Bülbülü altın kafese koymuşlar, illa da vatanım demiş ya güya; Sanırım o bülbül bu dönemde yaşamamış. Şimdiki dünyada vatanından kaçan kaçana. Kabil Havaalanında uçakların kanatlarının üstünde, iniş takımlarında vatanlarını terk etmeye çalışanların fotoğrafları ve videolarını görüyoruz iki gündür. İnsanlar o kadar çaresiz kalmış ki trene biner gibi uçağın herhangi bir yerine tutunup seyahat edebileceklerini sanıyorlar. Oysa ilkokul seviyesinde eğitim almış olsalar ya da birazcık dünyadan haberleri olsa, uçağın dışında tutunarak seyahat edemeyeceklerini, iniş takımlarına tutunmayı başarsalar bile büyük ihtimalle donarak öleceklerini bilecekler ve farklı yollar deneyecekler.Oysa 1960’lı yıllarda çekilmiş Afganistan fotoğraflarına baktığımızda yaşam tarzlarının Avrupa ülkeleri gibi olduğunu görüyoruz. Ülkeyi adım adım İslam adı altında ele geçiren gericiler bırakın Müslümanlığı, insanlıktan çıkmış bir şekilde idareyi ele alıyorlar. Eli silah tutacak, taşı sıksa suyunu çıkaracak gençler, annelerini, babalarını, çocuklarını bırakarak vatanlarından kaçma derdine düşmüşler. Taliban fetva yayınlayarak bu kadın ve kızların ortada kalmayacağını, savaşçılara verileceğini ilan etmiş. Ne kadar doğrudur bilemiyorum ama Erkekler vatanlarını terk etmenin yollarını ararken kadınlar, “Nasıl olsa öleceğiz, en azından savaşarak ölelim” diyerek silahlanmaya başlamışlar. Bir insan nasıl olur da vatanını işgalcilere bırakıp kaçar? Vatanı işgal altındayken gözüne nasıl uyku girer? Hadi kaçıyorsun, kadınlarını kızlarını nasıl ölüme terk edebiliyorsun?Suriyeliler meselesi gündeme geldiği günden bu yana düşünüyorum bu konuyu. Allah korusun, aynı şey bizim başımıza gelirse ne olur? Ben bir yerlere gidebileceğimi sanmıyorum. Gidebileceğim en uzak yer dağlardır. Gücüm yettiğince vatanımı korumaya çalışırım. Benim gibi düşünen insanların sayısının az olduğunu da sanmıyorum. Büyüklerimizden öyle öğrendik biz. Çocukluğumda Kıbrıs Barış Harekatının üzerinden 7-8 sene geçmiş, ne zaman bir savaş konusu açılsa o zaman eli silah tutabilecek yaştaki büyüklerimiz askerlik şubesine en çabuk nasıl gidebileceklerini konuşur, “ölmeden bir düşman öldürsem yeter” derlerdi.O kadar para harcanıp eğitilen Afganistan Ordusunun kurşun bile sıkmadan şehirleri, sayıları ve teçhizatları kendilerinden çok daha az durumdaki Taliban'a teslim etmesi bize güvenlik konusunda bir şeyler öğretmeli.Demek ki kimse para için kendisini ölüme atmıyor, vatanı illa ki vatan için ölümü göze alanlar koruyor. Benim korkum, kontrolsüz bir şekilde ülkemize giriş yapan sığınmacılardan çok, içimizde Taliban'ın düşünce tarzını benimseyen insanlar. Hiçbir şeyi sorgulamadan, şeyhlerinin söylediği her şeyi doğru kabul eden ve bunu İslam zanneden insanlar önümüzdeki en büyük tehlike. Egzozuna atlet tıkanarak tankın durdurulabileceğini sanan insanlarla, uçakların kanatları üzerine tutunarak seyahat edebileceğini sanan insanlar arasında bir fark göremiyorum ben.
Genel
Yayınlanma: 19 Ağustos 2021 - 18:08
Zamane Bülbülleri
Nuri Kaplan'ın yazısını okumak için tıklayın...
Genel
19 Ağustos 2021 - 18:08




