumsal Bellek Platformu’nda yer aldı.
*
Akın Özdemir'in katledildiği 18 Aralık 1978'deki kareyi, kızı Ulaş'ın sorusu, sonsuza dek donduruyor: "Babam kaç kurşun yedi anne?"
Böyle bir canı kaybettik!
Seni ve mücadele(lerini) unutmak ne mümkün!
Ama emin ol:Kır yoksulları kazanacak!
Eşitinin adını taşıyan, seninde her görmende kendine has gülüşünle “N’aber Akın” diye seslendiğin oğlum Akın Özdemir’e ise önerim:Kızın olursa adı Mine olsun!
Köy-Koop, Adako-Birlik ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı…
Henüz 33 yaşında, yanlarında 2 küçük çocukları olduğu halde, Adana Kuru köprü meydanında silahlı saldırıya uğradılar. İnsanlık düşmanlarının hedefi, eşi-eşiti meslektaşı, çocuklarının babası, Çukurova kır yoksullarının yiğit mücadele önderi Akın Özdemir’di.
Tarih:18 Aralık 1978.
Katili, gardiyan elbisesi ile cezaevinden çıktı, öldürdü, cezaevine geri döndü.
Mine Özdemir, eşinin katili ile mahkemede karşılaştığı anı, "Ben ona hiçbir zaman hınç ve kin duymadım. Suçlu onlar değil, tetiği çektirenler ve Türkiye'de hiçbir zaman deşifre olmayanlardır"dedi.
Mine ablamızın-canımızın en çok şu anlatımı etkiler vicdanları: kızı Ulaş'ın, "Babam kaç kurşun yedi anne”…
Mine ve Akın. 1967'de, Ziraat Fakültesi'nde Öğrenci Cemiyeti Başkanlığı seçimleri sırasında tanıştı. Eşinin, her zaman "Korkaklar bin kere ölür, ben ölürsem bir kere öleceğim" dediğini belirten Mine Özdemir, olay anını şöyle anlatmıştı:
"Akşam saat altı sularıydı. İşyerinden çıktık, eve gidecektik. Arabaya binmeye hazılanırken, refüjde birisinin beklediğini gördüm. Tedirgin oldum. Aynı hizada iki kişi daha vardı ve çapraz ateş açıldı. Kaçışlarını görmedim, Akın bana `Yere yat' diye bağırınca, arabanın yanına çömelmiştim. Silah seslerini duyan arkadaşları aşağıya indi. Hastaneye kaldırdık, ama yolda öldü."
Dönemin Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul'un, "Bana bir hafta daha izin verin, tüm delilleri topladım, bağlantıları buldum" dedikten bir hafta sonra öldürüldüğünü de unutmayalım.
Mahkeme de,duruşma da hep dik hep metindi: "Ben Yunus Uzun'u teşhis ettim, ama mahkemeye `Olay sırasında cezaevindeydi' diye belge geldi. Gardiyan elbisesi giyip akşamları dışarı çıktığı ve işini bitirdikten sonra geri döndüğü, silahı MHP İlçe Başkanı'ndan aldığı ve olaydan sonra kooperatifin 50 metre ötesindeki MHP binasına kaçtığı polis kayıtlarında vardı. Mahkemede `İfadem işkence altında alındı' dedi. Zaten, Yurdakul'un öldürülmesinden sonra soruşturmayı yapan polisler de dağıtıldı. Diğer 2 katil dosyaya hiç eklenmedi. Akın'ın katili Uzun çok cezaevi değiştirdi. Dava Yargıtay aşamasındayken, cezaevinde su ısıtırken elektrik çarpmasından öldüğünü duydum."
*
Yılmadı Mine Özdemir.
Köşesine çekilmedi, hem çocuklarını yetiştirdi, hem mesleğini yaptı, hem kır yoksullarının mücadelesine katıldı.
Sonrasında da nice öldürümler, nice acılar, nice hüzünler gördü.
Asla intikam istemedi.
Hiçbir siyasi ideolojiye –can alanlara bile- önyargıyla yaklaşmadı.
Şiddete değil, gerçeğe inandı.
Çünkü o,yürek soğutacak, geçici ve düzenin parçası olan değil kalıcı ve çözüm getirecek bir yüzleşme istiyordu.
*
Mine Özdemir, Ümit Kaftancıoğlu Ailesi Nurcan Kaftancıoğlu (Eşi) Canan Kaftancıoğlu (Gelini) Ali Naki Kaftancıoğlu (Oğlu), Musa Anter Ailesi Dicle Anter (Oğlu), Uğur Mumcu Ailesi Güldal Mumcu (Eşi) Özge Mumcu (Kızı) Özgür Mumcu (Oğlu), Nesimi Çimen Ailesi Mazlum Çimen (Oğlu), Metin Altıok Ailesi Zeynep Altıok (Kızı), Onat Kutlar Ailesi Filiz Kutlar (Eşi), Necip Hablemitoğlu Ailesi Şengül Hablemitoğlu (Eşi),Sabahattin Ali Ailesi Filiz Ali (Kızı) Attila Laslo (Torunu) İdil Laslo (Torunu), Abdi İpekçi Ailesi Nükhet İpekçi İzet (Kızı), Cevat Yurdakul Ailesi Ülker Yurdakul (Eşi), Doğan Öz Ailesi Hatice Sezen Öz (Eşi) Bengi Heval Öz (Kızı) Turan Öz (Oğlu), Cavit Orhan Tütengil Ailesi Deniz Tütengil Mazlum (Kızı) Kaya Tütengil (Oğlu), İlhan Erdost Ailesi Gül Erdost (Eşi) Alaz Erdost (Kızı) Türküler Erdost (Kızı), Turan Dursun Ailesi Abit Dursun (Oğlu) başta olmak üzere, Hrant Dink’in eşinden Musa Anter’in kızına, Metin Göktepe’nin annesinden Sivas’ta yakılarak-bogularak katledilenlerin yakınlarına kadar herkes dost oldu-acı paylaştı,Toplumsal Bellek Platformu’nda yer aldı.
*
Akın Özdemir'in katledildiği 18 Aralık 1978'deki kareyi, kızı Ulaş'ın sorusu, sonsuza dek donduruyor: "Babam kaç kurşun yedi anne?"
Böyle bir canı kaybettik!
Seni ve mücadele(lerini) unutmak ne mümkün!
Ama emin ol:Kır yoksulları kazanacak!
Eşitinin adını taşıyan, seninde her görmende kendine has gülüşünle “N’aber Akın” diye seslendiğin oğlum Akın Özdemir’e ise önerim:Kızın olursa adı Mine olsun!






