19 gün boyunca bir babanın içindeki yangın hiç sönmedi. Annesi her gün oğlunun sesine uyanmak için dua etti. Temmuz Akyol, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na destek yürüyüşüne katıldıktan sonra gözaltına alınmış, ardından tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti. Henüz üniversite sıralarında genç bir yürek, bayramı ailesinden uzakta, demir parmaklıklar ardında geçirdi. Ama o beklenen kavuşma gerçekleşti.
Temmuz’un özgürlüğüne kavuştuğu bu sabah, ailesi için güneş başka doğdu. Cezaevi kapısında, gözyaşları sel oldu aktı. Sarılmalar, suskun ama anlamı derin bakışlar, içten gelen “geçti oğlum” fısıltıları... Temmuz’un çıkışı, yalnızca bir evladın değil, özgürlük inancının da cezaevinden çıkışıydı.
Yanında olanlar sadece ailesi değildi. Cezaevi önünde Temmuz’u karşılayanlar arasında CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da vardı. Genç bir insanın onurlu direnişine omuz vermek için oradaydı. Sarıldılar. Temmuz’un gözlerindeki yorgunluk, Tanal’ın elini sımsıkı tutan bakışıyla bir nebze silindi.
Ama asıl duygusal fırtına, babasının kelimelerinde saklıydı. Denizli Diş Hekimleri Odası Başkanı Dr. Musa Akyol, sosyal medya hesabından yayımladığı o paylaşımda yüreğini ortaya döktü:“Bugün Temmuz’un özgürlüğünün ilk günü. 19 gün özgürlüğünden mahrum kaldı. Bu sıkıntılı süreçte bizlere destek olan, desteğini hissettiğimiz herkese sonsuz teşekkürler. Sizlerin desteği bizlere o kadar iyi geldi ki anlatamayız... Avukatlarımıza (Didem, Cihan, Bilgi ve Kaya) minnettarız. Çocuklarımız, Türkiye’nin demokratik bir ülke olması için özgürlüklerinden fedakârlık yaptılar. Bütün gençlerimizi bu haklı dirençlerinden dolayı kutluyorum. Sevincimiz tam değil. Ne zaman bütün tutuklular serbest kalırsa, işte o zaman daha da büyük bir mutluluk yaşayacağız.”
Dr. Akyol’un o kelimelerinde hem bir babanın kırılganlığı hem de toplumun dayanışma ruhuna duyduğu sonsuz minnet vardı. Ve belki de en çok, bir milletin gençlerine duyduğu umut…Temmuz yalnız değildi. Aynı dosyada yargılanan 102 genç daha serbest bırakıldı. Cezaevi duvarlarının ardında umutla bekleyen nice ailenin yüreği bir nebze olsun ferahladı. O çocuklar sadece yürüdüler. Adalet için, demokrasi için, kendi gelecekleri için yürüdüler.
Bugün bir bayram gecikmeli geldi Temmuz Akyol’un evine. Sofrada eksik olan sandalyeye yeniden can geldi. Bir annenin kalbine su serpildi. Bir babanın suskunluğu, yerini derin bir “şükür”e bıraktı. Ve belki en çok da Temmuz’un adı, artık sadece bir mevsimi değil, bir direnişi, bir inancı ve bir kavuşmayı anlatacak...
Temmuz’un özgürlüğüne kavuştuğu bu sabah, ailesi için güneş başka doğdu. Cezaevi kapısında, gözyaşları sel oldu aktı. Sarılmalar, suskun ama anlamı derin bakışlar, içten gelen “geçti oğlum” fısıltıları... Temmuz’un çıkışı, yalnızca bir evladın değil, özgürlük inancının da cezaevinden çıkışıydı.
Yanında olanlar sadece ailesi değildi. Cezaevi önünde Temmuz’u karşılayanlar arasında CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da vardı. Genç bir insanın onurlu direnişine omuz vermek için oradaydı. Sarıldılar. Temmuz’un gözlerindeki yorgunluk, Tanal’ın elini sımsıkı tutan bakışıyla bir nebze silindi.
Ama asıl duygusal fırtına, babasının kelimelerinde saklıydı. Denizli Diş Hekimleri Odası Başkanı Dr. Musa Akyol, sosyal medya hesabından yayımladığı o paylaşımda yüreğini ortaya döktü:“Bugün Temmuz’un özgürlüğünün ilk günü. 19 gün özgürlüğünden mahrum kaldı. Bu sıkıntılı süreçte bizlere destek olan, desteğini hissettiğimiz herkese sonsuz teşekkürler. Sizlerin desteği bizlere o kadar iyi geldi ki anlatamayız... Avukatlarımıza (Didem, Cihan, Bilgi ve Kaya) minnettarız. Çocuklarımız, Türkiye’nin demokratik bir ülke olması için özgürlüklerinden fedakârlık yaptılar. Bütün gençlerimizi bu haklı dirençlerinden dolayı kutluyorum. Sevincimiz tam değil. Ne zaman bütün tutuklular serbest kalırsa, işte o zaman daha da büyük bir mutluluk yaşayacağız.”
Dr. Akyol’un o kelimelerinde hem bir babanın kırılganlığı hem de toplumun dayanışma ruhuna duyduğu sonsuz minnet vardı. Ve belki de en çok, bir milletin gençlerine duyduğu umut…Temmuz yalnız değildi. Aynı dosyada yargılanan 102 genç daha serbest bırakıldı. Cezaevi duvarlarının ardında umutla bekleyen nice ailenin yüreği bir nebze olsun ferahladı. O çocuklar sadece yürüdüler. Adalet için, demokrasi için, kendi gelecekleri için yürüdüler.
Bugün bir bayram gecikmeli geldi Temmuz Akyol’un evine. Sofrada eksik olan sandalyeye yeniden can geldi. Bir annenin kalbine su serpildi. Bir babanın suskunluğu, yerini derin bir “şükür”e bıraktı. Ve belki en çok da Temmuz’un adı, artık sadece bir mevsimi değil, bir direnişi, bir inancı ve bir kavuşmayı anlatacak... 






