Denizli Kadın Platformu tarafından İran’da polisler tarafından öldürülen Mahsa Amini’ye destek vermek için eylem yapıldı. Eyleme İranlı kadınlar da eşlik ettiler. Düzenlenen eylemde kadınlar dans ettiler ve saçlarını kestiler.
İran’ın başkenti Tahran'da başörtüsü denetimi yapan ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan 3 gün sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini için düzenlenen protestolar devam ediyor. Bu protestolara Denizlili kadınlar da katıldı. Denizli Kadın Platformu tarafından düzenlenen protestolara Denizli Kadın Platformu Dönem sözcüsü Ayşegül Odabaşıoğlu, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, CHP Denizli Kadın Kolları Başkanı Ayşen Kocabay, CHP Pamukkale İlçe Başkanı Arda Arpacı, Pamukkale İlçe Kadın Kolları Başkanı Mahinur Dingil, Kadın Dernekleri temsilcileri, İranlı kadınlar ve erkekler katıldılar.
Pahoy’ün Mahsa Amini’yi simgeleyen dans gösterileri tüm katılımcılara duygulu anlar yaşatırken, kadınlar ve erkekler Mahsa Amini’ye destek olmak için saçlarını keserek protestoya katıldılar.
Denizli Kadın Platformu Dönem sözcüsü Ayşe Odabaşıoğlu Mahsa Amini için düzenlenen protesta sırasında bir basın açıklaması yaptı. Odabaşıoğlu yaptığı açıklamada, “Türkiye’den İranlı kadınların sesini yükseltiyoruz. Mahsa Amini’ nin katili İran Molla rejimidir. Mahsa'nın katili erkek egemen sistemdir. Mahsa’nın ve İranlı kadınların mücadelesi hepimizin mücadelesidir” dedi.
Denizli Kadın Platformu Sözcüsü Ayşe Odabaşıoğlu açıklamalarına şu şekilde devam etti;
Günlerdir İran sokakları yanıyor. Günlerdir dünyanın her yerinde biz kadınların içi yanıyor, öfkesi, isyanı büyüyor. Bir kadın daha ona dayatılan sınırları reddettiği için öldürüldü.
İnternet yasağı geldi İran tüm dünyaya kendini kapattı ve İran sokakları kan gölüne döndü. Yıllardan beri İranlı kadınlar, başörtüsü dayatması başta olmak üzere, “şeriat kuralları” adı altında yaşamlarına müdahale eden erkek egemenliğine karşı mücadele ediyor. Bizler de Türkiye’den İranlı kadınların sesini yükseltiyoruz.
Mahsa Amini’ nin katili İran Molla rejimidir. Mahsa'nın katili erkek egemen sistemdir. Mahsa’nın ve İranlı kadınların mücadelesi hepimizin mücadelesidir. "Uyguladıkları şeriat kurallarıyla kadınlara nefes aldırtmamayı hedef haline getiren rejim, Mahsa’nın katledilmesinden sonra sokaklara dökülen binlerce kadını bastırmaya, yıldırmaya, sindirmeye çalışıyor, gözaltına alıyor, dövüyor, öldürüyor. İran’da kadınlar yaşamları pahasına geri adım atmadan dinci-faşist molla rejimine karşı mücadelelerini yükseltmeye devam ediyor.
Adeta küresel kadın dayanışması yaşanıyor. Bizler biliyoruz ki, baskı ve zulmün artması ile her türlü tahakküme karşı isyan da artar ve buluşarak çoğalır. Kız kardeşimiz Mahsa’nın sözde ahlak polisi tarafından öldürülmesi canımızı yaktı, öfkemizi ve isyanımızı büyüttü. Erkek egemen sistemin kadın düşmanı politikalarına ve kadınlar üzerinden bütün bir topluma tahakküm kuran faşizme karşı kadın özgürlük mücadelemizi yükseltiyoruz.
" Biz kadınlar bugün dünyanın dört yanında eşitsizliği, yoksulluğu, savaşları ve şiddeti üreten erkek egemen kapitalizme karşı isyanımızı meydanlara taşımak, kadın dayanışmasının sınırları aşan gücüyle buluşmak ve itirazlarımızı hep birlikte daha fazla duyurmak için yine alanlardayız.Kadınların varlığını yok saymak, aşağı görmek, toplumsallığını yerle bir etmek için her türlü yasağı din kisvesi altında hayata geçirmeye çalışan sürekli olarak kadın kazanımlarına saldıran, kadın emeği ve yaşamı üzerinde denetim kuramaya çalışan iktidarın kamusal alanı dinselleştirerek, İslam sentezli bir kamusallık yaratma hevesi de her fırsatta açığa çıkmaktadır.
Üç, beş çocuk baskısı
Kadın ve aile bakanlığının dönüştürülmesi
Kürtaj ve sezaryen yasaklama girişimi
Kürtajı kamu hastanelerinde imkânsız hale getirme
Aile irşat büroları
Şiddet uygulayan erkekle arabuluculuk uygulamasını hayata geçirmeye çalışmak
Boşanmayı zorlaştırma raporları
Nafaka hakkını gasp etme kampanyaları
Erkek egemen zihniyetin kadınları sistematik olarak aileye mahkûm etme çabaları hiç bitmeden devam ediyor.
Yine yasal düzenlemelerle çocuğun cinsel istismara maruz kalması durumunda somut delil aranması, evlilik yaşının düşürülerek çocuk yaşta evlikleri yasalaştırma çabaları, 5. yargı paketiyle” icra yoluyla çocuğu görme devri artık bitiyor “diyerek çıkardıkları çocuğun yararını ve kadının güvenliğini gözetmeyen değişiklikler kadın ve çocuk düşmanı uygulamalara devam etmelerinin bir sonucudur.
Bütün bunları kabul etmiyoruz kadın yaşam özgürlük diyoruz…
Şiddetsiz, sömürüsüz, yaşam istiyoruz.
Biz kadınlar insanca yaşam istiyoruz.

İran’ın başkenti Tahran'da başörtüsü denetimi yapan ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan 3 gün sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini için düzenlenen protestolar devam ediyor. Bu protestolara Denizlili kadınlar da katıldı. Denizli Kadın Platformu tarafından düzenlenen protestolara Denizli Kadın Platformu Dönem sözcüsü Ayşegül Odabaşıoğlu, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, CHP Denizli Kadın Kolları Başkanı Ayşen Kocabay, CHP Pamukkale İlçe Başkanı Arda Arpacı, Pamukkale İlçe Kadın Kolları Başkanı Mahinur Dingil, Kadın Dernekleri temsilcileri, İranlı kadınlar ve erkekler katıldılar.

Pahoy’ün Mahsa Amini’yi simgeleyen dans gösterileri tüm katılımcılara duygulu anlar yaşatırken, kadınlar ve erkekler Mahsa Amini’ye destek olmak için saçlarını keserek protestoya katıldılar.

Denizli Kadın Platformu Dönem sözcüsü Ayşe Odabaşıoğlu Mahsa Amini için düzenlenen protesta sırasında bir basın açıklaması yaptı. Odabaşıoğlu yaptığı açıklamada, “Türkiye’den İranlı kadınların sesini yükseltiyoruz. Mahsa Amini’ nin katili İran Molla rejimidir. Mahsa'nın katili erkek egemen sistemdir. Mahsa’nın ve İranlı kadınların mücadelesi hepimizin mücadelesidir” dedi.
Denizli Kadın Platformu Sözcüsü Ayşe Odabaşıoğlu açıklamalarına şu şekilde devam etti;Günlerdir İran sokakları yanıyor. Günlerdir dünyanın her yerinde biz kadınların içi yanıyor, öfkesi, isyanı büyüyor. Bir kadın daha ona dayatılan sınırları reddettiği için öldürüldü.
İnternet yasağı geldi İran tüm dünyaya kendini kapattı ve İran sokakları kan gölüne döndü. Yıllardan beri İranlı kadınlar, başörtüsü dayatması başta olmak üzere, “şeriat kuralları” adı altında yaşamlarına müdahale eden erkek egemenliğine karşı mücadele ediyor. Bizler de Türkiye’den İranlı kadınların sesini yükseltiyoruz.
Mahsa Amini’ nin katili İran Molla rejimidir. Mahsa'nın katili erkek egemen sistemdir. Mahsa’nın ve İranlı kadınların mücadelesi hepimizin mücadelesidir. "Uyguladıkları şeriat kurallarıyla kadınlara nefes aldırtmamayı hedef haline getiren rejim, Mahsa’nın katledilmesinden sonra sokaklara dökülen binlerce kadını bastırmaya, yıldırmaya, sindirmeye çalışıyor, gözaltına alıyor, dövüyor, öldürüyor. İran’da kadınlar yaşamları pahasına geri adım atmadan dinci-faşist molla rejimine karşı mücadelelerini yükseltmeye devam ediyor.
Adeta küresel kadın dayanışması yaşanıyor. Bizler biliyoruz ki, baskı ve zulmün artması ile her türlü tahakküme karşı isyan da artar ve buluşarak çoğalır. Kız kardeşimiz Mahsa’nın sözde ahlak polisi tarafından öldürülmesi canımızı yaktı, öfkemizi ve isyanımızı büyüttü. Erkek egemen sistemin kadın düşmanı politikalarına ve kadınlar üzerinden bütün bir topluma tahakküm kuran faşizme karşı kadın özgürlük mücadelemizi yükseltiyoruz.
" Biz kadınlar bugün dünyanın dört yanında eşitsizliği, yoksulluğu, savaşları ve şiddeti üreten erkek egemen kapitalizme karşı isyanımızı meydanlara taşımak, kadın dayanışmasının sınırları aşan gücüyle buluşmak ve itirazlarımızı hep birlikte daha fazla duyurmak için yine alanlardayız.Kadınların varlığını yok saymak, aşağı görmek, toplumsallığını yerle bir etmek için her türlü yasağı din kisvesi altında hayata geçirmeye çalışan sürekli olarak kadın kazanımlarına saldıran, kadın emeği ve yaşamı üzerinde denetim kuramaya çalışan iktidarın kamusal alanı dinselleştirerek, İslam sentezli bir kamusallık yaratma hevesi de her fırsatta açığa çıkmaktadır. Üç, beş çocuk baskısı
Kadın ve aile bakanlığının dönüştürülmesi
Kürtaj ve sezaryen yasaklama girişimi
Kürtajı kamu hastanelerinde imkânsız hale getirme
Aile irşat büroları
Şiddet uygulayan erkekle arabuluculuk uygulamasını hayata geçirmeye çalışmak
Boşanmayı zorlaştırma raporları
Nafaka hakkını gasp etme kampanyaları
Erkek egemen zihniyetin kadınları sistematik olarak aileye mahkûm etme çabaları hiç bitmeden devam ediyor.
Yine yasal düzenlemelerle çocuğun cinsel istismara maruz kalması durumunda somut delil aranması, evlilik yaşının düşürülerek çocuk yaşta evlikleri yasalaştırma çabaları, 5. yargı paketiyle” icra yoluyla çocuğu görme devri artık bitiyor “diyerek çıkardıkları çocuğun yararını ve kadının güvenliğini gözetmeyen değişiklikler kadın ve çocuk düşmanı uygulamalara devam etmelerinin bir sonucudur.
Bütün bunları kabul etmiyoruz kadın yaşam özgürlük diyoruz…
Şiddetsiz, sömürüsüz, yaşam istiyoruz.
Biz kadınlar insanca yaşam istiyoruz.




