Sevgili okurlarım öncelikle yeni bir köşeden hepinize
merhaba...
Köşe yazmayalı uzun zaman oldu. Yazmadıkça bazı şeyleri
unuttuğumu ve kaleminin körelmeye başladığını fark ettim.
Bu nedenle yeniden başladım ve tekrar merhaba…
NEDEN YAZIYORUM?
İnsanlar yazmaya neden ihtiyaç duyarlar?
Yazmak insanlara doğrularını aktarmak, onlara içini dökmek
için en etkili yollardan birisidir.
Kimilerine göre yazmak bir tutku, kimilerine göre iş,
kimilerine göre hayata anlama vermek, kimileri için anı kurtarmaktır, kimilerine
göre doğruları anlatmaktır, kimilerine göre de sorular sormaktır.
*
Benim için yazmak doğruları anlatmak ve sorular sormaktır.
Sorarım çünkü; doğruları anlatmak insanların bana
güvenmesini sağlar.
Sorarım çünkü; öğrendiğim her şeyde yeni bir şey öğrenmenin
tadını alırım.
Sorarım çünkü; sordukça doğruları öğrenirim, bana olan güven
artar ve böylece kendime olan güvenim artar.
Sorarım çünkü; ısmarlama yazılar değil, gerçek bilgiler
yazmak için sorarım.
Sorarım çünkü; makamların değil halkın istediğini yazmak
için sorarım.
**
Fakat yazmaktan yazmaya fark vardır.
Bundan sonra yazacaklarımdan yarası olan gocunur…
Sözüm meclisten dışarı…
Maalesef ki genel basınımızda olduğu gibi yerel basınımızda
da yandaş, yalaka insanlar var.
Şahsi çıkarlar ya da maddi manevi menfaatlerinden dolayı
kendini sipariş yazılar yazan kalemşörler var.
İnsanları lekelemeyi basit gören, tanımadığı insanlar
hakkında bile araştırma yapmadan birileri istedi diye yorum yapan, insanların
alakası olmadığı şeylerle suçlayan satılık kalemler var.
***
Neden mi yazıyorum işte tam da bu yüzden birilerinin verdiği
talimatla, parayla, hiçbir şeyle işim olmadığı için kendi özgür irademle
doğruları ve doğrularımı anlatmak için yazıyorum.
Güçlünün değil haklının yanında olduğum için ve herkese rağmen
gerçekleri söylemek için yazıyorum.
Sipariş verilen yazılara inat, birilerinin önünde diz
çökmeden, dik durduğum için yazıyorum.






