TMMOB Denizli İl Koordinasyon Kurulu, Gezi Direnişi nedeniyle tutuklu bulunan meslektaşları için adalet çağrısını yineledi. 1000 gündür devam eden adalet nöbetinde bir kez daha "Arkadaşlarımızı serbest bırakın" mesajı verildi.Yapılan açıklamada, Gezi Direnişi’nin halkın haklı taleplerinin ve toplumsal dayanışmanın bir simgesi olduğu belirtilerek, tutuklu bulunan Şehir Plancıları Odası Onur Kurulu Üyesi Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odası Avukatı Can Atalay başta olmak üzere tüm meslektaşlarının haksız yere cezaevinde tutulduğu vurgulandı.
“Arkadaşlarımız, uydurma delillerle ve kurgulanmış iddianamelerle yürütülen yargı süreci sonucu tutsak edilmiştir. Bu süreç, siyasal iktidarın hukuk ve adalet anlayışının çarpıklığının en somut göstergesidir. Onlar suçlu oldukları için değil, Gezi Direnişi’nin haklı taleplerini savundukları için cezalandırılmak isteniyor.”
“Gezi Direnişi, derelerimizi, ormanlarımızı ve kıyılarımızı sermayeye satanlara karşı halkın duruşudur. Meslektaşlarımızın, parkımıza, doğamıza, tarihimize sahip çıkmaları suç değildir. Gezi Direnişi, tarih ve toplum vicdanında lekesizdir.”
“Hiçbir dava, Gezi’nin meşruiyetini gölgeleyemez. Hiçbir güç bizlerin halkımızdan, bilimsel doğrulardan yana duruşumuzu engelleyemez. Arkadaşlarımızın haksız yere tutuklu bulunması halkın vicdanını derinden yaralamaktadır. Bu siyasi zorbalıktan derhal vazgeçilmeli ve meslektaşlarımız serbest bırakılmalıdır.”
“Gezi teslim alınamaz. Bugün hala sokaklarda yankılanan Gezi’nin sesi, adalet ve eşitlik mücadelesinin bir sembolüdür. Bizler emeğine, haklarına ve Gezi’ye sahip çıkan milyonlar olarak mücadelemize devam edeceğiz.”
“Adalet Bir Gün Herkese Gerekecek”
Açıklamada, tutuklamaların asıl nedeninin meslektaşlarının mesleki sorumluluklarını halk yararına yerine getirmiş olmaları olduğu ifade edilerek şu ifadelere yer verildi:“Arkadaşlarımız, uydurma delillerle ve kurgulanmış iddianamelerle yürütülen yargı süreci sonucu tutsak edilmiştir. Bu süreç, siyasal iktidarın hukuk ve adalet anlayışının çarpıklığının en somut göstergesidir. Onlar suçlu oldukları için değil, Gezi Direnişi’nin haklı taleplerini savundukları için cezalandırılmak isteniyor.”
“Gezi, Halkın Vicdanında Tertemizdir”
TMMOB Denizli İl Koordinasyon Kurulu, Gezi Direnişi’ni emeğin, gençlerin, kadınların ve tüm halk kesimlerinin sesi olarak nitelendirdi. Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti:“Gezi Direnişi, derelerimizi, ormanlarımızı ve kıyılarımızı sermayeye satanlara karşı halkın duruşudur. Meslektaşlarımızın, parkımıza, doğamıza, tarihimize sahip çıkmaları suç değildir. Gezi Direnişi, tarih ve toplum vicdanında lekesizdir.”
“Hiçbir Güç Mücadelemizi Engelleyemez”
TMMOB’nin bilim ve tekniği halk yararına kullanmayı görev edindiği vurgulanarak, kamu yararını savunma mücadelesinin süreceği belirtildi. Açıklamada şu çağrı yapıldı:“Hiçbir dava, Gezi’nin meşruiyetini gölgeleyemez. Hiçbir güç bizlerin halkımızdan, bilimsel doğrulardan yana duruşumuzu engelleyemez. Arkadaşlarımızın haksız yere tutuklu bulunması halkın vicdanını derinden yaralamaktadır. Bu siyasi zorbalıktan derhal vazgeçilmeli ve meslektaşlarımız serbest bırakılmalıdır.”
“Gezi’nin Umudu Diri Kalacak”
Gezi Direnişi’nin tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, eşit ve onurlu bir geleceğin umudu olduğu belirtilen açıklama, şu sözlerle son buldu:“Gezi teslim alınamaz. Bugün hala sokaklarda yankılanan Gezi’nin sesi, adalet ve eşitlik mücadelesinin bir sembolüdür. Bizler emeğine, haklarına ve Gezi’ye sahip çıkan milyonlar olarak mücadelemize devam edeceğiz.”




