• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Eğitim
  3. Denizli Kadın Platformu; Diyanet ve müftülükler, okullarımızdan ellerini çekmelidir
Eğitim
Yayınlanma: 20 Haziran 2023 - 20:29
Güncelleme: 20 Haziran 2023 - 20:52

Denizli Kadın Platformu; Diyanet ve müftülükler, okullarımızdan ellerini çekmelidir

Eğitim
20 Haziran 2023 - 20:29
Güncelleme: 20 Haziran 2023 - 20:52
8 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Denizli Kadın Platformu; Diyanet ve müftülükler, okullarımızdan ellerini çekmelidir
Denizli Kadın Platformu ve platform üyesi dernekler, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) kapsamında yapılan imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi görevlendirmelerine karşı eylem yaptı. 


Denizli Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Ayşegül Odabaşıoğlu’nun önderlik ettiği eylemde, Kadın platformu adına Denizli Barosu avukatlarından İrem Erdoğan açıklama yaptı. Eylem, "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)" kapsamında okullara "manevi danışmanlık" hizmeti altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kuran kursu öğreticisi görevlendirmelerinin yapıldığı konusunda bir tepki oldu.

Denizli Kadın Platformu'nun açıklaması aynen şu şekilde;

Bugün neden alandayız
Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime sahip Çıkıyorum Projesi(ÇEDES) Kapsamında 842 ilkokul, ortaokul, liseye “manevi danışmanlık” hizmeti altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi görevlendirmesi yapılmıştır. Türkiye’nin pek çok yerinde okullarımıza bu yönde görevlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Milli Eğitim Müdürlüğü ve Müftülük eliyle okullara “manevi danışman” görevlendirilmesi, eğitimin bilimsel niteliğinin ortadan kaldırılarak dinselleştirilmesi olup kabul edilemez.
Kamuoyunda iktidar ortağı bazı partilerin programlarında belirttikleri “ahiret öncelikli eğitim” tartışmaları sürerken yapılan bu uygulamadaki amacın, eğitimin çağdaş, bilimsel ve laik niteliğini yok etmeye yönelik olduğu ve eğitimin dinselleştirilmesini amaçladığı gayet açıktır. Okulların rehberlik birimleri, imamlara açılmaktadır.
Bu uygulama Anayasa’ya, laiklik ilkesine aykırıdır. Anayasanın 42. Maddesinde, eğitim ve öğretimin Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılacağı öngörülmekte, eğitim ve öğretim hürriyetinin Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmayacağı belirtilmektedir.


Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesine sızarak eğitimin dinselleştirilmesine ve laik karakterinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaları, uzun süredir eğitbilimcileri kaygılandırmaktadır. Ne yazık ki Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Müftülüklerle çok çeşitli protokoller yaparak din görevlilerini yoğun bir şekilde okullara taşımakta, yaz kampları, ortak etkinlikler v.s yollarla eğitimin bilimsel, laik, demokratik karakterini aşındırmaktadır. ÇEDES projesi de bu amaca hizmet eden projelerden biridir.
Yüz binlerce öğretmen atama beklerken ve öğrencilerle ilgilenecek bütün eğitim kadrosunun pedagojik formasyona sahip olması gerekirken, okullarda pek çok rehber, psikolog ve öğretmen açığı varken, bunlar yapılmayarak , hiçbir pedagojik formasyonu olmayan imam, vaiz gibi din görevlilerinin “manevi danışman” adıyla okullarda görevlendirilmesi, eğitim ve öğretimin bilimsellikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmesi amacından başka bir şey değildir. İmam ve vaizlerin yeri, dinsel kurumlardır. Okullar değil!.. Diyanet ve müftülükler, okullarımızdan ellerini çekmelidir.
O yüzden bugün biz alandayız..

Kamu vicdanı; cemaatler, tarikatler elindeki çocuklarımızın ölüm haberleri ile sarsılırken, toplum eğitim sisteminin din temelli kurumlardan uzak tutulması için haykırırken, her geçen gün daha da artan bir baskı ile ideolojik bir din dayatmasına şahit oluyoruz.
​Bu kez İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü ile İzmir ili Müftülüğü arasında yapılan protokolle “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) Kapsamında 842 ilkokul, ortaokul, liseye “manevi danışmanlık” hizmeti altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi görevlendirmesi yapılmıştır.
​Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Müftülüklerle çok çeşitli protokoller yaparak din görevlilerini yoğun bir şekilde okullara taşımakta, yaz kampları, ortak etkinlikler gibi yollarla eğitimin bilimsel, laik, demokratik karakterini aşındırmaktadır. ÇEDES projesi de bu amaca hizmet eden projelerden biridir.
​Laik eğitim; çağdaş bir nesil yetiştirebilmenin en önemli yapı taşıdır. Yarınlarımızın sahibi çocuklarımızın güvenle eğitim hayatlarını sürdürebilmesi ve aldıkları eğitim sonunda çağdaş, sorgulayabilen, itiraz etmeyi bilen, eşitlikçi ve ruhsal açıdan sağlıklı birer birey olmalarının güvencesi de laik eğitimdir. Dogmatik, katı ve değişmez kurallara sahip, bağnaz, sorgulama ve itiraz etmenin mümkün olmadığı ve bununla beraber itaat etmeyi öğretmeyi amaçlayan din temelli bir milli eğitim, çocuklarımızın sağlıklı bir psikolojik gelişim göstermesini mümkün kılmaz.
​Dini referanslı eğitim anlayışı; eşit, özgür ve bilimsel düşünceye dayalı eğitim görme hakkının açık ihlalidir. İmam ve vaizlerin yeri, okullar değil dinsel kurumlardır. Eğitim sistemi; siyasal, ideolojik çizgilere göre, dini veyahut kültürel ihtiyaçlar doğrultusunda biçimlendirilemez. Çocuklarımız, ÇEDES ve benzeri projelerle siyasi ideolojik hedeflerin bir parçası haline getirilemez! MİLLİ EĞİTİM, LAİKLİK İLKESİNDEN AYRI TUTULAMAZ! Laik eğitim sisteminde “tek din, tek mezhep” anlayışının yeri yoktur!
​Yüz binlerce öğretmen atama beklerken, okullarda pek çok rehber, psikolog ve öğretmen açığı varken, hiçbir pedagojik formasyona sahip olmayan imam, vaiz gibi din görevlilerinin “manevi danışman” adıyla okullarda görevlendirilmesini sağlayan ÇEDES Projesi, basit ve masum bir manevi destek projesi değildir; LAİK, BİLİMSEL VE ÇAĞDAŞ EĞİTİME KARŞI BAŞLATILMIŞ, SESSİZ KALINDIĞI TAKDİRDE HAYATIN HER ALANINA SİRAYET EDECEK GERİCİ BİR SAVAŞIN AYAK SESLERİDİR! SUSMAYACAĞIZ! BU KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ!
​Anayasaya, 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa aykırı, açıkça laik eğitimi hedef alan bu uygulama, hukuk devleti ilkelerine tamamen aykırı olup kabul edilemez.​
​Anayasa 2. Madde açıktır: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, LAİK ve sosyal bir hukuk Devletidir.
​Anayasa 4. Madde açıktır: 2. Maddede belirtilen cumhuriyetin laiklik niteliği değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez!
​Anayasanın başlangıç hükümleri açıktır: Hiçbir faaliyet, Atatürk ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremez! Laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duyguları, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamaz!
​Anayasa 42. Madde açıktır: Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür
​1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nun 56. Maddesi açıktır: Eğitim ve öğretim hizmetlerinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetiminden ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur.
​Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın halefi olamaz!
​1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nun 2. Maddesinde Türk Milli Eğitiminin amacı; çocuklarımızı, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek olarak tanımlanmıştır. ​
​Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında asırlardır birçok farklı din ve mezhebe sahip vatandaşların sahip olduğu fikir ve inanç özgürlüğünü korumak, din seçimleri yüzünden ayrımcılığa maruz bırakılmasını engellemek de ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasamızın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesince Türkiye Cumhuriyeti Devletinin görev ve sorumluluğu altındadır. Laik eğitim hakkı; fikir, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin herkese eşit bir eğitim hakkını da güvence etmektedir. Her Türk vatandaşı, Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahiptir. ÇEDES Projesi ise farklı inançtan öğrencilere yönelik açık bir dayatma ve ayrımcılıktır.
​ Anayasaya, yasalara açıkça aykırı ÇEDES projesi ile milli eğitimde Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kendisine paydaş edinen Milli Eğitim Bakanlığı, gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemekte, okulların çocuğun üstün yararı ve kamu yararına işlev görme ilkelerini hiçe saymakta, görevini yürütürken sadakatle bağlı kalacağını taahhüt ettiği Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerine açıkça aykırı davranmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Milli Eğitim Bakanlığı, Anayasayı ihlal edemez!
​Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim ve inanç alanlarını kesiştiren böylesine tehlikeli bir uygulamadan derhal vazgeçmeli, Diyanet ve müftülükler, okullarımızdan ellerini çekmelidir.
​Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve yetkili Devlet erkini; Türkiye Cumhuriyetinin insan haklarına saygılı, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, demokratik, LAİK ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu hatırlatıyor ve bir an önce ÇEDES Projesini iptal etmeye çağırıyoruz.
 

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Eğitim Sen Denizli, 2025-2026 Eğitim Yılını Raporla Değerlendirdi
Eğitim Sen Denizli, 2025-2026 Eğitim Yılını Raporla Değerlendirdi
Okullarda karne heyecanı: Ders bitti, tatil zamanı
Okullarda karne heyecanı: Ders bitti, tatil zamanı
Hayatını Eğitime Adadı, Şimdi 9’uncu Üniversiteyi Hedefliyor
Hayatını Eğitime Adadı, Şimdi 9’uncu Üniversiteyi Hedefliyor
Eğitim-İş Denizli'den Çocuk İşçiliği Tepkisi:
Eğitim-İş Denizli'den Çocuk İşçiliği Tepkisi: "Çocukların Yeri Fabrikalar Değil, Okullardır"
Denizli Valiliğinden gelen talimata göre; göl ve göletlere girmek yasaklandı
Denizli Valiliğinden gelen talimata göre; göl ve göletlere girmek yasaklandı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim