Denizli Pamukkale Üniversitesi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından en çok göz önünde bulunan kurumlar arasında yerini aldı. Rektörlük görevini yürüten Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ve çok sayıda akademik ismin FETÖ/PDY ile olan ilişkisinin ortaya çıkması ile görevden alınmaları, Rektörlük görevine Prof. Dr. Hüseyin Bağ’ın atanmasının ardından da yine bir çok ismin açığa alınmasıyla devam eden olayların ise ardı arkası kesilmiyor. Devam etmekte olan mahkemelerde ifade veren isimler gündemde bomba etkisine yol açmaya neden oluyor.48 sanığın beraatıyla sonuçlanan PAÜ FETÖ/PDY yapılanması davasıyla ilgili ifade tutanaklarını incelemeye devam ediyoruz.Mahkemede ifade veren Y. E. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası bir fişleme listesi oluşturduğunu ve bu listeyi onlarca kişi ve kuruma ilettiğini itiraf etmiş. Aynı Y. E. İfadelerinde FETÖ/PDY ile bağlantılarının olduğunu da itiraf etmiş.İşte o ifadeler:“Ben bu toplantılara katılmadım, ta ki 2009 yılına kadar. 2009 yılında bu telkinler daha da fazlalaşınca toplantılarına gittim. Toplantıda A. R. T. dizüstü bilgisayarından Fethullah Gülen'in konuşmalarını bize izlettiriyordu. Toplantıya B. K., K. G., U. K., zaman zaman H. H., A. K. ve bir keresinde de H. D. katılıyordu.”“2009-2010 yılı civarında ben 6-7 kez B.K'na kurban parası verdim.”“2010 ve 2011 yıllarında. Benim büyük kızım bu yapıya mensup Servergazi Lisesi’nde eğitim görmekteydi. Daha sonra Aydem Fen Lisesini kazandı. Fen Lisesinde eğitim görmekteyken yaklaşık iki yıl kadar Körfez ve FEM dershanelerine gitti. Daha sonra 17/25 Aralık 2013 olayları meydana gelince bu yapının gerçek niyeti ortaya çıktıktan sonra ben kızımı 2013 yılında FEM dershanesinden aldım. Ayrıca küçük kızım Özerler Anaokuluna gidiyordu. Onu da bu okuldan alarak başka bir okula kaydını yaptırdım.”Kızını 25 Aralık 2013 olaylarından sonra yine 2013 yılında nasıl FEM dershanesinden alabildiği merak konusudur. Aslında Y. E. Tam tarihini açıklamalıdır. Ayrıca malum yapının okul ve dershaneleri bu kadar ilişkisi olan kişinin Bank Asya hesabı da mutlaka vardır. Çoğu kişinin Bank Asya hesabı bu yüzden açılmış durumdadır ve o kişiler hakkında işlem yapılmıştır.REKTÖR BAĞ’A 1. SORUMUZMahkemede söylediği kısıtlı ifadelerin de bile FETÖ/PDY ilişkilerini açık seçik beyan eden Y. E.’yi neden ihraç etmedin? Hatta bunlardan birisi kendisinde bile değil eşinde olan kişiyi gözünü kırpmadan ihraç ettin. Yani eşinin bankada hesabı var diye bir personelini ihraç ettin. Y. E. Neden duruyor. Y. E. Duruyorsa, bunların birini ya da birini bile taşımayan kişileri neden ihraç ettin. Savcının takipsizlik verdiği kişileri neden iade ettirmedin.Yukarıda FETÖ/PDY bağlantılarını itiraf eden kişi her nedense, 15 Temmuz’dan sonra üniversite personel listelerini alıyor ve kendine göre FETÖ’cüleri listeliyor. Yani yasadışı fişleme yapıyor ve bunu mahkemede itiraf ediyor.İşte o ifadeler:“15 Temmuz darbe girişiminden sonra bütün dekanların istifası istenince ben de istifamı verdim. 18 Temmuz 2016 pazartesi günü sabahleyin işe geldiğimde kendi okulumun bulunduğu tüm binalara Türk Bayrağı asılması talimatı verdim. Daha sonra Fen Edebiyat Fakültesi dekanı olan A. Ş. hocayı yanıma çağırdım. Kendisine fetöyle ilgili bir çalışma yapıp yapmayacağımızı sorarak fikrini aldım. O da bana K. Ç.'a da bu konuyu danışmamız gerektiğini söylediği için genel sekreterimiz K. Ç.'ı da davet ettik. K. Ç. bu kişilerin devlet makamları tarafından bilindiğini, onlar hakkında zaten gereğinin yapılacağını söyleyip "Kraldan çok kralcılık yapmayalım" dedi. ”Aslında K. Ç. Yaptığının doğru olmadığını söyleyerek Y. E.’yi uyarıyor.Bu ifade üzerine Sanık H. B. söz alarak;“Buna rağmen kendisi darbe girişimi sonrasında neden bana gelmeyip K. Ç.'a gitmiştir. K. Ç. kendisine "Bu konuda zaten rektör hoca gereğini yapıyor. Şu an Ankara'da" demiş midir? Fetöcü olduğunu düşündüğü kişilerle ilgili listeyi bana verdiği olayını emniyetteki ifadesinde söylememişken şu an burada söyledi. Bunun nedeni nedir diye sorulmasını talep ediyorum. Dedi.Bu soruya Y. E. Şu şekilde cevap vermiştir:K. Ç. "Bu konuda zaten rektör hoca gereğini yapıyor. Şu an Ankara'da" demişti. Emniyette ifade verirken bana "fetöcü olduğunu düşündüğünüz kişilerle ilgili ifade verin" denmişti. Bu nedenle liste olayını orada söylememiştim. Ancak yukarda da belirttiğim gibi fetöcü olduğunu duyduğum kişilerle ilgili listeyi 3 Ağustos'ta verdim ve ona "bu isimlerle ilgili böyle konuşuluyor araştırmanızda fayda var" dedim, dedi.PAÜ’deki fişleme listesini hazırlayan Y. E. Yukarıdaki cümlelerde “fetöcü olduğunu duyduğum kişiler, bu isimlerle ilgili böyle konuşuluyor” ifadesini kullanıyor. Onlarca kişi ve kuruma verilen bu liste hiçbir belge ve bilgiye dayanmadan sadece duyumlarla hazırlandı ve yüzlerce kişi bu şekilde ihraç edildi ise yüzlerce mağdur kişinin olmasının gerekçesinin de bu olduğu anlaşılmaktadır.Bununla birlikte mahkemedeki ifadesinde “fetöcü olduğunu duyduğum kişiler, bu isimlerle ilgili böyle konuşuluyor” demişken listeyi teslim ettiği kişilere “FETÖ’cü olduklarına eminim” demiştir.İşte o gerçekler:H. B. söz alarak; Tanığın bana getirdiği listenin başında A. K.'in adı vardı. Her kişinin yanında değişen sayıda (+) işareti ve bazılarında (?) işareti vardı. Listede N. K. isminin yanında 1 tane "+" işareti vardı. Bu hususu tanığa sordum. Çünkü N. K. aynı zamanda dayımın eşidir ve hiç bu işlerle alakası olmadığını biliyorum. Hatta Savcı bey benim ifademi alırken sorduğu isimler de bu listede vardı ama N. K. gibi yanında bir artı olan isimler bana sorulmamıştı. Tanığa "sen bundan emin misin" dedim. O da "Eminim" dedi. Tanık E. T'nin ismini yanında 2 veya 3 artı vardı. Tanık Y. E.'ye "E. T.'den emin misin" diye sordum. Tanık "Evet eminim" dedi. Ama C.Savcısı bana E. T'yi sormamıştı. E. T.nin İzmir'deki Yamanlar Kolejinde yatılı okuduğunu orada öğrendim. C.Savcısının bana sorduğu isimlerin tanığın verdiği listedeki isimler olduğunu, emniyetten ve valilikten gelen isimlerin de bu listeyle örtüştüğünü anladım. Tanığın verdiği liste Savcılık, Emniyet ve Valiliğe ulaştırılmıştı. Y. E. 'nin getirdiği liste ile İ. H. A'ın tanık beyanında geçen isimler %100 örtüşüyordu. Bunun üzerine, henüz ben görevdeydim ve açığa alma komisyonunu topladım. Öğretim üyelerinden yeniden açığa almalar yaptık. 18/07/2016 civarında YÖK'den bize yazı geldi ve fetöyle bağlantılı olan kişileri açığa almamız yazılıydı. O sıra Ankara'ya gidip YÖK'de görüştük. Meclisi ziyaret ettik. Dönerken bize Bank Asya listeleri teslim edildi. Buraya döndüğümüzde de Valilik ve Emniyet ile istişare ederek açığa alma yapmamız gerektiği yönünde resmi yazı geldi. Bir süre sonra 3. bir yazı daha geldi. Üçüncü yazıda rektörlere gereğini yapıp göndermeleri yazılıydı. Bu kumpas üniversiteyi ele geçirmek, rektörün değişmesini sağlamak için yapılmış, 15 Temmuz bahane edilerek kurulan bir kumpastır.” Dedi.REKTÖR BAĞ’A 2. SORUMUZŞu anda rektörü olduğu üniversite’de Y. E.’nin kendi ifadesiyle duyumlara dayandırarak yapılan yasadışı fişleme listesini yapan Y. E. Hakkında bir işlem yapmayacak mısınız?Tüm bu bilgileri ve FETÖ/PDY bağlantılarını kendisi itiraf eden ve yasadışı fişleme yapan kişiyi kamuoyunun bilgisine sunuyor ve yorumlarına bırakıyoruz. Ayrıca savcılarımıza da göreve davet ediyoruz.











