Pamukkale Üniversitesi rektörü Hüseyin Bağ’ın akademik yaşamını konuşma gereği duymamızın gerekçesini sorarsanız, Sayın Bağ’ın “Reis üzerinden ana muhalefeti” yok sayma çabası oluşturuyor.Bu açıklaması ile akademinin başı olmak yerine kendisini Tarım İl Müdürü, Nüfus Müdürü olarak hissetmesidir. Vali beyin sol yanında, başköşeye oturmaya hak etmesidir.Denizli’deki akademinin başı, “rektör hoca”. Başka bir söylemle “hoca efendilerin”, “hoca efendisi”. Kurumu içinde akademik yaşama güçlendirmek yerine, yaptığı baskıcı uygulamalar nedeniyle akademiyi tarumar etmesi utancını geride bırakmak, hedef şaşırtmak için siyaset üzerinden şut çekme çabası. Genel olarak değerlendiriyorum. Taşra üniversitelerinde bilim yapmak, bilim insanı olmak gerçekten çok güç… Bana göre imkânsız. Adlarının önüne profesör unvanı yazarak fazla kasılmasınlar. Hızla sıradanlaşıyorlar.Pamukkale Üniversitesi yönetim anlayışı, hoca efendilerin üniversite içinde yaşanlara karşı duyarsız kalışı, akademinin başı Hüseyin Bağ’ın akademik yaşamı kötü örnek oluşturuyor.Pamukkale Üniversitesi rektörü Hüseyin Bağ’ın cv’sini yakından incelediğinizde bunu görürsünüz. “1995 yılında “Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya ABD”da Yüksek Lisansımı, 1998 yılında ise Doktoramı bitirdim. 1994 yılında ‘Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’ne araştırma görevlisi olarak atandım” diyerek akademik yaşamının başladığını belirtiyor.Akademik yaşam için kötü bir başlangıç. Kırıkkale Üniversitesi, yeni kurulmuş bir taşra üniversitesi, akademik atmosfer oluşmamış, cemaat örgütlenmesinin hızlı dönemi…Uluslar arası dergilerde yayınlar yaptığını belirtiyor. Uluslar arası kongrelere katılmış. Akademi dışında olanlar bilmez. Makale yayınlamak “ne kadar para o kadar köfte” misalidir. Parayı basarsın makaleyi yayınlatırsın. Yazılan bu makalelerin büyük çoğunluğu da intihaldir (hızsızlık). Kongrelerin nasıl düzenlendiğini de biliyoruz.Sayın Bağ’ın çalışmaları böyledir demeye dilimiz varmıyor. Bizleri aydınlatmasını, akademik çalışmaları ile anılmasını istiyoruz.Bilimi gönül verenler, bilimsel çalışmayı yaşam biçimi olarak benimseyenler, üniversitelerde yönetici olmayı öncelikli olarak almazlar. Çünkü bilim üretmek sürekli çalışmayı gerektirir. Yönetici olursanız bunu sağlayamazsınız.Oysa Hüseyin Bağ akademik yaşama başladığında yönetici olmaya karar vermiş. En son rektörlük olmak üzere Pamukkale Üniversitesi’nde yüklenmediği görev yok. Sözünü ettiği akademik çalışmaları ne kadar verimlilikte, ne orijinallikte, ne arada yaptığını merak ediyoruz.Hüseyin Bağ; merak bu… Çalışma arkadaşların yoğun bilgi akışını sürdürüyor. Kimlerle iş tuttuğun sorgulanmasını istiyorlar.NOT: Bir sonraki yazı Hüseyin Bağ: “TAKİYYECİ Mİ?”
Gündem
Yayınlanma: 03 Kasım 2017 - 09:43
REKTÖR BAĞ: "AKADEMİK YAŞAMINI KONUŞALIM"
Pamukkale Üniversitesi rektörü Hüseyin Bağ’ın akademik yaşamını konuşma gereği duymamızın gerekçesini sorarsanız, Sayın Bağ’ın “Reis üzerinden ana muhalefeti” yok sayma çabası oluşturuyor.
Gündem
03 Kasım 2017 - 09:43




