• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Çalkebir'de Milyonlarca Yıllık Deniz İzleri Ortaya Çıktı: Deniz Yıldızı Fosili Heyecan Yarattı
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 26 Mart 2026 - 13:15
Güncelleme: 26 Mart 2026 - 13:25

Çalkebir'de Milyonlarca Yıllık Deniz İzleri Ortaya Çıktı: Deniz Yıldızı Fosili Heyecan Yarattı

Kültür-Sanat
26 Mart 2026 - 13:15
Güncelleme: 26 Mart 2026 - 13:25
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Çalkebir'de Milyonlarca Yıllık Deniz İzleri Ortaya Çıktı: Deniz Yıldızı Fosili Heyecan Yarattı

Denizli’nin Baklan ilçesinde doğa yürüyüşü sırasında bulunan deniz yıldızı fosili, bölgenin milyonlarca yıl önce denizle kaplı olduğuna dair önemli ipuçları ortaya koydu. Boğaziçi Mahallesi Asar Mevkii’nde keşfedilen fosil, bulan vatandaş tarafından koruma altına alınırken, bölgedeki jeolojik araştırmalar yeniden gündeme geldi.

Ahmet Akbay: “Bu bulgu geçmişi doğrudan ortaya koyuyor”

Çalkebir Kültür Derneği kurucusu Ahmet Akbay, yeni bulunan deniz yıldızı fosilinin bilimsel açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Akbay, “Bu bulgu, Çalkebir’in geçmişine ışık tutan doğrudan bir kanıt niteliğindedir. Bu topraklar milyonlarca yıl önce tamamen denizle kaplıydı. Bugün yükselti olarak gördüğümüz alanlar, o dönemde suyun içinde adacıklar şeklinde varlık göstermişti” dedi.

Akbay, bölgede yapılan gözlemler ve bulguların, Çalkebir’in jeolojik açıdan ne kadar zengin olduğunu ortaya koyduğunu ifade ederek, “Burası yalnızca kültürel ve tarihi mirasıyla değil, arazi yapısı ve jeolojik özellikleriyle de dikkat çeken özel bir coğrafya” diye ekledi.

Bu Topraklar Bir Zamanlar Denizdi

Yapılan değerlendirmeler, Çalkebir’in yaklaşık 100 milyon yıl önce denizle kaplı bir alan olduğunu gösteriyor. Günümüzde en yüksek nokta olarak gördüğümüz tepeler ise o dönemde suyun içindeki adacıklar olarak yükseliyordu. Akbay’a göre, bugün kara olarak bildiğimiz alanlar, milyonlarca yıl önce denizin içinde küçük kayalık çıkıntılardan ibaretti.

Arazi Yapısı ve Su Akıntılarının İzleri

Bölgede gözlemlenen kum tepeleri ve arazi şekilleri, özellikle Türkmen Yüzü istikametinde geçmişte yoğun su akıntılarının etkili olduğunu ortaya koyuyor. Akbay, “Sadece fosil değil, arazi okuması da bize bölgenin ne kadar hareketli bir su sistemine sahip olduğunu gösteriyor. Kum tepelerinin dizilişi ve arazi formu, geçmişteki su hareketlerinin izlerini hâlâ taşıyor” dedi.

Karacadağ ve Türkmen Yüzü’nün Jeolojik Yolculuğu

Karacadağ’ın bugünkü konumunun sabit olmadığını belirten Akbay, “Jeolojik süreçlerde yaşanan büyük kırılmalar, çökmeler ve depremler, dağın alçalmasına yol açtı. Aynı süreçte tektonik sıkışmalar Türkmen Yüzü’nü yukarı doğru itti ve bugünkü topoğrafik yapıyı oluşturdu. Yani bölge sadece denizle değil, hareketli yer kabuğu süreçleriyle şekillenmiş bir coğrafya” ifadelerini kullandı.

Kayıp Gölün Sessiz Kalıntıları

Eski şehir yolu mevkiinde bulunan dere yatakları, bölgede geçmişte var olduğu düşünülen geniş bir gölün izlerini taşıyor. Akbay, “Çevrede hâlen görülen irili ufaklı göletler de bu büyük su kütlesinin kalıntılarıdır. Burası tek bir bulgu değil, katman katman geçmişin izlerini gösteren bir doğal arşiv” dedi.

Bilim Dünyasına Çağrı

Ahmet Akbay, Çalkebir’in zengin jeolojik geçmişinin tam anlamıyla ortaya çıkarılması için üniversiteler ve uzman araştırmacılara çağrıda bulundu. Akbay, “Deniz yıldızı fosili sayesinde bölgede farklı deniz canlılarına ait yeni fosillerin de bulunabileceği ihtimali güçleniyor. Çalkebir sadece tarih değil, katman katman birikmiş bir jeolojik arşivdir ve hâlâ tam anlamıyla açılmayı bekliyor” ifadelerini kullandı.

Akbay, ayrıca, bölgenin hem kültürel hem de bilimsel açıdan korunması ve doğru şekilde araştırılması gerektiğini vurguladı: “Burası sadece bir köy, bir dağ ya da bir dere değil; milyonlarca yıllık geçmişiyle gelecek nesillere aktarılması gereken bir doğal ve bilimsel mirastır.”

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Sinemadan Bir KADİR İNANIR Geçti
Sinemadan Bir KADİR İNANIR Geçti
Denizli'nin Sandıklarında Saklı Kültür Mirası Gözler Önüne Serildi
Denizli'nin Sandıklarında Saklı Kültür Mirası Gözler Önüne Serildi
Gürcan Ekici, Türkiye'yi Uluslararası Çalıştayda Temsil Edecek
Gürcan Ekici, Türkiye'yi Uluslararası Çalıştayda Temsil Edecek
Kırık Işıklar Sahne Diyecek: Madde Bağımlılığına Tiyatro ile Uyarı
Kırık Işıklar Sahne Diyecek: Madde Bağımlılığına Tiyatro ile Uyarı
Nikfer'de Depreme Dayanıksız Denilerek Yıkılan Spor Salonu Halkın Tepkisini Topladı
Nikfer'de Depreme Dayanıksız Denilerek Yıkılan Spor Salonu Halkın Tepkisini Topladı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim