
Kırsalda bir avuç kalan çiftçi için “Sözleşmeli Tarım” yapmak veya yapamamak işte bütün mesele bu.. Gelin bu hafta sözleşmeli tarıma giriş yapalım ve hep birlikte çiftçi için artı veya eksisini irdeleyelim.
Sözleşmeli üretim, temelde sözleşme yapılan firmanın ayni, nakdi, kredi ve teknik yardımlarından yararlanılması ve üretim ile pazarlama risklerinin azaltılması ve kazanç kapasitesinin artırılması olarak tanımlanır.
Ülkemizde 2006 yılında 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 2008 yılında da söz konusu kanunun 13.maddesine dayanılarak “Sözleşmeli Üretim ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hazırlanmıştır. Söz konusu kanunun amacı;
“Tarım sektörünün ve kırsal alanın, kalkınma plân ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli politikaların tespit edilmesi ve düzenlemelerin yapılmasıdır.” şeklinde açıklanmakla birlikte “Sözleşmeli Üretim” başlığı altında yer alan 13. Madde ise;
“Bakanlık, tarım sektöründe sözleşmeli üretimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli düzenlemeleri yapar. Sözleşmeli üretimi özendirmek üzere üreticilere, bu kanunla belirtilen desteklerin verilmesinde öncelik tanınır.” denilmektedir.
10.7.2010 tarihli ve 27637 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesi gereğince belirlenen tütün üretiminde 2019 yılından itibaren gerçekleşen sözleşmeli üretim örnek olarak verilebilir.
Bu tütün sözleşmesinden örnek vererek konuyu daha anlaşılır hale getirelim;
Üretici, kendine ait veya kiraladığı arazi üzerindeki parselde ki dekarda %10 azalır çoğalır şekilde belirlenmiş kg ve türdeki ürünü alıcıya satmayı, alıcı da üreticinin bu tütününüm aynı şartlarda almayı taahhüt eder. Üretici bu parsele başka herhangi bir ürün ekmeyecek veya dikmeyeceğini beyan ederken başka bir alıcı içinde tütün üretiminde bulunmayacağını sözleşmede taahhüt etmiştir. Ve yine üretici, ürününü alıcıya teslim edene kadar üretimin her safhası için gerekli olan tohum, fide, ilaç… makine ve nakliye gibi gereksinimleri kendisi karşılar. Sözleşmede belirtilenlerin dışında makine veya malzeme üretimde kullanılmaz.
Hırsızlık, terör, halk hareketi..ve doğal afetler alıcıya bildirilmesi zorunludur. Aksi halde kayıp ürün için tazminat ödemekle üretici yükümlüdür. Üretici herhangi bir parselde ürettiği tütünü söz konusu sözleşmeye aitmiş gibi karıştıramaz, belirtilen ip türünün dışına çıkamaz, aynı zamanda olgunlaşanlar aynı zamanda kırılıp denklenmek zorundadır, yabancı madde bu denk veya kutularda bulunmayacaktır. Fidelik evresinden denkleme ve teslime kadar geçen sürede üretici alıcının teknik personeli tarafından kontrol edilebileceğini bilir ve müsaade eder. Teknik personelin öneri dikkate almalıdır ve en fazla 4 kez olmak üzere analiz için 200 gr numene verir. Üretici, alıcının uygun gördüğü ve ikametine yakın noktadaki ekspertiz teslim noktasına getirmesi veya 50 km aşan her nokta için nakliye bedeli alıcı tarafından ödenmek suretiyle teslimi yapmalıdır.
Piyasacı olarak nitelendirilen bu sistem ve küçük aile işletmelerini zorlayan hatta yakın bir gelecekte yok olmasına sebep olacağı savunulan sözleşmeli tarım konusuna değindik gelecek hafta devam edeceğiz.
n.aydemir
1 Kasım 2021 Çal-Denizli [email protected]
Kaynaklar: İlker KILIÇ∗ Özgür BOR*SÖZLEŞMELİ TARIM, DEVLET VE HUKUK*TBB Dergisi, Sayı 86, 2009, s.102-120
Özgür TEOMAN∗ N. Barış TARTICI∗TÜRKİYE TARIMINDA SÖZLEŞMELİ ÜRETİCİLİK - KAPİTALİST DÖNÜŞÜMDE BİR HALKA OLABİLİR Mİ?* H.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 30, Sayı 2, 2012, s. 163-184
Sözleşmeli üretim, temelde sözleşme yapılan firmanın ayni, nakdi, kredi ve teknik yardımlarından yararlanılması ve üretim ile pazarlama risklerinin azaltılması ve kazanç kapasitesinin artırılması olarak tanımlanır.
Ülkemizde 2006 yılında 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 2008 yılında da söz konusu kanunun 13.maddesine dayanılarak “Sözleşmeli Üretim ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hazırlanmıştır. Söz konusu kanunun amacı;
“Tarım sektörünün ve kırsal alanın, kalkınma plân ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli politikaların tespit edilmesi ve düzenlemelerin yapılmasıdır.” şeklinde açıklanmakla birlikte “Sözleşmeli Üretim” başlığı altında yer alan 13. Madde ise;
“Bakanlık, tarım sektöründe sözleşmeli üretimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli düzenlemeleri yapar. Sözleşmeli üretimi özendirmek üzere üreticilere, bu kanunla belirtilen desteklerin verilmesinde öncelik tanınır.” denilmektedir.
10.7.2010 tarihli ve 27637 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesi gereğince belirlenen tütün üretiminde 2019 yılından itibaren gerçekleşen sözleşmeli üretim örnek olarak verilebilir.
Bu tütün sözleşmesinden örnek vererek konuyu daha anlaşılır hale getirelim;
Üretici, kendine ait veya kiraladığı arazi üzerindeki parselde ki dekarda %10 azalır çoğalır şekilde belirlenmiş kg ve türdeki ürünü alıcıya satmayı, alıcı da üreticinin bu tütününüm aynı şartlarda almayı taahhüt eder. Üretici bu parsele başka herhangi bir ürün ekmeyecek veya dikmeyeceğini beyan ederken başka bir alıcı içinde tütün üretiminde bulunmayacağını sözleşmede taahhüt etmiştir. Ve yine üretici, ürününü alıcıya teslim edene kadar üretimin her safhası için gerekli olan tohum, fide, ilaç… makine ve nakliye gibi gereksinimleri kendisi karşılar. Sözleşmede belirtilenlerin dışında makine veya malzeme üretimde kullanılmaz.
Hırsızlık, terör, halk hareketi..ve doğal afetler alıcıya bildirilmesi zorunludur. Aksi halde kayıp ürün için tazminat ödemekle üretici yükümlüdür. Üretici herhangi bir parselde ürettiği tütünü söz konusu sözleşmeye aitmiş gibi karıştıramaz, belirtilen ip türünün dışına çıkamaz, aynı zamanda olgunlaşanlar aynı zamanda kırılıp denklenmek zorundadır, yabancı madde bu denk veya kutularda bulunmayacaktır. Fidelik evresinden denkleme ve teslime kadar geçen sürede üretici alıcının teknik personeli tarafından kontrol edilebileceğini bilir ve müsaade eder. Teknik personelin öneri dikkate almalıdır ve en fazla 4 kez olmak üzere analiz için 200 gr numene verir. Üretici, alıcının uygun gördüğü ve ikametine yakın noktadaki ekspertiz teslim noktasına getirmesi veya 50 km aşan her nokta için nakliye bedeli alıcı tarafından ödenmek suretiyle teslimi yapmalıdır.
Piyasacı olarak nitelendirilen bu sistem ve küçük aile işletmelerini zorlayan hatta yakın bir gelecekte yok olmasına sebep olacağı savunulan sözleşmeli tarım konusuna değindik gelecek hafta devam edeceğiz.
n.aydemir
1 Kasım 2021 Çal-Denizli [email protected]
Kaynaklar: İlker KILIÇ∗ Özgür BOR*SÖZLEŞMELİ TARIM, DEVLET VE HUKUK*TBB Dergisi, Sayı 86, 2009, s.102-120
Özgür TEOMAN∗ N. Barış TARTICI∗TÜRKİYE TARIMINDA SÖZLEŞMELİ ÜRETİCİLİK - KAPİTALİST DÖNÜŞÜMDE BİR HALKA OLABİLİR Mİ?* H.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 30, Sayı 2, 2012, s. 163-184






