Bazı meslekler vardır; yalnızca bir iş değildir.
Bir duruştur. Bir sorumluluktur. Bir vicdan nöbetidir.
Avukatlık işte tam da böyledir.
5 Nisan Avukatlar Günü, yalnızca bir meslek grubunun takvimdeki hatırlanma günü değildir. Bu tarih, aslında insanın hak arama iradesinin, adalet karşısında yalnız olmadığının ve hukukun sessiz kalmadığının ilanıdır. Çünkü avukat, çoğu zaman yalnız bir insanın kalabalık bir düzen karşısındaki tek sesidir.
Savunma, yalnızca bir dilekçe değildir.
Savunma, bir insanın onurudur.
Savunma, bazen bir annenin duası, bazen bir çocuğun geleceği, bazen de bir toplumun vicdanıdır.
Avukat; dosyalar arasında kaybolan bir isim değil, hakikatin peşinde yürüyen bir yolcudur. Kimi zaman alkışlanmadan, kimi zaman anlaşılmadan, kimi zaman yalnız bırakılarak… Ama her defasında yeniden ayağa kalkarak yürümeye devam eden bir mesleğin temsilcisidir.
Çünkü avukat bilir:
Adalet, kendiliğinden doğmaz.
Adalet, mücadele ister.
Bir toplumda savunma güçlü değilse, hukuk eksiktir. Hukuk eksikse güven yoktur. Güven yoksa devlet yalnızca bir yapıdan ibaret kalır. İşte bu yüzden avukatlık, yalnızca bireyin değil, toplumun da teminatıdır.
Savunma makamı; korkunun karşısında cesaretin, suskunluğun karşısında sözün, haksızlığın karşısında direncin adıdır.
Ve bu yüzden avukatlık, bazen yorulmak ama vazgeçmemektir.
Bazen yalnız kalmak ama geri çekilmemektir.
Bazen anlaşılmamak ama susmamaktır.
Çünkü savunma susarsa adalet yetim kalır.
Bugün 5 Nisan.
Savunmanın, sözün, vicdanın ve hukukun günü.
Hakikatin peşinde yürümekten vazgeçmeyen, adaletin yükünü omuzlarında taşıyan tüm meslektaşlarımın Avukatlar Günü’nü saygıyla kutluyorum.
Zira biliyoruz ki:
Savunma varsa umut vardır. Savunma varsa adalet vardır. Savunma varsa insan vardır.
Batuhan Besalet Karan




