PAÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent TOPUZ geçtiğimiz günlerde yazdığı “PAÜ TIP’TAN BÜYÜK BAŞARI” başlıklı köşe yazısında PAÜ tıp fakültesinin başarılarından ve Tıp Fakültesi Eğitim Fakültesi akreditasyondan bahsetti. Yazısının sonunu “Tıp Eğitimi Akreditasyonunun önemini ve fakülte seçiminde bile ne kadar önemli olduğunu” vurgulayarak şu cümlelerle bitirdi:… Fakültemiz Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyon Komisyonu tarafından akredite edilen 30 fakülteden biridir. YKS sonuçlarının açıklandığı ve öğrencilerin fakülteleri araştırdığı bu dönemde; böylesine iyi, yetkin ve başarılı fakültemize öğrenci tercihlerini bekliyoruz…(https://www.denizligazetesi.com/pamukkale-tiptan-buyuk-basari-makale,70713.html)TIP EĞİTİMİ AKREDİTASYONU NEDİR?İsteyen kurumların başvurusu üzerine son adı olan Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD); tıp ve sağlık bilimleri eğitim programlarını değerlendirerek istenen koşulları sağlayan kurumların Tıp Eğitimi Programlarını akredite etmektedir.(TEPDAD) ulusal ve uluslararsı kurumlarca da tanınmaktadır. TEPDAD; Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından 2022 yılına dek bağımsız bir kalite ajansı olarak tescil edilmiştir. 2013-2023 yılları için WFME (Dünya Tıp Eğitimi Federasyonu) tarafından akredite edilmiştir. CEENQA (Central European Network of Quality Agencies) üyesidir.Akredite olunarak uluslararası standartlarda eğitim yapıldığı tescillenmekte, belirli aralıklarla denetlenmektedir.Akredite olan üniversiteler uluslararası üniversitelerce kabul görmekte ve alınan diplomaların denkliği kabul edilmektedir.Pamukkale Üniversitesi Tıp fakültesi de TEPDAD tarafından akredite edilen 30 fakülteden birisidir.PAÜ TIP FAKÜLTESİ NE ZAMANDAN BERİ AKREDİTASYON ALMIŞTIR.İlk akreditasyon çalışmaları 2006 yılında o günkü TIP Fakültesi dekanı Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI zamanında başlanmıştır. Rektör Prof. Dr. Necdet Ardıç döneminde akreditasyon belgesi alınmış, daha sonraki dönemde Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI dönemlerinde akreditasyon şartları sağlanmış ve yenilenmiştir. Son olarak şu andaki Rektör Prof. Dr. Hüseyin Bağ zamanında geçtiğimi yıl temmuz ayında yenilenmiştir.AKREDİTASYON NEDEN İPTAL OLUYOR?Akredite olan bir Fakülte olabilmek hem yoğun emek ve para harcanan bir süreçtir. Son akredite olan dönemde PAÜ Tıp Fakültesi Dekanı tıp kökenli bir öğretim üyesi olan Prof. Dr. Semin Melahat FENKÇİ idi. Bu yüzden herhangi bir sorun yaşanmadan akreditasyon yenilendi.Ancak TEPDAD’ın yayınladığı “Mezuniyet öncesi Tıp Eğitimi Ulusal Standartları” 8.2 Yönetim maddesinde çok net olarak “Tıp fakültesi dekanı, mutlaka; fakültesi mezunu, eğitim ve yönetim deneyimine sahip olmalıdır” şartı bulunmaktadır.(http://tepdad.org.tr/uploads/files/Belgeler%20ve%20formlar/5word-MOTE%202018%20STANDARTLARI.pdf)
Bu şartı bilen Rektör Bağ (bilmiyor olması daha büyük bir skandal ve yöentim zafiyetidir) tıp kökenli bir öğretim üyesi olan Prof. Dr. Semin Melahat FENKÇİ’yi görevden alarak yerine Tıp kökenli olmayan veteriner Prof. Dr. Osman Çiftçi atamıştır.Bu durumda PAÜ Tıp Fakültesi Eğitim Akreditasyonu iptal olmaktadır.Ayrıca haber merkezimize ulaşan iddialara göre dekan atanan Osman çiftçi değişik sebeplerden kendi üniversitesinde Prof ünvanını alamamış, PAÜ’de önce Prof ünvanı verilmiş daha sonra dekan olarak atanmıştır.BU SÜRECE NASIL GELİNDİ?Tıp kökenli bir öğretim üyesi olan Prof. Dr. Semin Melahat FENKÇİ görevden alındı. Prof. Dr. Osman Çiftçi’ye PAÜ’de önce Prof ünvanı verildi sonrasında Tıp Fakültesi Dekanı atandı. Ayrıca yine Tıp kökenli bir öğretim üyesi olmayan Doç. Dr. SELDA ŞİMŞEK dekan yardımcısı olarak atandı. Selda Şimşek de PAÜ’de yeni göreve başlayan öğretim üyelerindendir.Selda Şimşek’in kızkardeşinin de Selda Şimşek’ten kısa bir süre önce PAÜ’ye öğretim üyesi olarak atandığı ve Denizli’de üst düzey bir yargı üyesinin eşi olduğu haber merkezimize gelen iddialar arasındadır.Benzer şekilde öğretim üyesi atamalarında liyakate önem verilmediği, alan özelliklerine uygun olmayan atamalar yapıldığı, atamalarda önceliğin yandaş ve akrabalık olduğu öne sürülmektedir. Kadro atamalarında da ayrım yapıldığı, bazı insanların unvanı alır almaz atandığı halde, bazılarının yıllarca bekletildiği, bazı öğretim üyelerinin haksız gerekçelerle sözleşmeleri yenilenmeyerek; işten atıldığı hatta bu nedenle davalar açıldığı öne sürülmektedir. Akademisyenler arasında bilimsel olmayan ölçütlere göre ayrım yapmak ve özlük hakları açısından mağduriyete yol açmak etik açıdan doğru mudur?İlkokulda sınıf öğretmeni olmak için bile alan diploması gerekirken, meslek eğitimi veren üniversitemizdeki bölümlere alan dışı öğretim üyeleri atamalarını etik midir?Yukarıdaki belirtilen konularda Rektörümüzün kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz.
Bu şartı bilen Rektör Bağ (bilmiyor olması daha büyük bir skandal ve yöentim zafiyetidir) tıp kökenli bir öğretim üyesi olan Prof. Dr. Semin Melahat FENKÇİ’yi görevden alarak yerine Tıp kökenli olmayan veteriner Prof. Dr. Osman Çiftçi atamıştır.Bu durumda PAÜ Tıp Fakültesi Eğitim Akreditasyonu iptal olmaktadır.Ayrıca haber merkezimize ulaşan iddialara göre dekan atanan Osman çiftçi değişik sebeplerden kendi üniversitesinde Prof ünvanını alamamış, PAÜ’de önce Prof ünvanı verilmiş daha sonra dekan olarak atanmıştır.BU SÜRECE NASIL GELİNDİ?Tıp kökenli bir öğretim üyesi olan Prof. Dr. Semin Melahat FENKÇİ görevden alındı. Prof. Dr. Osman Çiftçi’ye PAÜ’de önce Prof ünvanı verildi sonrasında Tıp Fakültesi Dekanı atandı. Ayrıca yine Tıp kökenli bir öğretim üyesi olmayan Doç. Dr. SELDA ŞİMŞEK dekan yardımcısı olarak atandı. Selda Şimşek de PAÜ’de yeni göreve başlayan öğretim üyelerindendir.Selda Şimşek’in kızkardeşinin de Selda Şimşek’ten kısa bir süre önce PAÜ’ye öğretim üyesi olarak atandığı ve Denizli’de üst düzey bir yargı üyesinin eşi olduğu haber merkezimize gelen iddialar arasındadır.Benzer şekilde öğretim üyesi atamalarında liyakate önem verilmediği, alan özelliklerine uygun olmayan atamalar yapıldığı, atamalarda önceliğin yandaş ve akrabalık olduğu öne sürülmektedir. Kadro atamalarında da ayrım yapıldığı, bazı insanların unvanı alır almaz atandığı halde, bazılarının yıllarca bekletildiği, bazı öğretim üyelerinin haksız gerekçelerle sözleşmeleri yenilenmeyerek; işten atıldığı hatta bu nedenle davalar açıldığı öne sürülmektedir. Akademisyenler arasında bilimsel olmayan ölçütlere göre ayrım yapmak ve özlük hakları açısından mağduriyete yol açmak etik açıdan doğru mudur?İlkokulda sınıf öğretmeni olmak için bile alan diploması gerekirken, meslek eğitimi veren üniversitemizdeki bölümlere alan dışı öğretim üyeleri atamalarını etik midir?Yukarıdaki belirtilen konularda Rektörümüzün kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz. 



