• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. 1934'TE DÜNYA BİZİ ALKIŞLIYORDU, 2025'TE CENAZEMİZİ SAYIYORLAR
Gündem
Yayınlanma: 05 Aralık 2025 - 06:14
Güncelleme: 05 Aralık 2025 - 06:21

1934'TE DÜNYA BİZİ ALKIŞLIYORDU, 2025'TE CENAZEMİZİ SAYIYORLAR

Gündem
05 Aralık 2025 - 06:14
Güncelleme: 05 Aralık 2025 - 06:21
5 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
1934'TE DÜNYA BİZİ ALKIŞLIYORDU, 2025'TE CENAZEMİZİ SAYIYORLAR

Bugün 5 Aralık Dünya Kadınlar Günü…

Aynı zamanda, Atatürk’ün kadınlara seçme-seçilme hakkını verdiği gün.

Avrupa’da kadınlar oy kullanamazken, Türk kadını 1934’te milletvekili seçildi. O yıl TBMM’ye giren 18 kadın vekilden biri olan Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu oldu. Bir diğeri Afet İnan, tarih profesörü, Atatürk’ün manevi kızı, Türk Tarih Kurumu’nun kurucularındandı. Halide Edib Adıvar cephede çarpıştı, romanlarıyla dünyayı titretti. Keriman Halis, 1932’de “Dünya Güzeli” seçildiğinde Belçika’da gazeteler “Türk kadını Avrupa’yı fethetti” diye manşet attı.

İşte Atatürk’ün kadını böyleydi: gökyüzünde uçak kullanıyor, üniversitede kürsüde ders veriyor, cephede mermi taşıyor, dünya güzellik kraliçesi oluyordu.

Bugün, 2025’in sonunda, aynı Türk kadını evinde bıçaklanıyor, şüpheli bir şekilde 10. kattan düşüyor, “intihar etti” diye dosyası kapatılıyor. Avrupa’da bir kadın tacize uğrarsa polise gider, kamera kaydı vardır, uzaklaştırma çıkar, sığınak vardır. Türkiye’de kadın polise giderse “Ailenizi arayalım, barışın” diyorlar. Barışamayınca da cenazesi çıkıyor.

2025’in ilk 11 ayında 411 kadın öldürüldü. Dört yüz on bir! Her gün bir kadın. 247’si “şüpheli ölüm”.  Yani “kendisi düşmüş, kendisi asmış, ” Rabia Naz’ı hatırlayın, 11 yaşında bir çocuktu, “intihar” dediler. Rojin Kabaiş’i hatırlayın, 21 yaşındaydı, “kaza” dediler. Yıllardır aydınlatılmıyor çünkü aydınlatılmak istenmiyor. Çünkü failler ya eski kocası, ya babası, ya ağabeyi. Çünkü “namus” deniyor. Çünkü AKP 23 yıldır “aile bütünlüğü” diye diye katili koruyor, kadını suçluyor.

Avrupalı kadın ne yapıyor aynı anda?

İsveç’te kadın işgücüne katılım oranı %82, Türkiye’de %34.

Norveç’te kadın milletvekili oranı %45, Türkiye’de %19,9.

Almanya’da kreşler ücretsiz, Türkiye’de kreş bulmak için torpil lazım.

Fransa’da tacizciye 10 yıl hapis, Türkiye’de “iyi hal” indirimiyle 3 yılda dışarı.

İspanya’da “Sadece evet, evettir” yasası var; Türkiye’de “kadının beyanı esastır” ilkesi lafta kaldı, mahkemelerde kadın suçlanıyor: “Mini etek giymiş, gece dışarı çıkmış.”

Kim yaptı bunu bize?

AKP yaptı.

2002’de başörtüsü özgürlüğü diye geldiler, 2025’te kadınların hayatını kararttılar. İstanbul Sözleşmesi’ni bir gece yarısı kararıyla kaldırdılar. “Aile yapısını bozuyor” dediler. Aile yapısı bozulmasın diye kadınlar öldürülüyor! 2021’den beri kadın cinayetleri %96 arttı. 6284 sayılı kanun uygulanmıyor. Uzaklaştırma kararı alan kadın ertesi gün öldürülüyor, katil “kravat taktı” diye tahliye ediliyor.  Kadınlara açıkça ‘sürtük, çürük’ diye seslenen, ‘kız mıdır, kadın mıdır bilemem’ diyen Erdoğan’a; ‘kadınların sahiplendirilmesini’ isteyen, 6284 sayılı kanuna göz diken ve meclise girenler,  “Kadın erkek eşit değildir” diye fetva veren Diyanet’i oldu.

Atatürk’ün Türk kadınına verdiği hakları tek tek geri aldılar.

1934’te oy veren kadın, 2025’te “sokağa çıkmasın” deniyor.

Karma eğitimle okuyan kız çocuğu, bugün imam hatiplerde “itaat” öğreniyor.

Peçeyi yırtan kadın, bugün tekrar türbana zorlanıyor.

Ey Atatürk!

Sana minnettarız.

Sen bize insan olduğumuzu hatırlattın.

Bizlere “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” dedin.

Biz senin yolunda yürürken birileri bizi tekrar yere çiviledi.

Sen bize “Milletin anası” dedin, bunlar “üç çocuk doğurun” dedi.

Sen bize “Cumhuriyet kadını” dedin, bunlar “mahalle baskısı” getirdi.

Sen bize laiklik verdin, bunlar tarikatların kucağına attı.

Biz Avrupa’daki kadınlar gibi özgür yaşamak istiyoruz.

İşimize giderken korkmadan, akşam eve dönerken bıçaklanmadan.

Çocuğumuza kreş bulmak için ağlamadan.

Boşanmak istediğimizde “namus” diye öldürülmeden.

Biz Atatürk’ün kızları,  Cumhuriyet kadınları olmak istiyoruz tekrar.

Sabiha Gökçen gibi gökyüzünde, Afet İnan gibi kürsüde, Halide Edib gibi kalemle savaşarak.

Omuzlarımızda yükselelim istiyoruz, tabutlarda değil.

Ve işte o kadınlar, Atatürk’ün mirasını yaşatmaya çalışanlar, bugün bile bedel ödüyor. 30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde, kılıçlarını kaldırıp “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye haykıran teğmenler – evet, o gururlu kadın teğmenler – ihraç edildi. Birincisi Ebru Eroğlu, Yanında İkra Kuyumcu gibi Hava Harp Okulu birincisi kadınlar, dünyanın ilk kez üç harp okulunun birincilerinin kadın olduğu o tarihi anı taçlandıranlar. Ama ne oldu? “Disiplinsizlik” dediler, “TSK itibarını sarsmak” dediler, “protesto” diye yaftaladılar. Atatürk’e bağlılık yemini suç oldu, laik Türkiye’ye ant içmek ihanet sayıldı. Beş teğmen – kadınlar ön safta – ordudan atıldı

AKP’ye sesleniyorum:

Yeter!

Katilleri değil, kadınlarıkoruyun artık!

İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirin.

6284’ü uygulayın.

“İyi hal” indirimini kaldırın.

Şüpheli ölümleri aydınlatın.

Yoksa tarih sizi affetmeyecek.

Biz affetmeyeceğiz.

Ve son sözüm yine Atatürk’e:

Bizi kurtardığın için,

Bize insan olduğumuzu öğrettiğin için,

Bize “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” dediğin için

Sana sonsuz teşekkürler Paşam…

Keşke bugün hayatta olsaydın da,

Bu karanlığı bir kez daha yırtıp atsaydın.

Türk kadını yeniden doğacak.

Bu kez tabutlardan doğacak.

411 cenazenin içinden, ihraç edilen teğmenlerin gözyaşından,

Sabiha Gökçen’in kırık kanatlarının tozundan doğacak. Bir gün gelecek;

o gün “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye haykıran kadın teğmenler

generalliğe yükselecek...

Türk kadını yeniden, küllerinden doğup, layık olduğu yere,

Atatürk'in kızı, Cumhuriyet kadını olarak geri gelecektir.

Ve o gün çok yakındır!..

 

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Bu Ülkede Gazeteci Olmak; Kutlamakla Değil Direnişle Olur
Bu Ülkede Gazeteci Olmak; Kutlamakla Değil Direnişle Olur
2025 Geçti, Hesabı Bitmedi: 2026 Umudun Yılı Olmak Zorunda
2025 Geçti, Hesabı Bitmedi: 2026 Umudun Yılı Olmak Zorunda
PAÜ İsmi Üzerinden Atatürk ve Türklük Karşıtı Paylaşımlar Denizli’de Tepki Çekti
PAÜ İsmi Üzerinden Atatürk ve Türklük Karşıtı Paylaşımlar Denizli’de Tepki Çekti
Başkan Çavuşoğlu; Denizli Teknik Bilimler MYO Yerinde Kalsın!
Başkan Çavuşoğlu; Denizli Teknik Bilimler MYO Yerinde Kalsın!
Çal'da Şap Tedbirleri Artırıldı: 4 Mahallede 7 Kez Dezenfeksiyon Yapıldı
Çal'da Şap Tedbirleri Artırıldı: 4 Mahallede 7 Kez Dezenfeksiyon Yapıldı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim