Şiir yüreğiniz varsa eğer;Şiir’e ve Sevgi’ye inanıyorsanız,Şiir’i, Sevgi’yi, paylaşımı ve mücadeleyi yaşıyorsunuz an be an…Bu dünyada sonunda; Sevgi’nin ve Şiir’lerle yeşerecek gönüllerin kazanacağına inanıyorsanız…Bazen; Bir Şair’in adı geçince, Hemen çok bilinen bir Şiir’ini anımsarız...Yahya Kemâl adını duyunca "Sessiz Gemi"yi, Ahmet Haşim’den söz edilince "Merdiven"i...Cahit Sıtkı’yla,"Otuz Beş Yaş" Şiir'i neredeyse özdeşleşmiştir mesela...Orhan Veli; "İstanbul’u Dinliyorum", Tanpınar; "Bursa’da Zaman", Turgut Uyar; "Göğe Bakma Durağı", Attilâ İlhan; "Ben Sana Mecburum" Şiir'leriyle anımsanır ilk başta...Örnekleri çoğaltabiliriz elbette...*****Cahit Külebi’nin adı geçince "Hikâye"nin ilk mısraları, Ahmet Muhip Dıranas'’tan söz edilince, "Fahriye Abla"nın hemcinslerini bile kıskandıracak güzelliği, kadınlığı...Dağlarca adı geçince de, "Kızılırmak Kıyıları”“Ah, kimselerin vakti yok,Durup ince şeyleri düşünmeye...” dizelerini duyduğumuzda da Gülten Akın’ı...***** Ya "Çağrılmayan Yakup" size kimi anımsatır?Kocaman Şiir yürekli dostlarımın,Edip Cansever dediğini duyar gibiyim:"Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup!.Bunu kendine üç kere söyledi.Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar.O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım…Ben; yani Yakup, her türlü çağrılmanın olağan şekli.Daha hiç çağrılmadım!.Biri olsun "Yakup!" diye seslenmedi hiç.Yakup!...Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım.Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim.Ceplerimdeki eskimiş kâğıt parçalarını atayım.Sonra bir güzel yıkanayım da…Ben size demedim mi?Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum.Sanki böyle, niye ben oradan geliyorum.Telaşlı, açgözlü kurbağalara,Bakmaktan.Bilmiyorum!.Bilmiyorum, bilmiyorum…Ben; yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, Yakup.Bazen karıştırıyorum...Bazen karıştırıyorum ya, çok uzun bir gündü.Sonra bu çok uzun günün, sıcak bir günü.Kediler kırmızı alevler halinde koşuyordu.Onlar işte hep boyuna koşuyordu.Birileri çıkıyordu ordan burdan...Hiç çıkmamak halinde ve ölgün.Birileri çıkıyordu.Geceden kalma bir lamba yanıyordu, açık.Bir pencerenin sokağa doğru içinde.Bu uyum korkunçtur Yakup!...Yakubun olması korkunçluğudur bu.Dünyanın insana doğru içinde.Yakup, Yakup!...Burdayım, yani ben… Evet, geliyorum!.Lambayı söndürmesinler, geliyorum.Siz bütün lambaları yakın, evet.Ben; yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, YakupBazen karıştırıyorum...Ve kendine bilinmeyenler yaratan Yakubum ben, iyi ya!...Durduğum bir gündü, diyorum, bütün ilgiler sizin olsun.Her türlü bir şeyler sizin olsun, ben artık;Hep böyle istiyorum, ayıp değil ya!...Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum.Bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde.Ve yollarda ölü baykuşlar bulduğum.Bir ölünün günü boyayan renginde.Çürük evler bulduğum, içleri sonsuz kayalar.Kayalardan dondurmalar sorduğum…Ben; yani Yakup, Yakubun hiç çağrılmamış şekli.Kim bilir ne diyordum!.(Kim bilir ne diyordu bir baykuş yaratıldığına,Bir baykuş tarafından.Ve bütün baykuşlar o bütün baykuşların arasında ne oluyordu,Ben ne oluyordum.)Bütün iskemleler ağır ve hastalıklı.Bir gidip, bir geliyordum kendime aptallaşarak…Bunu Yakup söyledi!.Dedi ki, çünkü herkes Yakubu yaşıyordu, bense;Çöllerden ve kızgın güneşlerden icatlar yapıyordum,Kızgın kâğıtların üstüne…Ve alevler halinde dünya bana dokunuyordu.Ve ayakta soğuk bir bira içmiş kadar bir anlamım oluyordu bazen.Oluyordu ve bir de;Bir otobüse bindiğim, biletçinin bilet bile kesmek istemediği ben,Kendimi koruyordum…Bunu bana Yakup söyledi.Öyle bir Yakup ki bu; onca din kitaplarının sözünü bile etmediği,Kimsenin sözünü bile etmediği bir Yakup!...Ben;Bunu hep biliyorum,Bunu hep biliyorum ve işteÖzgürüm, cezasız duruyorum..."*****Yarın, günlerden Edip Cansever dostlar...Fazla Şiir'in,Fazla Şair'i yarın 93 yaşında...ve hâlâ oralardan bizi izlemekte Usta.ve hâlâ dostlarıyla kafa çekmekteve hâlâ Şiir yazmakta...Yitip giden Usta'lara haber saldım dostlar;Yarın yoksa manileri,Bizimle olacaklar!...Hem mani dediğin nedir ki?Bizler için vakit, hep Şiir vakti…Biz "Ölmeme Günü"nü kutlayacağız;Yarın, tam da Usta’nın doğum gününde,Onlar da sonsuza kadar artık "Ölme Günü"nde...Yarın sabah saatlerinde,Buralarda olacağım yine…Beklerim!...Tüm Şiir yürekli dostlarla birlikte,Usta'nın doğum gününü kutlamak üzere…Selam, Sevgi, Şiir ve muhabbetle...
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 07 Ağustos 2021 - 13:20
EDİP CANSEVER
Baha Akıner'in yazısını okumak için tıklayın...
Kültür-Sanat
07 Ağustos 2021 - 13:20
İlginizi Çekebilir




