Bu yıl felaketler peşpeşe geliyor.. Şubat ayında meydana gelen ve 11 ili vuran deprem, Mart sonu başlayan ve temmuz ayında da görülen yağış istenmeyen ve mücadelesi zor hale gelen pekçok hastalığı peşi sıra getirdi.
Bunlardan biri olan Mayıs ayı sonlarına doğru bağların salkımlarda ortaya çıkan Mildiyö hastalığı'dır. Zira temmuz ayına geldiğimizde ise geçmek şöyle dursun iyice kendine hakimiyet kurdu. Hastalık ilk yapraklarda ziyade salkımda başlaması ve çiçeklenme öncesi, çiçeklenme ile beraber seyretmesi ile kayıpları yer yer %80'lerin üzerine çıkadı, bir bitkinin olmazsa olmazı yeşil aksamında oluşan kayıplar bitkinin ilerleyen süreçte ölümünü hazırlıyor diyebilirim.
Halkalı Ziraat Mektebi'nin açılma nedeni olarak da Osmanlı Devleti'nde gösterilen Mildiyö için; Dr. Abdullah KARA
Mustafa ÇAVDAROĞLU tarafından "20. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ’NDE TARIMSAL HASTALIK OLARAK MİLDİYÖ VE HALKALI ZİRAAT MEKTEBİ MUALLİMLERİNDEN ALİ RIZA BEY’İN MİLDİYÖ HASTALIĞINA KARŞI KULLANILAN YÖNTEMLERE DAİR GÖRÜŞLERİ" adıyla yazılan ve BELLEK Uluslararası Tarih ve Kültür Araştırmaları Dergisi Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dergisi
(Cilt/Volume:2 Sayı/Number:1 Sayfa/Page: 77-) yayımlanan
araştırma makalesinden hastalıkla ilgili verilen bilgileri paylaşmakta yarar olduğunu düşünüyorum.
"... bir bağ hastalığı olan Mildiyö, 19. yüzyılın ikinci yarısında Amerika’da ortaya çıkıp tüm dünyaya buradan yayılmıştır. Avrupa’da ve daha sonra Osmanlı topraklarındaki bağlara da musallat olmuştur. Özellikle Batı Anadolu’da bağ ve üzüm
yetiştiricilerine büyük zararlar vermiştir. Bu hastalığın farkına geç de olsa varan Osmanlı devleti yöneticileri ülke genelinde açılan ziraat mekteplerinde bu hastalığın çaresi üzerinde araştırmalar yapılmasını istemişlerdir. Bu doğrultuda çalışma yapan mekteplerden biri olan Halkalı Ziraat Mektebi ve burada görev yapan Ali Rıza Bey Mildiyö’nün tedavi yöntemleri, kullanılacak ilaçlar ve bu ilaçların hangi şekilde ve ne zaman kullanılacağı ile ilgili önemli bilgiler elde etmiş ve dönemin zirai durumunu anlamamız açısından önemli bilgiler vermiştir. Mildiyö hastalığı ile mücadele yöntemlerinde kullanılan karışımlar oldukça önemlidir. Ali Rıza Bey dört çeşit ilaç ve bu ilaçların yapımlarını en ince ayrıntısına kadar ifade etmiş ve kullanılması esnasında dikkat edilecek hususlara vurguda bulunmuştur. Bahsi geçen ilaçların kullanımı hastalığın tedavi edilmesi ve bağların korunması noktasında büyük oranda faydalı olduğu tespit edilmiştir. Tabi uygulama evreleri ve kullanılacak araç gereçler de dikkat çeken bir diğer husus olarak karşımıza çıkmıştır. Çünkü bunlarda da bir sınıflandırma yapmış, insan ve hayvan arkasında kullanılan çeşitleri olduğu bilgisini vermiştir. Ayrıca diğer bir husus bağ fidanlarının Mildiyö’ye az ve çok yakalanan türlerinin isimlerini vererek daha sonraki tarımsal faaliyetlerin önünü açmıştır. Buradan Osmanlı devletinde zirai uygulamaların 19. yüzyılın ikinci yarısında tamamıyla olmasa da faydalı sonuçlar verdiği anlaşılmaktadır."Ziya Efendi'nin o dönem reçete olarak verdiği ilaçlardan en başta geleni" Bordo Bulamacı"dır. Kireç ile bakır sülfatın birbirine karıştırılması ile oluşur. Bir diğeri " Burgonya Bulamacı" yani Bakır Sülfat ile soda karışımıdır." Fevk Manganit Potaslı Bulamaç" ise bir başka yöntem olarak verilmiştir, bildiğimiz Bordo Bulamacı içine fevk manganit potasyum ilavesi yapılmasıdır. Ayrıca fosfor ve potasyumlu gübrelemenin bağları koruyucu olduğunu da vurgulamıştır. Ziya Efendi ilaçlama için araştırma makalesi e göre şunları nakleder;"... bağ filizleri 10 cm kadar bir uzunluğa ulaşıp
da hava soğumaya ve yağmur da yağdıktan veya dolu düştükten sonra ortalık birdenbire ısınmaya başlarsa hemen bulamaçlardan birisini mesela bordo bulamacı hazırlanıp bağların üzerine serpilmelidir. İkinci ilacı ise 15 gün sonra veya çiçek açmadan evvel, üçüncü de tane tuttuktan bir ay sonra uygulanır. Gerek duyulursa bu salkımlar üzerine bir defa da Bakır sülfat ve talklı toz atılır. Mildiyö eğer çok fazlaysa ve yağmurlar da birkaç gün aralıklarla devamlı yağarsa o zaman bulamaçla ilaçlamayı hiç olmazsa beş defaya ve tozlamayı da iki defaya çıkarmak gerekir. İkinci ilaçlamada Bakır sülfatın oranı %1,5 ve üçüncü de ise %2’ye çıkarılmalıdır. Aksine dikkat edilecek nokta çiçek açımı zamanında ne toz ne de bulamaç halinde Bakır sülfatın kullanılmamasıdır. "
Mildiyö Nisan Mayıs ve Haziran aylarında ortaya çıkan ve süren bir hastalık olup 30°C üzerinde kuru seyreden sıcaklıklarda etkisini yitirmektedir. Nem, yağışın devamlılığı, düşük sıcaklıkta ise hastalık ilerler. Hastalıklı yapraklar zamanla düşer. Bu yapraklar rüzgarın da etkisi ile dağılımı hızlandırır. Toprak da ise sporlar uygun koşulları bekleyebilir. Geleneksel yöntemler ve doğru uygulama ve gübreleme ile koruma sağlanikirmi? Evet! Başta kendi çiftçilik yaptığım köyüm Ortaköy olmak üzere Çal ve çevresinde oluşan afet boyutundaki Mildiyö mücadelemizi Tarım Ve Orman Bakanlığı müşavirlerimizden Sayın İsmail Şanlı'ya ilettim, kendisi kayıtsız kalmadı ve Tarım ve Orman Bakanımıza iletti. Sayın Müşavirimize çok teşekkür ediyoruz. Peki, biz çiftçilerin talepleri neler bir de onu yazayım isterim;" Sayın Müşavirim,Çiftçilik yaptığım Ortaköy dahil Çal ve çevresinde Mayıs ayı sonundan itibaren bağlarımızda kendini gösteren Mildiyö hastalığı ekonomik zarar eşiğini aşmış adeta aralıkla devam eden yağış, düşük seyreden sıcaklık ve oransal nem sebebiyle ne yazık ki biz çiftçilerin kontrolünden çıkmıştır. Üzümlerimiz neredeyse yok olmuş bağlarımızı kurtarama telaşına bizi sevk etmiştir. Bu bağlamda;Tarım il/ilçe müdürlükleri ile Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde uzmanlaşmış kişilerin bağlarımızı incelemesi, bizleri bilgilendirmesi..İnceleme sonucu hasar tespitlerimizin yapılması ve zararlarımızın, kayıplarımızın bizlere bildirilmesi,Afet kapsamına alınmamızBaşta Mildiyö olmak üzere hastalık ve zararlı mücadesi eğitimleri verilmesi Toplu ilaçlama, doğru ve etkin ilaçlama için fungal ilaçların listelerinin oluşturulması ya da uçakla tüm bölgenin devletimiz eliyle ilaçlanmasının sağlanmasını.. Geçimi sadece o bağlardan olan çiftçilerimiz öncelikli olmak kaydı ile maddi destek verilmesi Şayet bağlarımızı kaybetmiş isek, hastalıktan ari yeniden tesis için doğru anaç ve aşı seçimi için bilgilendirmelerin yapılarak üretim sahalarının oluşturulmasını..Biz çiftçiler olarak sizlerden rica ediyoruz. Bilginize sunarımSaygılarımla "Eklediğim fotoğraflar için ise köyümüzün muhtar adayı kardeşimiz Ahmet Kuzucuoğlu'nu teşekkür ediyorum. Nilüfer Fatma Aydemir 7 Temmuz 2023 - Aydın [email protected]
Bunlardan biri olan Mayıs ayı sonlarına doğru bağların salkımlarda ortaya çıkan Mildiyö hastalığı'dır. Zira temmuz ayına geldiğimizde ise geçmek şöyle dursun iyice kendine hakimiyet kurdu. Hastalık ilk yapraklarda ziyade salkımda başlaması ve çiçeklenme öncesi, çiçeklenme ile beraber seyretmesi ile kayıpları yer yer %80'lerin üzerine çıkadı, bir bitkinin olmazsa olmazı yeşil aksamında oluşan kayıplar bitkinin ilerleyen süreçte ölümünü hazırlıyor diyebilirim.
Halkalı Ziraat Mektebi'nin açılma nedeni olarak da Osmanlı Devleti'nde gösterilen Mildiyö için; Dr. Abdullah KARAMustafa ÇAVDAROĞLU tarafından "20. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ’NDE TARIMSAL HASTALIK OLARAK MİLDİYÖ VE HALKALI ZİRAAT MEKTEBİ MUALLİMLERİNDEN ALİ RIZA BEY’İN MİLDİYÖ HASTALIĞINA KARŞI KULLANILAN YÖNTEMLERE DAİR GÖRÜŞLERİ" adıyla yazılan ve BELLEK Uluslararası Tarih ve Kültür Araştırmaları Dergisi Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dergisi
(Cilt/Volume:2 Sayı/Number:1 Sayfa/Page: 77-) yayımlanan
araştırma makalesinden hastalıkla ilgili verilen bilgileri paylaşmakta yarar olduğunu düşünüyorum.

"... bir bağ hastalığı olan Mildiyö, 19. yüzyılın ikinci yarısında Amerika’da ortaya çıkıp tüm dünyaya buradan yayılmıştır. Avrupa’da ve daha sonra Osmanlı topraklarındaki bağlara da musallat olmuştur. Özellikle Batı Anadolu’da bağ ve üzüm
yetiştiricilerine büyük zararlar vermiştir. Bu hastalığın farkına geç de olsa varan Osmanlı devleti yöneticileri ülke genelinde açılan ziraat mekteplerinde bu hastalığın çaresi üzerinde araştırmalar yapılmasını istemişlerdir. Bu doğrultuda çalışma yapan mekteplerden biri olan Halkalı Ziraat Mektebi ve burada görev yapan Ali Rıza Bey Mildiyö’nün tedavi yöntemleri, kullanılacak ilaçlar ve bu ilaçların hangi şekilde ve ne zaman kullanılacağı ile ilgili önemli bilgiler elde etmiş ve dönemin zirai durumunu anlamamız açısından önemli bilgiler vermiştir. Mildiyö hastalığı ile mücadele yöntemlerinde kullanılan karışımlar oldukça önemlidir. Ali Rıza Bey dört çeşit ilaç ve bu ilaçların yapımlarını en ince ayrıntısına kadar ifade etmiş ve kullanılması esnasında dikkat edilecek hususlara vurguda bulunmuştur. Bahsi geçen ilaçların kullanımı hastalığın tedavi edilmesi ve bağların korunması noktasında büyük oranda faydalı olduğu tespit edilmiştir. Tabi uygulama evreleri ve kullanılacak araç gereçler de dikkat çeken bir diğer husus olarak karşımıza çıkmıştır. Çünkü bunlarda da bir sınıflandırma yapmış, insan ve hayvan arkasında kullanılan çeşitleri olduğu bilgisini vermiştir. Ayrıca diğer bir husus bağ fidanlarının Mildiyö’ye az ve çok yakalanan türlerinin isimlerini vererek daha sonraki tarımsal faaliyetlerin önünü açmıştır. Buradan Osmanlı devletinde zirai uygulamaların 19. yüzyılın ikinci yarısında tamamıyla olmasa da faydalı sonuçlar verdiği anlaşılmaktadır."Ziya Efendi'nin o dönem reçete olarak verdiği ilaçlardan en başta geleni" Bordo Bulamacı"dır. Kireç ile bakır sülfatın birbirine karıştırılması ile oluşur. Bir diğeri " Burgonya Bulamacı" yani Bakır Sülfat ile soda karışımıdır." Fevk Manganit Potaslı Bulamaç" ise bir başka yöntem olarak verilmiştir, bildiğimiz Bordo Bulamacı içine fevk manganit potasyum ilavesi yapılmasıdır. Ayrıca fosfor ve potasyumlu gübrelemenin bağları koruyucu olduğunu da vurgulamıştır. Ziya Efendi ilaçlama için araştırma makalesi e göre şunları nakleder;"... bağ filizleri 10 cm kadar bir uzunluğa ulaşıp
da hava soğumaya ve yağmur da yağdıktan veya dolu düştükten sonra ortalık birdenbire ısınmaya başlarsa hemen bulamaçlardan birisini mesela bordo bulamacı hazırlanıp bağların üzerine serpilmelidir. İkinci ilacı ise 15 gün sonra veya çiçek açmadan evvel, üçüncü de tane tuttuktan bir ay sonra uygulanır. Gerek duyulursa bu salkımlar üzerine bir defa da Bakır sülfat ve talklı toz atılır. Mildiyö eğer çok fazlaysa ve yağmurlar da birkaç gün aralıklarla devamlı yağarsa o zaman bulamaçla ilaçlamayı hiç olmazsa beş defaya ve tozlamayı da iki defaya çıkarmak gerekir. İkinci ilaçlamada Bakır sülfatın oranı %1,5 ve üçüncü de ise %2’ye çıkarılmalıdır. Aksine dikkat edilecek nokta çiçek açımı zamanında ne toz ne de bulamaç halinde Bakır sülfatın kullanılmamasıdır. "
Mildiyö Nisan Mayıs ve Haziran aylarında ortaya çıkan ve süren bir hastalık olup 30°C üzerinde kuru seyreden sıcaklıklarda etkisini yitirmektedir. Nem, yağışın devamlılığı, düşük sıcaklıkta ise hastalık ilerler. Hastalıklı yapraklar zamanla düşer. Bu yapraklar rüzgarın da etkisi ile dağılımı hızlandırır. Toprak da ise sporlar uygun koşulları bekleyebilir. Geleneksel yöntemler ve doğru uygulama ve gübreleme ile koruma sağlanikirmi? Evet! Başta kendi çiftçilik yaptığım köyüm Ortaköy olmak üzere Çal ve çevresinde oluşan afet boyutundaki Mildiyö mücadelemizi Tarım Ve Orman Bakanlığı müşavirlerimizden Sayın İsmail Şanlı'ya ilettim, kendisi kayıtsız kalmadı ve Tarım ve Orman Bakanımıza iletti. Sayın Müşavirimize çok teşekkür ediyoruz. Peki, biz çiftçilerin talepleri neler bir de onu yazayım isterim;" Sayın Müşavirim,Çiftçilik yaptığım Ortaköy dahil Çal ve çevresinde Mayıs ayı sonundan itibaren bağlarımızda kendini gösteren Mildiyö hastalığı ekonomik zarar eşiğini aşmış adeta aralıkla devam eden yağış, düşük seyreden sıcaklık ve oransal nem sebebiyle ne yazık ki biz çiftçilerin kontrolünden çıkmıştır. Üzümlerimiz neredeyse yok olmuş bağlarımızı kurtarama telaşına bizi sevk etmiştir. Bu bağlamda;Tarım il/ilçe müdürlükleri ile Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde uzmanlaşmış kişilerin bağlarımızı incelemesi, bizleri bilgilendirmesi..İnceleme sonucu hasar tespitlerimizin yapılması ve zararlarımızın, kayıplarımızın bizlere bildirilmesi,Afet kapsamına alınmamızBaşta Mildiyö olmak üzere hastalık ve zararlı mücadesi eğitimleri verilmesi Toplu ilaçlama, doğru ve etkin ilaçlama için fungal ilaçların listelerinin oluşturulması ya da uçakla tüm bölgenin devletimiz eliyle ilaçlanmasının sağlanmasını.. Geçimi sadece o bağlardan olan çiftçilerimiz öncelikli olmak kaydı ile maddi destek verilmesi Şayet bağlarımızı kaybetmiş isek, hastalıktan ari yeniden tesis için doğru anaç ve aşı seçimi için bilgilendirmelerin yapılarak üretim sahalarının oluşturulmasını..Biz çiftçiler olarak sizlerden rica ediyoruz. Bilginize sunarımSaygılarımla "Eklediğim fotoğraflar için ise köyümüzün muhtar adayı kardeşimiz Ahmet Kuzucuoğlu'nu teşekkür ediyorum. Nilüfer Fatma Aydemir 7 Temmuz 2023 - Aydın [email protected] 



