• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Ya tiyatro olmasaydı
Genel
Yayınlanma: 28 Mart 2020 - 12:52

Ya tiyatro olmasaydı

Atilla Köprülüoğlu'nun yazısını okumak için tıklayın...

Genel
28 Mart 2020 - 12:52
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Ya tiyatro olmasaydı
Tiyatro, insanı insanı insanla insanca 
anlatmak sanatıdır-Turgut ÖZAKMAN

Dün ‘’27 Mart Dünya Tiyatro Günü’’ydü.
İlan edildiği günden 
beri de -ilk kez- Koronavirüs yüzünden 
‘’seyircisiz’’ kutlandı!

****
Önce eski Devlet Tiyatrosu Genel
Sanat Yönetmeni, akademisyen eğitmen ve oyuncu Lemi Bilgin 
imzalı ‘’Ulusal Bildiri’’yi okuyalım;
‘’Binlerce yıldır olduğu gibi siz ve biz, 
seyirciler ve oyuncular yeniden buluşacağız, 
yine bir araya geleceğiz ve birlikte yaratılan 
anların tanığı olacağız. Bizi birbirimizden 
ayıran tüm engelleri, tüm farklılıklarımızı unutup, 
bizi birbirimize bağlayan ortak duyguların, 
ortak tehlikelerin, ortak özlemlerin büyülü 
dünyasına katılacağız. Var olmak için birilerine 
aracılık edip körü körüne savunucusu 
olmak yerine, gerçeklerin üstündeki örtüyü  
kaldırıp bir ışık tutacağız.
Farklı oldukları için 
birbirini yok etmek isteyenlere karşı, 
benzerliklerimizi ortaya çıkarıp, birbirimizi 
anlamanın, diyalogun, birlikte yaşamanın 
yollarını arayacağız.
Görmek istemeyenlerin gören gözü,
Söylemek için cesareti olmayanların 
söyleyen dili olacağız.
Bizi tek bir kalıba dökmek isteyenlere 
karşı çok sesli, çok renkli bir dünyanın 
savunucusu olacağız.
Biliyoruz, savaşların, çatışmaların, baskıcı 
düzenlerin, yırtıcı kapitalizmin hüküm sürdüğü,
doğanın katledildiği, kadınların 
ezilip öldürüldüğü,
Hukukun adaletin yok sayıldığı,
sınırlarda çocukların solduğu,
En büyük acıları en masumların yaşadığı 
bir zaman diliminden geçiyor dünya.
İşte bunun için, içinde yaşadığımız 
zamanı utandırmak, 
Bu utanca ortak olmamak için, 
barışı öksüz bırakmamak,
Umutlarımızı yeşertmek için,
sansüre, engellere, yasaklara, yokluklara 
karşı tiyatronun yeniden ve daha 
cesaretle var olduğunu göstermek için,
Kilit altına alınamayan sözcüklerle, 
şarkılarla, dansla, ışıkla, renkle
Yeniden buluşacağız. Birlikte olacağız. 
Siz ve biz. Yani tiyatro.’’
Pakistanlı Tiyatro Yönetmeni ve Yazarı 
Shahid Nadeem ise kaleme aldığı 
‘’Uluslararası Bildiri’’de ise özetle ‘’ 
tiyatro yaratımının ‘’kutsal bir iş’’ 
olabileceğini belirtti.

****
Sonra da her zaman görüşlerine, 
duruşuna büyük saygı 
duyduğum ‘’tiyatro değeri’’ Haluk Isık
Hocam’ı dinleyelim;
‘’Benim tiyatro günüm; İş, mesele, ekmek, 
düş, özgürlük, inat, zafer ve yıkım, ödül 
ve hüsran, teşekkür ve itiraz, yoldaşlık ve 
yalnızlık, an ve sonsuzluk, 
düş ve gerçek, coğrafya ve sınırsızlık, anlamak, 
anlatamamak, yurtsuzluk ve mülksüzlük, 
coşku ve telaş, yanılgı ve yara, karanlık ve 
ışık, korku ve cesaret, tedirginlik, uğultu ve 
dinginlik, aşk, mutluluğa sinmiş mutsuzluğun 
sonsuz iç çekişi, yorgunluk ve yeniden...Yeniden.
Yol açanların izinde, yol bulmaya ve 
yürümeye çalışan bir ömür. 
Hayat! Tiyatro! 
İnsanın ve yeryüzünün şerefine!..’’

****
Tiyatro; topluma duyarlılıkla hizmettir, 
her derde devadır!
2008 ‘’Ulusal Bildirisi’’nde sanatçı Orhan Alkaya,
‘’Ümitsizliğin reddidir, çünkü oyun daima başlar!’’ yazmıştı.
Kültürümüzün aynasıdır, iyiliğe, güzelliğe, 
gerçeğe ışığa, çıkaran yoldur, hayattır tiyatro!
Antik Çağ’da Bergama’da 200 bin kişinin 
tiyatroya gittiğini bilir misiniz?
Bir sınıfın değildir tiyatro!
Sanatçılar ise yoğun emek ve özveriyle 
oynadıkları unutulmaz rollerle 
gözlerimizin önünde canlanır, sesleri 
kulaklarımızda yankılanır.
Çağdaş Tiyatromuzun öncüsü Muhsin Ertuğrul’un 
dediği gibi, ’’toplumun yüreğinde renk renk çiçekler açtırır!’’ 
(Üstaddan bir anekdot; Nâzım Hikmet de 
tiyatroya gönül verenlerdendi.
Yıl 1924. Bir gün vatmanları topladı, getirdi 
Ertuğrul Sineması’na. Çıt çıkmadı salonda.)

****
Bu yıl 60. Sanat Yılı’na giren Genco Erkal sormuş ve yanıtlamış;
‘’Dünya’daki bütün tiyatroların kapalı 
olduğu bir dönemde Dünya Tiyatro Günü 
kutlamaktan daha 
acıklı bir güldürü olabilir mi? Olur!’’
Tiyatro perdelerinin en kısa sürede açılması, 
alkışların susmaması dileğiyle. 
‘’Alnında ilk ışığı hisseden’’ sanatçılarımıza saygıyla.
Ya tiyatro olmasaydı!..
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
NERUDA ,
NERUDA , "POSTACI"NIN EFSANE REPLİĞİ VE NÂZIM'A YAZDIĞI ŞİİR...
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli’den 7 kente gerekli izinler alındığında otobüsle seyahat edilebilecek
Denizli’den 7 kente gerekli izinler alındığında otobüsle seyahat edilebilecek

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim