• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Spor
  3. MERHABAMIZ ERDEMLİ SPORCULARA...
Spor
Yayınlanma: 08 Ağustos 2021 - 14:41

MERHABAMIZ ERDEMLİ SPORCULARA...

Spor
08 Ağustos 2021 - 14:41
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
MERHABAMIZ ERDEMLİ SPORCULARA...
Yıl 1990.
Gazeteler Pierre de Courbertin ödülünü bir Türk milli atıcının kazandığını yazıyordu.
Fair Play, Dr. Alp Kızılsu’nundu! Kızılsu, Balkan Şampiyonası’nda yaptığı bir atışın orta hakem tarafından geçerli sayılmasına itiraz etmiş ve “Hayır, ben plakayı vurmadım” demişti.
Kızılsu bu şampiyonada altıncı olmuştu. Ama ömrünün sonuna kadar unutamayacağı bir ödülü, doğruyu söylediği için kazanmıştı. 
Bilir misiniz? Türkiye, ilk Fair Play ödülünü, kalesine atılan şutun gol olduğunu söyleyerek kararı değiştirten Konya Derbentspor kalecisi İsmet Karababa ile almıştı.
İngiliz eskrimci Juddy Guinnes; 1932 Los Angeles Olimpiyatları’nda çıktığı karşılaşmayı kazanarak altın madalya ödülüne sahip olsa da, Avustralyalı rakibi Ellen Preis’e karşı oynadığı bu oyunu değerlendiren jürinin "eksik puanlama" yaptığını söylemiştir. Oyunda rakibine jüri tarafından 2 puan eksik verildiğini ve aslında altın madalyayı kendisinin değil onun hakettiğini dile getiren Guiness; spor tarihine geçen fair play örnekleri arasında en iyi davranışı göstermiştir. 
Ünlü atlet John Landy; 1956'da Avustralya’daki yarışı önde götürürken hemen arkasındaki rakibi Ron Clarke'ın  düştüğünü görüp dönmüş, ayağa kalkmasına yardım etmiştir.
Bu  sırada diğer atletler onu geçmiştir.
Ancak Landy; yarışta çok değerli saniyeler kaybetmesine rağmen ipi ilk göğüsleyen olmuştur.

****

Son örnek Tokyo 2020'den.
Erkekler Yüksek Atlama finali... İtalyan atlet G.Tamberi ile Katarlı M.Essa Barshim 2.37 m. atladı.
Yetkililer her birine üçer deneme daha yaptırdı, sonuç değişmedi; 2.37 m.
Bir deneme daha yapılacaktı ki, Tamberi bundan bacağında nükseden sakatlığı yüzünden çekildi. Barshim rakipsizdi artık !
O görevlilere gitti sordu;
“Çekilirsem altın aramızda paylaşılır mı?”
Olumlu yanıt alınca son denemeye çıkmadı Barshim. Tamberi bunu duyunca koşup Barshim’i kucakladı.
Altın Olimpiyat Madalyası paylaşılmıştı aralarında. 
İşte din, renk, sınır tanımayan, tarifsiz centilmenliği gözler önüne seren jest!

****
Spora yıllarını vermiş felsefeci Attilla Erdemli’ye göre, 
"Spor insanın varlık yapısının vazgeçilmez bir gereksinmesi.
Çok insanlıdır spor ve toplumsal bir olgudur. Kültür olayıdır. Spor felsefesi de spor yapan İnsan’ın felsefesidir; yani bir insan felsefesidir!"
Spor yaparken bütün insanlar eşittir!
İşte Olimpizm büyük gücünü sporun bu yanından almaktadır.
Spor karşılaşmalarında rakibine dostça davranan,
bu davranışı önemli durumlarda da gösteren sporcuya (Alp Kızılsu, İsmet Karababa, J.Guinnes, J.Landy gibi) Fair Play ödülü verilir.
Oysa onların yaptığı yalnızca sporun gerektiğini yerine getirmektir. Fair Play sporun dışında değil, içindedir, kendisidir! 
Çağımızın insanı, kendisi ile yaptığı çekişme ve genellikle yarış olarak tanımlanan sporu artık erdemlilik kurallarına uygun bir düzeyde sürdürmeye çalışmaktadır.
“Kurallar ister yazılı olsun isterse olmasın, doğruluk ve şeref kavramlarının gerekleri yerine getirilmelidir” biçiminde oluşan bu düşünce türü “Fair Play”in, “sporda erdemlilik” düşüncesinin doğmasını ve gelişmesini sağlayacak, aynı zamanda sporcuları doğacak tehlikelerden koruyacak ve insanlara şeref kavramını benimsetecektir.( Okan Yüksel  -Sporda Erdemlilik ve Kassandra Çaresizliği-İleri Kitapevi-1994)

****

“Fair Play” sporun var olması demektir. Çağımızın insanının "insan olmasını" sağlayan ilk koşul; erdemli olmasıdır.
Özellikle de erdemi sporun en iyi biçimde olması için çalışılması yolunda uygulamak daha da güzeldir.
Her şeyin başı erdem!
Her şeyin başı sevgidir! “Sevmek…İnsanı sevmekle başlar her şey” diyor Sait Faik.
Hüseyin Avni Dede dostumuz da ne güzel yazmıştır şu dizeleri;
“Ölüme çare buldum/ İnsanları sevmek !/ Hiç ölmemektir…”
Önce dostluklar gelsin, sonra şampiyonluk diyelim biz de!
Unutmayalım; şampiyonluklar spor alanlarında önce insan olduğunu unutmayanların, sporun hümanist yönünü öne çıkaranların hakkıdır!
SON SÖZ YERİNE;
Merhabamız, “sporun bir paylaşma, katılım, insanın insanla birlikteliğine inanan”  erdemli sporculara.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
İTALYA’DAN GELEN TEKLİFE RAĞMEN DENİZLİ’Yİ SEÇTİ
İTALYA’DAN GELEN TEKLİFE RAĞMEN DENİZLİ’Yİ SEÇTİ
Tavaslı Elif Dilara Davulcu Avrupa dart şampiyon oldu
Tavaslı Elif Dilara Davulcu Avrupa dart şampiyon oldu
TAKIM RUHU KAZANDI: EFES'TE ZİRVE PAKDOS'UN
TAKIM RUHU KAZANDI: EFES'TE ZİRVE PAKDOS'UN
TÜRFAD Denizli'de Yol Haritasını Belirledi
TÜRFAD Denizli'de Yol Haritasını Belirledi
Hüsamettin Ersoy'un acı günü
Hüsamettin Ersoy'un acı günü

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim