Birilerinin adamı olarak siyaset yapanların idrak
etmelerinin imkansız olduğu evrensel değerler ile DSP çatısı altında bir grup
gencin dinamikliğini harekete geçirmeye hazırlanıyorum. Sınıf persfektifine
sahip, kamuculuktan yana, emeği değer olarak gören, insan haklarını ve
özgürlüklerini savunabilen, dünyaya enternasyonel bakabilen, ekolojik bir
persfektifle insan uyumunu gözetebilecek ama yerel ve milli hassasiyetlerin de
farkında olan herkesle BİRLİK olmaktan imtina etmeyiz elbette.
Siyaseti kafa-kol ilişkisine indirmiş ve alkol masalarına meze yapmış, piyasacılığı kutsayan, gelişmenin dinamiğini yalnızca kar olarak gören, toplumsal fayda/kamusal yarar gibi kavramları cümle içinde dahi kullanmayan, adamcılığı ve kayırmacılığı baş tacı yapan yaklaşımlarla kol kola girmemiz düşünülemez bile. Benim bulunduğum duruşta ve yer aldığım davranış düzlemlerinde de ilkesel eksik ya da hatalar olması illa ki kaçınılmaz. Ama entelektüel düzeyi buna yeten ve topluma da bunu anlatabilecek şahıslar ile aynı masada oturmanın zaruriyeti gün gibi ortadadır.
Seçim işbirliği pratiklerinde şimdiden öngördüğüm ve oy isteyeceğimiz kitlelerin de hissedeceklerine emin olduğum bir durumu vurgulamak isterim. Bazen karanlık bir odaya çekilerek kendime ve olaylara dışardan bakmayı başarabilmemiz gerekiyor. Ve önümüzdeki günlerde seçmen refleksinde şunu seziyorum. İşbirliği yaparak birlikte yürüteceğimiz kampanya boyunca, bir yandan "beraberiz" nutuklarıyla sahada dolaşmaktayken diğer taraftan birbirinin gıyabında eleştirecek ve mahalle dedikodusuna indirgeyecek bir siyaset bizim tercihimiz olamaz. Ben kendi bulunduğum ortamda buna asla müsaade etmedim ve etmeyeceğim.
Siyaset şahsımca YÜREK ve BEYİN işidir. İnsanlar yürekli oldukları kadar akıllı da olmalıdır. Ben bu ikisine fazlasıyla sahip olan gençlerden kurulu bir ekiple ilkeli bir siyaset inşa etmek niyetindeyim. "Senkron tutturmak için esnek bir omurga ve biraz gayretli olunursa işkembeye terfi edecek nitelikte bir mide" ile siyaset yapılmasına tepkim sert olacaktır. Bence bu duruma ivedilikle müdahil olmanız gerekmektedir. "Para pula ihtişama aldanıp kanmayan" ve muktedirlere, güce teslim olmamış, "soğuk savaş"tan kalma kavramların kirletmediği, adalet duygusuyla bezenmiş, bilimi ve hukuğu önceleyen, söylenmemişi söyleyecek GENÇ kadrolara itimat edin.
Denizli BÜYÜKŞEHİR Belediyesi adaylığı için Cumhur ittifakının Millet ittifakına öneriği NAKİT ve CHP'nin aday açıklamama eğiliminin GİZLİ GERÇEĞİNİ merak edenler şahsıma ulaşabilirler. Siyaset öncesi ilginç kulisler hala devam ediyor. Ve Mart 2019 seçimleri büyük sürprizlere gebe. Tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarımızla devam edeceğiz. Birlikte hareket edeceğimiz partilerle iletişimimiz devam etmekte. Fakat SESSİZ SÖZLEŞMELERİ FESH ETTİK. Bununla ilgili bir hikaye anlatacağım. Bazen sessiz sözleşmeler imzalarız. Kendi duruşumuza ters kimi ayrıntılara sessiz yanıtlar vererek sözleşiriz. HAYIR demesini beceremediğimiz ve KABUL ettiğimiz sözleşmelerdir bunlar.
Uzun yıllardır evli bir çift varmış. Evlendikleri günün sabahı kahvaltı yaparken erkek kendi sevdiği tarafı, yani ekmeğin köşesini karısına ikram etmiş. Karısı da bunun iltifat olduğunu farketmeden kabul ediyor ve güzelce tüketiyor. Bu davranış daha sonra çiftin arasında bir alışkanlık haline geliyor. Erkek hergün ekmeğin köşesini karısına ikram ediyor. Erkek ekmeğin en sevdiği köşesini yıllarca karısına vermeye devam ediyor. Bir sabah erkek ekmeğin iç kısmını eşine uzatıyor. Kahvaltı bitince karısı "Bugün gerçekten güzelce doydum diyor." Erkek "nasıl yani" deyince. "Bugün ilk defa ekmeğin iç dilimi bana denk geldi, o yüzden doydum. Ama ben, sen içini seviyorsun diye yıllardır katlanıyordum. Ben normalde sert kısmını yiyemem ama senin keyifle yediğini görünce ses etmiyordum." Erkek ise; "Nasıl ya diyor. Oysa ben sürekli sana en sevdiğim yeri veriyordum ve ekmeğin iç kısmını zorla yiyordum. En güzel yerini sana verdiğimi düşünüyordum."
Hal böyleyken 2 taraf ta birbirine EVET ya da HAYIR diyemeden sessizce sözleşmiş oluyorlardı. Ve yıllarca eziyet çekmişlerdi. O yüzden KARŞI TARAFIN NE İSTEDİĞİ DEĞİL NE VERDİĞİ kısmına odaklı sessiz sözleşmelerden uzak durun. HAYIR demesini bilin. Size sunulan BELEDİYE BAŞKANI adaylarına ve SİYASİ PARTİLERE mecbur değilsiniz.
Unutmayın! "1 HAYIR 1000 müsibetten sizi kurtarır." HAYIR diyemediğiniz kimseler sizin mecbur hissettiğiniz kimselerdir. Alternatif var. ALTERNATİF SİZSİNİZ. Ve DSP olarak biz ittifakımızı SADECE SİZİNLE yapıyoruz.
Volkan ÇOBANOĞLU
DSP İl Başkanı




