• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Görevimiz Dünyayı Kurtarmak
Genel
Yayınlanma: 06 Aralık 2023 - 11:56

Görevimiz Dünyayı Kurtarmak

Genel
06 Aralık 2023 - 11:56
5 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Görevimiz Dünyayı Kurtarmak

Haftalardır iklim değişikliğini yazıyordum, bu haftada sizlerle iklim değişikliği krizi paralelinde ilerleyen bir başka konuya değinmek istiyorum.

İnsanlıkla ilgili şimdiye kadar bulunan kaynaklar ezber bozmaya devam etsede bilim camiasında genel kabul görmüş sav avcı-toplayıcı olduğumuz yönündedir. Küçük topluluklar veya kabile halinde Afrika'nın yerli ırklarının yaşam standartlarında yaşarken neden öyle devam etmedik, ne değişti?

"... On bin yıl önce, Sapiens tüm vaktini ve enerjisini birkaç hayvan ve bitki türünün yaşamını değiştirmeye adayınca değişti. Gün doğumundan günbatımına kadar insanlar tohum ektiler, bitki suladılar, kökleri topraktan söktüler ve koyunları bereketli çayırlara sürdüler. Bu çabanın onlara daha çok meyve, tahıl ve et olarak geri döneceğini düş nüyorlardı. İnsanların yaşamında bir devrimdi bu: Tarım Devrimi."(Sapiens, Yuval Noah Harrari, Tarihin En Büyük Aldatmacası s:91-109,Kolektif Kitap 60.Baskı Eylül 2021-İstanbul)

İlk çiftçiler olan o devrin insanları, çevrelerinde topladıkları meyve ve sebzelerin tohumlarından yeni bitkiler yetiştirilecek olduklarını anlayınca denemeler yapmaya başladılar. Bugün tükettiğimiz pek çok gıdanın evrimsel sürecinde de etkin rol oynadılar. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalarının temelleri de aslında o tarihlerde atılmıştı, çünkü sadece bitki üretmiyor aynı zamanda ıslah da yapıyorlardı.

"Tarıma geçiş MÖ 9500-8500 yıllarında Güneydoğu Türkiye, Batı İran ve Levant bölgesinin tepelik arazisinde, düşük bir hızda ve sınırlı bir coğrafi alanda başladı. Buğday ve keçiler yaklaşık MÖ 9000'de, bezelye ve mercimek 8000, zeytin ağaçları MÖ 5000, atlar 4000 ve üzüm 3500 yıllarında evcilleştirildi. Deve ve kaju fıstığı gibi bazı hayvanlar ve bitkiler daha da geç evcilleştirildi, zaten MÖ 3500 civarında asıl evcilleştirme dalgası bitmişti. Tüm ileri teknolojimize rağmen, bugün bile kalorimizin yüzde 90'ından fazlasını atalarımızın MÖ 9500'le 3500 arasında evcileştirdiği bir avuç bitkiden elde ediyoruz. Bunlar buğday, mısır, patates, darı ve arpadır" (Sapiens, Yuval Noah Harrari, Tarihin En Büyük Aldatmacası s:91-109,Kolektif Kitap 60.Baskı Eylül 2021-İstanbul)

Halen dünyanın en önemli besin kaynakları arasında buğday, pirinç, patates ve mısır yer alırken, avcı-toplayıcı dönemde binlerce çeşit bitki ve hayvanla beslendiğimiz genel kabul görmüş bir başka sav olarak aklımızın bir köşesinde dursun istiyorum. Zira endüstriyel tarımın bir sonucu olan toprağın mutlak gerekli bitki besin maddelerince fakirleşmesi, monokültürün getirdiği sorunlar mevcut üretimde vitamin, mineral, protein… içeriği daha az bitkiler tükettiğimizi yapılan çalışmalar gözler önüne sermektedir.

Evciltme, kültüre almanın bir sonraki basamağı olan ıslah, yerleşik hayatın bir parçası ve bitki veya hayvanlar aleminin en iyi yönlerinden yararlanma prensibi üzerinden işleyen bir uygulamadır. Uzun yıllar alır ve her zaman çok iyi sonuçlar ortaya çıkmayabilir. Örneğin, ıslahta Bulk Yöntemi ortalama 11 yıl sürer. Verim artışı, kuraklığa dayanımı yüksek bir buğday çeşiti elde edebilirsiniz lakin sarı pasa karşı ne yazık ki hassasiyet geliştirebilir. Hepimizin bildiği gibi açık alan üretiminde genotip yanında iklimsel faktörler devreye girdiğinde üretimde dalgalanma kaçınılmazdır. Haliyle de ekonomik zarar eşiğinde pestisit kullanımı gerek erişimi ve gerekse uygulama kolaylığı ile ilk seçenek olarak biz çiftçilere göz kırpacaktır.

2 Aralık 2019 tarihli köşe yazımda (https://www.denizliekspres.com.tr/biyolojik-silah-gida/22050/) ve Covid-19 sebebiyle aktardığım yazılarda da Genetiği Değiştirilmiş Organizmalardan bahsetmiştim. Tarım Devrimi ile birlikte insanlığın yerleşik hayata geçiş yaptığı varsayımı bugün Genetiği Değiştirilmiş Organizmalarla doyurulması düşünülen insan popülasyonunun artmasının en önemli sebebi olarak görülmektedir. Nihai olarak da yine tarım ekseninde yol alınmaktadır.

Dünya nüfusunun 9 milyara çok hızlı yaklaşıyor olması, tarım yapılabilir alanların azalması, kullanılabilir tatlı su kaynaklarının tükenme riski,...başta fosil yakıtlar olmak üzere yeraltı enerji kaynaklarının ulaşılabilir son rezerv noktasına gelmesi,... ekosistemi ve biyoçeşitliliği olduğu kadar insanlığı da tehdit etmektedir. Doğadan geleni doğaya geri döndürme ilkesi sanayi devrimi sonrası doğal olmayanlar için ciddi bir problem oluşturmuştur. İklim değişikliği krizlerinin insan faktörlü olarak temelleri de sanayileşme devrimi ile atılmıştır desek hata etmiş olmayız. Tarımında bilinçsizce kullanılan pestisit, kimyevi gübre, petrol ve petrol türevi enerji kaynaklar,..gibi pek çok sanayiye dayalı girdi birim alanda üretimi artırırken işgücünü azaltmış, teknoloji kullanımını artırmış, başta toprak olmak üzere suyun, havanın, doğal çevrenin de en önemli kirleticisi olmuştur. Yüzyıllardır süren yapaylık bazı türlerin yok olurken bazı türlerin popülasyonunun artışına zemin hazırlamıştır. Şimdilerde kendi oluşturduğumuz bu çıkmasın kurtarıcısı rolüne bürünmeye çabamız da boşa değildir.

Özetle bilim insanları bu bahsi geçen sorunlardan hastalık ve zararlılara başta olmak üzere tolerant(dayanıklı) bitki veya hayvanlar üzerinde çalışmaktadır. Bunu da Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ile yapılmaya çalışılmaktadır.

Uzun uzadıya anlattığım bu giriş ile devam edeceğim..

n. aydemir

[email protected]

6 Aralık 2023 - Denizli

 

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
NERUDA ,
NERUDA , "POSTACI"NIN EFSANE REPLİĞİ VE NÂZIM'A YAZDIĞI ŞİİR...
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Akşener açıkladı: İYİ Parti Pamukkale Belediye Başkan Adayı Türkay Berberoğlu
Akşener açıkladı: İYİ Parti Pamukkale Belediye Başkan Adayı Türkay Berberoğlu

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim