• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Eğitim
  3. "Ara eleman" sorunu ülkemiz için yok sayılamayacak kadar önemlidir
Eğitim
Yayınlanma: 11 Haziran 2020 - 12:18

"Ara eleman" sorunu ülkemiz için yok sayılamayacak kadar önemlidir

İMO Denizli şubesi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “ara eleman” sorunu ülkemiz için yok sayılamayacak kadar önemlidir dendi.

Eğitim
11 Haziran 2020 - 12:18
5 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
“Ara eleman” sorunu ülkemiz için yok sayılamayacak kadar önemlidir

İMO Denizli şubesinin yazılı açıklaması aynen şöyle:

Ülkemizdeki birçok gencin büyük bir heyecanla beklediği 2020 yılının Yüksek Öğrenim Kurumlar Sınavı (YKS) 27-28 Haziran 2020 tarihlerinde gerçekleşecektir. Sınava katılacak gençlerimize geleceklerine dair kurdukları tüm hayallerin gerçekleşmesi dileğiyle başarılar dileriz.

ÖSYM tarafından oluşturulan 2020-YKS Sınav Kitapçığındaki Hukuk, Mimarlık, Mühendislik, Tıp, Öğretmenlik, Diş Hekimliği, Eczacılık Programlarına Başvurabilmek İçin En Düşük Başarı Sırası tablosunda (Tablo_1G) mesleğimiz olan İnşaat Mühendisliği programlarına yerleştirme işlemlerinde başarı sıralamasının en düşük 300.000 olarak belirlendiği görülmektedir. 

                Kamuoyunun da malumu olduğu gibi meslek itibarımız son yıllarda epeyce zedelenmiş, özel istihdam bürosu işlevi gören internet siteleri vb. platformlarda yer alan iş ilanlarında izahı mümkün olamayan söylemler kullanılmaya başlanmıştır. Bu sebeple mesleğimizin muhatabı olan her kurum, kuruluş ve kişiye inşaat mühendisliğin ne olduğunu tekrar hatırlatma ve toplumsal yarar ve gelişmenin ana unsurlarından birisi olan mesleğimizin korunabilmesi için acilen alınması gereken bazı önlemleri bütün kamuoyu ile paylaşma zorunluluğumuz ortaya çıkmıştır.

İnşaat Mühendisliği medeniyetleri var eden bir meslektir; medeniyetleri görünür kılar. İnşa edilen yapılar medeniyetlerin izdüşümünü yansıtmakta ve beraberinde gelişmişliğinin göstergesi sayılmaktadır. Kültürel, sosyal, ekonomik ve benzeri özellikler nasıl ki medeniyetlerin soyut yanını ifade ediyorsa, köprüler, yollar, binalar, barajlar da somut yanına işaret etmektedir.

İnşaat mühendisliği mesleği neyi inşa eder sorusunun yanıtı tam da bu noktada somut hale gelmektedir. İnşaat mühendisliği tarihin yapıcıları arasındadır; insanlığın gelişimine sunduğu katkı tartışılamazdır. Basit tasarıma sahip ve ilkel sayılabilecek aletlerle inşa edilen yapılardan, gelişmiş teknolojinin kullanıldığı, hayallerin bile sınırını zorlayacak nitelikteki yapılara geçiş, inşaat mühendisliğinin kat ettiği aşamaları göstermekle yetinmemekte, aynı zamanda insanının tarihsel gelişimini, farklılaşan ihtiyaçları, toplumların değişen hassasiyetlerini resmetmektedir.

İnşaat mühendisliğinin seyri doğa olaylarından korunmakla başlamış, günümüzde ise neredeyse doğaya hükmedecek bir niteliğe bürünmüştür. İnşaat mühendisliği uygulamaları, doğa olayları ile doğal afetler arasındaki çelişkiyi, insanın güvenliği ve rahatının sağlanması hedefiyle çözüme kavuşturmuştur. Kazanan insan ve inşaat mühendisliği olmuştur.

İnşaat mühendisliğinin kadim çağlardan geleceğe kurduğu köprü, mesleğimizin sıradanlaştırılmasının, önemsizleştirilmesinin, insani özelliklerinden kopartılarak mekanikleştirilmesinin, toplumsal yarar ilkesinden uzaklaştırılmasının mümkün olmayacağını simgelemektedir.  

Ancak bugün ülkemizde inşaat mühendislerinin geldikleri nokta hayli düşündürücüdür. Maalesef karar vericiler tarafından inşaat mühendisliği ara eleman statüsüne getirilmeye çalışılmakta, alenî bir şekilde de bu niyet en yetkili ağızlardan ifade edilmektedir. Elbette niyet inşaat mühendisinin ara eleman olarak kabul görmesini sağlamak olunca kariyer sitelerinde şoförlük de yapabilecek inşaat mühendisi ilanları ile karşılaşılmakta, iş bulamayan inşaat mühendislerinin marketlerde kasiyerlik yapmak gibi işlerde çalıştıkları gözlemlenmektedir.   

Bu bakış açısının eğitim sistemine yansıması olarak, üniversitelerde inşaat mühendisliği kontenjanı 2019-2020 eğitim döneminde 12370 bulmuş, başarı sıralamasına göre tercih edilebilme seviyesi 300.000’e kadar gerilemiştir.2019 yılı yerleştirmeler incelendiğinde, kontenjanların %60’ı dolmuş, yerleştirilenlerin yaklaşık % 75‘inin 250.000-300.000 başarı sıralamasında bulunduğu görülmüştür.

Dünyadaki gelişim süreci; sanayi toplumu evresini, teknoloji toplumu evresini geride bırakıp bilgi toplumu evresini tekamül ettirirken böylesine geriyi hedeflemiş bir perspektif ile eğitim dizayn etmek köle toplum yaratmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Hal böyle olunca YÖK uygulamalarının anlamı da ortaya çıkmaktadır. Bugün “ara eleman” sorunu ülkemiz için yok sayılamayacak kadar önemlidir. Ancak YÖK’ün bu duruma bulduğu çözüm yukarıda bahsedilen eğilimin yansımasıdır. Yani mühendisliğin ara elemana dönüştürülmesinden başka bir şey değildir.

Mühendislik eğitiminin pozitif bilimlere yatkınlığı olan ve hevesli kişiler tarafından alınabilecek bir formasyon meselesi olduğu, mevcut bölümlerin bile pek çoğunun bu formasyonu öğrencilerine kazandırmaya yeterli olmadığı bütün çıplaklığı ile göz önünde dururken; maalesef karar vericiler mühendislik unvanını ulufe niyetine dağıtma eğilimindeler.

Ancak, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini yadsımadan, inşaat mühendisliğinin temel vazifesi kendisine verilen komutu harfiyen uygulamak değil, insanın doğayla olan çelişkisinde, bilgi ve birikimini yapı üretim sürecinde en aktif şekilde kullanarak yani mühendislik ürünlerinde karar verici pozisyonunda yer alarak insanlığın gelişimine katkıda bulunmaktır.

Bu bağlamda biz İnşaat Mühendisleri Odası Denizli Şubesi olarak acilen yeni eğitim döneminde İnşaat Mühendisliği bölümlerinde eğitim alınabilmesi için asgari başarı sırasının 50.000 olarak değiştirilmesi ve yeterli akademisyen kadrosu ve imkânları olmayan bölümlerin kapatılması ve kontenjanların azaltılması gerektiğini Yüksek Öğretim Kuruluna hatırlatıyor, bahse konu talebimiz için kararlı bir şekilde mücadele edeceğimizi bütün kamuoyuna duyuruyoruz.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Eğitim Sen Denizli, 2025-2026 Eğitim Yılını Raporla Değerlendirdi
Eğitim Sen Denizli, 2025-2026 Eğitim Yılını Raporla Değerlendirdi
Okullarda karne heyecanı: Ders bitti, tatil zamanı
Okullarda karne heyecanı: Ders bitti, tatil zamanı
Hayatını Eğitime Adadı, Şimdi 9’uncu Üniversiteyi Hedefliyor
Hayatını Eğitime Adadı, Şimdi 9’uncu Üniversiteyi Hedefliyor
Eğitim-İş Denizli'den Çocuk İşçiliği Tepkisi:
Eğitim-İş Denizli'den Çocuk İşçiliği Tepkisi: "Çocukların Yeri Fabrikalar Değil, Okullardır"
TURİZM YOLU BİR HAFTADA YENİLENDİ
TURİZM YOLU BİR HAFTADA YENİLENDİ

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim