Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin dava, 7 Kasım’da başlıyor. Denizli Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Nazlı Yaşatürk, Denizli Barosu’nun bu duruşmada müdahil olacağını belirtti.21 Ağustos’ta Diyarbakır Merkez Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesiyle ilgili olarak yürütülen soruşturma tamamlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davada, tutuklu sanıklar amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.“Denizli Barosu Olarak Müdahil Olacağız”Denizli Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Nazlı Yaşatürk, Denizli Barosu hizmet binası önünde bir basın açıklaması yaparak, çocuk ölümlerine karşı tepkisini dile getirdi. Yaşatürk, Narin Güran’ın hayatının elinden alınmasının acısının hala taze olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Müslüme Yağal, Leyla Akdemir ve daha nicelerinin benzer hikayelere sahip olduğunu biliyoruz. Bu çocukların ölümünden sonra gerekli önleyici tedbirler alınsaydı, bugün Narin hayatta olacaktı. 7 Kasım’da görülecek duruşmada Denizli Barosu olarak müdahil olacağız. Ulu Önder Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Vatanı korumak, önce çocukları korumakla başlar.’ Bu vahim olaylar karşısında etkin bir soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz ve hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”“Sağlık Hizmetlerindeki Korkunç Yolsuzluklar Bizleri Derinden Sarstı”Nazlı Yaşatürk, açıklamasında İstanbul ve Tekirdağ’da yaşanan yenidoğan bebek ölümlerine de değindi. “Yenidoğan Çetesi” adı verilen bir suç örgütünün, maddi kazanç elde etmek amacıyla bebekleri kasıtlı olarak hasta ettiği ve tedavi süreçlerini uzatarak bazı bebekleri öldürdüğü öğrenildi. Yaşatürk, bu skandalın sağlık personelleri ve kamu görevlilerinin de dahil olduğu bir yolsuzluk zincirine işaret ettiğini belirterek, “Bu durum toplum vicdanını derinden yaralamıştır. Bebeklerin yaşam mücadelesinin haksız kazanç elde etme aracı haline getirilmesi insanlık onuruna ve yaşam hakkına açıkça aykırıdır” dedi.“Hukuk Devletine Yönelik Her Türlü Tehdide Karşıyız”Denizli Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Yaşatürk, ayrıca Cumhuriyet savcılarına yönelik tehdit ve baskı girişimlerine de dikkat çekti. “Bir Cumhuriyet Savcısının makamında tehdit edildiği ve yargı makamlarına baskı yapılmaya çalışıldığı görüntüler hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Bu yapının benzer faaliyetlerde bulunmuş olma ihtimali ciddi şekilde araştırılmalıdır” dedi. Yaşatürk, hukuki düzenlemeler ve yaptırımların bir an önce devreye girmesi gerektiğini vurguladı.Son olarak Türkiye’de her gün ortalama 32 çocuğun kaybolduğunu, ancak bu çocukların akıbetinin yeterince araştırılmadığını belirten Yaşatürk, TÜİK’in 8 yıldır kayıp çocuk verilerini paylaşmamasını eleştirerek, bu durumun sorumluluktan kaçmak anlamına geldiğini söyledi.
Gündem
Yayınlanma: 24 Ekim 2024 - 20:15
Denizli Barosu Çocuk Hakları Komisyonu'ndan Çocuk Ölümlerine Tepki: "Narin Güran Davasında Müdahil Olacağız"
Gündem
24 Ekim 2024 - 20:15




