• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa! Adın Yazılacak Mücevher Taşa...
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 07 Eylül 2020 - 19:02

Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa! Adın Yazılacak Mücevher Taşa...

Baha Akıner'in yazısını okumak için tıklayın...

Kültür-Sanat
07 Eylül 2020 - 19:02
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa! Adın Yazılacak Mücevher Taşa...

Yıl 1922…

7 Eylül, Perşembe akşamı...
Müslümanlığa göre Cuma vakti...

İzmir'e,
Düşmanı denize dökmeye,
3 koldan ilerleyen,
Mustafa Kemâl Paşa'nın komutasındaki Türk orduları,

Bugün;

Beydağ,
Turgutlu,
Aydın,
Germencik,
Kuşadası,
İncirliova,
İvrindi,
Torbalı,
Saruhanlı'yı düşman işgâlinden kurtardılar...
Halkta büyük bir coşku...

Akşam dualarını yapıp,
Birkaç saat uyuyup;
Burhaniye,
Kemalpaşa,
Selçuk ve Manisa'ya ilerleyecekler...

Amaçları Cuma Namazı'nı;
Bu düşman işgâlinden kurtardıkları şehirlerde kılmak...

Allah; bu şanlı orduya, bu dileği nasip edecek...
Bin şükür!...

8 Eylül, Cuma...
Öğleden sonrası...

Türk Ordusu’na ait birkaç keşif uçağı;
İzmir semâlarında,
Üzerinde ay ve yıldızlı Türk bayrağı ile uçuş yaptılar…

Rabbime bin şükür;
Nihayetinde,
İzmir'in mavi semâlarına
Türk bayrağının ay yıldızı düşmüştü...

Ve sabahın ilk ışıkları…

9 Eylül 1922...

Sabuncubeli’nin,
Manisa’ya bakan eteklerinde geceleyen Türk süvari birlikleri,
Günün ilk ışıklarıyla birlikte kente girme kararı aldılar…

Ve önce bütün Bornova Ovası’nı,
Ardından göğün mavisini yırtarak,
Kulaklarda uğultular yaratan,
Tek bir top ateşi bütün ufku kapladı…

İzmir semâlarını yırtarak,
Kentin üzerine serpilen top sesini duyan kulaklar,
Merakla bakışlarını Bornova sırtlarına doğru çevirdiler...

Süvariler Bornova sokaklarına girdiklerinde,
Üzerilerine çevrilmiş sinsi namlular ateş aldı...

Küçük çatışmalar ve karşılıklı ateşlerden sonra;
Saat 9.30’da,
Bornova Hükümet Konağı’na girildi
ve binaya Türk bayrağı çekildi…

Türk bayrağının çekildiği aynı dakikalarda,
İzmir Merkez Cami'nin minaresinden,
Yanık ve vatan aşkıyla kavrulan,
Heyecanlı bir ses ezan okuyordu...

Artık şanlı Türk bayrağı,
Bornova'dan İzmir'e doğru dalgalanıyor
ve sanki İzmir ovalarını selamlıyordu...

Bir çırpıda Kordonboyu’na çıktılar...

Denizde sayısız düşman gemisi
Kendilerini izliyordu...

Ve süvariler,
Üstleri başları toz toprak içinde;
Her birinin yağız çehreleri,
Körfezin mavisine vurmuş biçimde ilerliyorlardı...

Kordon’da nal sesleri çınlıyordu...

Saat 10.20 sıralarında;
Yüzbaşı Şerafettin önde,
Müfrezesi arkasında,
Konak Meydanı’na ulaştılar...

Sağ tarafta Sarıkışla,
Sol taraflarında Hükümet Konağı yer alıyordu...

Dağlardan efeler inmiş, kendilerini karşılamışlardı...

Hükümet Konağı'nın balkonunda,
Halâ Yunan bayrağı dalgalanıyordu...

Kalabalık arasından koşarak biri geldi...

Yanında getirdiği,
Elde dikilmiş bir bayrağı Şerafettin Bey’e verdi...

Yaralı halde bulunan Şerafettin;
Katlanmış bayrağı bir çırpıda,
Yaralı göğsünün içine soktu...

Hükümet Konağı’nın yan kapıları kırıldı;
Sonra da, ön kapısı arkadan açıldı...

Şerafettin Bey,
Yanında iki teğmeni ile birlikte atından atladı;
Koşar adım bir elinde kılıcı,
Ötekinde mavzeri merdivenleri çıktı...

Bir solukta Hükümet Konağı’ndaydılar...

Yüzbaşı Şerafettin Bey,
Arkadaşlarının yardımıyla;
Gönderdeki Yunan bayrağını indirdi...

Göğsüne koyduğu şanlı Türk bayrağını,
Göğsünden çıkardı...

Bir anda,
Kanının bayrağına bulaştığını fark etti...

Kırmızı bayrağına, kanının kırmızısı karışmıştı...

Ve O;
O an, şunları düşünüyordu:

“Kanımın bulaştığı bayrağıma,
Şimdi de gözyaşlarım bulaşıyor...

Kanlı bayrağımı öpüyor, öpüyor, öpüyorum…

Artık ölsek ne gam!"....

Nasıl denmez ki ağız dolusu,
Nasıl söylenmez ki bu marş;
Yürekten,
Dile,
Nasıl yol almaz...

Yaşa Mustafa Kemâl Paşa yaşa!...
Adın yazılacak mücevher taşa...
Kanım feda olsun güzel vatana...


Minnetle!...
Saygıyla...



ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çalkebir'de Milyonlarca Yıllık Deniz İzleri Ortaya Çıktı: Deniz Yıldızı Fosili Heyecan Yarattı
Çalkebir'de Milyonlarca Yıllık Deniz İzleri Ortaya Çıktı: Deniz Yıldızı Fosili Heyecan Yarattı
Hacı Süleyman Efendi Türk Kültürüne Hizmet Ödülü, Prof. Dr. Durmuş Akalın’a Verilecek
Hacı Süleyman Efendi Türk Kültürüne Hizmet Ödülü, Prof. Dr. Durmuş Akalın’a Verilecek
Duayen Belgeselci Karslıoğlu Denizli'de İzleyiciyle Buluştu
Duayen Belgeselci Karslıoğlu Denizli'de İzleyiciyle Buluştu
"Bir Bank, İki İnsan", Taylan Kaya Yarın Denizli'de Sahne Alacak
Silah kaçakçılarına 2 farklı operasyon
Silah kaçakçılarına 2 farklı operasyon

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim