Soma'da 301 madencinin hayatını kaybettiği katliamın 11. yılında TMMOB'dan sert çıkış: “Bu bir kaza değil, organizeli bir ihmaller zinciridir. Sorumlular dışarıda, adalet içeride.”
Türkiye’nin en büyük iş cinayeti olarak hafızalara kazınan Soma Faciası’nın üzerinden 11 yıl geçti. Acı dinmedi, öfke sönmedi. TMMOB Denizli İl Koordinasyon Kurulu, hayatını kaybeden madencileri anarken, faciaya yol açan ihmalleri ve adaletsizlikleri bir kez daha gündeme taşıdı.
TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mehmet Öztürk, yaptığı açıklamada, “301 madenciyi saygıyla anıyor, onları toprağa değil, öfkemize ve mücadelemize emanet ediyoruz” diyerek sözlerine başladı. Emek sömürüsünün sistematik bir hale geldiğini vurgulayan Öztürk, AKP iktidarının güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırarak işçi ölümlerinin önünü açtığını söyledi.
“Bu Bir Kaza Değil, Bilinçli Bir Felaket”
Öztürk’e göre Soma Faciası, teknik bir hata ya da tesadüfi bir kaza değil, göz göre göre gelen bir cinayetti:
“Soma, teknik bilginin hiçe sayıldığı, denetimsizliğin sıradanlaştığı ve insan hayatının maliyet kalemi olarak görüldüğü bir düzenin sonucudur. Maden şirketleri kâr hırsıyla güvenliği ikinci plana iterken, siyasi iktidar bu tabloya seyirci kalmıştır.”
Adalet Yerini Bulmadı, Yüreklerde Yara Büyüyor
Faciadan sonra başlatılan yargı süreci de kamuoyunun vicdanını tatmin etmekten çok uzak kaldı. Mehmet Öztürk, “Görevini yapmayan kamu yetkilileri beraat ettirildi, şirket yöneticilerine göstermelik cezalar verildi. Buna karşın, ailelerin gönüllü avukatları Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı cezaevinde. Bu tablo, hukukun kimden yana işlediğinin net bir resmidir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“Yılmadık, Yılmayacağız”
TMMOB, adaletin peşini bırakmayacaklarını ve mücadelelerini sürdüreceklerini ilan etti.
“Kaç yıl geçerse geçsin, unutturamayacaklar. Bu düzenin değişmesi için, emeğin ve hayatın değersizleştirilmediği bir ülke için mücadele edeceğiz” diyerek sözü noktalan Öztürk, aynı zamanda Türkiye işçi sınıfına da mücadele çağrısı yaptı.






