• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Selam olsun evine ekmek götürmek için canını ortaya koyanlara…
Gündem
Yayınlanma: 01 Mayıs 2026 - 08:15
Güncelleme: 01 Mayıs 2026 - 09:32

Selam olsun evine ekmek götürmek için canını ortaya koyanlara…

Gündem
01 Mayıs 2026 - 08:15
Güncelleme: 01 Mayıs 2026 - 09:32
13 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Selam olsun evine ekmek götürmek için canını ortaya koyanlara…

Bugün 1 Mayıs!

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü...

Bugün yine birileri meydanlarda süslü cümleler kuracak, birileri “emek en yüce değerdir” diye nutuk atacak.

Ama senin evin mutfağında tencere kaynamıyor...

Sen, her sabah “Ya nasip” diyerek yerin yedi kat dibine, o karanlık dehlizlere giriyorsun; ama akşam eve döndüğünde boynun bükük, elin boş.

Bu reva mı? Bu adalet mi?

Maden patronu dediğin adam, senin sırtından kazandığıyla yeni maden yatakları açıyor, yeni ruhsatlar kovalıyor, servetine servet katıyor. Ama sıra senin alın terine, çoluğunun çocuğunun rızkına gelince “para yok” diyor, “idare edin” diyor.

Sen yerin altında kömür karasıyla boğuşurken, o yukarıda lüks ofislerde senin emeğini kâğıt üzerinde parsel parsel satıyor. Adam maden yatağı açmayı biliyor da, o yatağı kazan ellerin hakkını vermeyi mi bilmiyor?

Mesele sadece para da değil, mesele can!

2025 yılında tam 2 bin 105 işçi çalışırken can verdi. Her gün en az 6 işçi…

Pandemi sonrası en yüksek sayı bu. 94’ü daha çocuktu, 138’i kadın işçilerdi. Bunların 521’i inşaatta, 691’i sanayide, 415’i tarımda, taşımacılıkta, fabrikada, şantiyede, hizmet sektöründe, yollarda… Madenlerde de 2025’te 61 maden işçisi daha öldü. Son 13 yılda (2013-2025) maden ocaklarında ise tam 1267 kardeşimiz göçük altında kaldı, zehirlendi, patlamada yandı. Hepsi “kaza” diye yazıldı, hepsi “kader” diye geçiştirildi.

Hadi oradan!

İş güvenliği için üç kuruş harcamayanlar, havalandırmayı pahalı bulanlar, “bir şey olmaz” diye diye işçiyi ölüme sürenler bugün hala aramızda geziyor.

Senin canın, onların yeni model arabasının lastiği kadar etmiyor mu?

Sen ölünce “şehit” deyip geçiyorlar, ama sen sağken evine bir somun ekmek götüremeyince yüzüne bakmıyorlar.

Bir babanın, çocuğuna “param yok” demesi, madendeki o en ağır göçükten daha beter bir yük değil midir? O yükün altında ezilen sadece işçi değil, insanlıktır.

Bir de işsizler ordusu…

Resmi işsiz sayısı 2025’te yaklaşık TÜİK'e göre 3 milyon, DİSK'e göre 8,5 milyonda fazla...  İşsizlik oranı ise yüzde 29,7’ye çıktı. Milyonlarca insan – fabrikadan atılan, şantiyede iş bitince kapı dışarı edilen, tarlada mevsim bitince ortada kalan, umudunu kaybedip iş aramaktan vazgeçen – tam 11-12 milyon emekçi ve ailesi aynı acıyı çekiyor. Evine ekmek götüremeyen milyonlarca işçi, milyonlarca aile…

En acısı da şu: Madende ölen “şehit” işçilerin geride kalan aileleri, hakkını aramak için Ankara’ya yürüdüğünde ne yapıyorlar?

Doruk Maden işçileri gibi 5 aydır maaş alamayan, tazminatına çökülen madenciler Eskişehir’den Ankara’ya yürüyünce polis barikat kuruyor, biber gazı sıkıyor, copla müdahale ediyor, yerde sürüklüyor, tekme atıyor.

Enerji Bakanlığı önüne geldiklerinde gazdan bayılan işçiler, gözaltına alınan sendikacılar, çocukları yanına gelen babaların yaşadığı muamele bu. Hakkını isteyen işçiye, dul kalan kadına, yetim kalan çocuğa bu mu reva?

Alın teriyle ekmeğini kazanmış emekçiye bu zulüm niye?

Artık yeter!

Sırf cebi dolsun diye yeni maden yatakları açıp, işçisinin maaşını iç eden patronlara; iş kazasını “kaza” değil “cinayet” sınıfına sokmayan düzene; hakkını arayan işçinin üstüne copu, gazı, tekmeyi salanlara ne demeli?

Ekmek götürülemeyen evde huzur olmaz, alın teri ödenmeyen ocakta bereket olmaz.Bu 1 Mayıs, sadece bir bayram değil; evine ekmek götüremeyen babaların feryadı, madenlerde can veren canların hesabı, inşaatta, tarlada, fabrikada, yolda ölen binlerce işçinin çığlığı, işsiz kalan milyonların öfkesi, tekme yiyen madenci ailelerinin isyanı olmalıdır. İşçinin nasırlı eli, o sömürü düzeninin yakasına yapışmadıkça ne o karanlık aydınlanır, ne de o ocaklardan çıkan kömür ısınır.

Kardeşim, senin o kömür karası ellerin, bu dünyanın en temiz elleridir.
Hakkını vermeyenler utansın. Seni açlığa mahkûm edip, ölümün kucağına itenler utansın. Şehir işçillerin ailesini tekmeleyenler utansın.

1 Mayıs, hesabın sorulduğu, emeğin gerçekten baş tacı edildiği gün olsun.

Selam olsun o karanlıkta güneş bekleyenlere…
Selam olsun evine ekmek götürmek için canını ortaya koyanlara…
Selam olsun hakkını ararken coplanan, tekmelenen madenci kardeşlerimize ve ailelerine…
Selam olsun inşaatta, tarlada, fabrikada, yolda ter döken tüm emekçi kardeşlerimize.

Büyük usta Nazım Hikmet'in dizeleri ile... SELAM OLSUN!.. Kendi bayramında çalışan işçilerimize, patronların tatil yaptığı ülkemize!..

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFINA SELÂM

Türkiye işçi sınıfına selâm!

Selâm yaratana!

Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm!

Bütün yemişler dallarınızdadır.

Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir,

haklı günler, büyük günler,

gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan,

ekmek, gül ve hürriyet günleri.

Türkiye işçi sınıfına selâm!

Meydanlarda hasretimizi haykıranlara,

toprağa, kitaba, işe hasretimizi,

hasretimizi, ayyıldızı esir bayrağımıza.

Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selâm!

Paranın padişahlığını,

karanlığını yobazın

ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selâm!

Türkiye işçi sınıfına selâm!

Selâm yaratana!

 

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Denizli’deki Narkotik Soruşturmasında 12 Avukat Serbest Kaldı
Denizli’deki Narkotik Soruşturmasında 12 Avukat Serbest Kaldı
Denizli Barosu; “Hukuk devletinde hiç kimse soruşturulamaz değildir ancak süreç hukuk içinde yürütülmelidir”
Denizli Barosu; “Hukuk devletinde hiç kimse soruşturulamaz değildir ancak süreç hukuk içinde yürütülmelidir”
BAŞKAN COŞKUN,
BAŞKAN COŞKUN, "SUÇUN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ ÇİĞNENEMEZ, BARO HEDEF GÖSTERİLEMEZ!"
Trendyol Lojistik İşçileri Denizli'de Eylem Yaptı
Trendyol Lojistik İşçileri Denizli'de Eylem Yaptı
DAGO Mekatronik Fuarı ile Köy Okulundan Türkiye'ye Örnek Projeler
DAGO Mekatronik Fuarı ile Köy Okulundan Türkiye'ye Örnek Projeler

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim