Denizli’nin Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, 24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutlamak için Denizli Basın camiası ile bir araya geldi. Başkan Subaşıoğlu, gazetecilerin bayramını kutlarken gündeme ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.FETÖ ile mücadele konusunda Paralel Devlet Yapılanmasının yanı sıra, paralel din ve paralel ahlak yapılanmaları ile de mücadele edilmesini gerektiğini belirten Başkan Subaşıoğlu, "Türkiye çok ciddi bir FETÖ terör örgütü ile mücadele içerisinde bulunuyor. Maalesef yapısından dolayı kendisini gizleyen, eski tabirleriyle tedbirli davranan, takiye yapan, bir zihniyetle karşı karşıyayız. Dolayısıyla böyle bir yapıyla mücadele etmek çok daha kolay değil. Hiç kimse bir gecede kahraman olmamıştır ve yapmaya da gerek yoktur. FETÖ ile mücadele bağlamında benim değerlendirmem şöyle olmuştur 'sekarat anı'nda ki iman geçerli değildir. Yani ölüm döşeğinde iman ederseniz o iman geçerli değildir. Bir gecelik kahramanlıklara ihtiyacımız yok, FETÖ ile mücadele noktasında sürecin doğru okunması gerekiyor, sürecin doğru teşhis edilmesi gerekiyor" dedi.BİR GÜNDE TEMİZLENEMEZO yapıya hizmet etmiş insanların bir günde temizlenemeyeceğini savunan Subaşıoğlu, "bu insanları mahkum etmek adına değil, kategorize etmek adına değil ama FETÖ ile mücadele etmek adına da kahramanlığa ihtiyaç yok. Bir gecelik aforizmalara, yapılan ifadelere coşkun söylemlere, ihtiyaç yok. Dün başlamış, bugün devam ediyor, yarında devam etmesi gereken bir süreçtir. Ben bugüne kadar bu konu ile ilgili hiç konuşmadım. FETÖ terör örgütü ile mücadele anlamında tartışılmayan bir konu var. Ben bu işi üçe ayırıyorum. Biz hep Paralel Devlet Yapılanması olarak yani kendi savcısı olan, kendi hakimi, kendi kuralı olan, devletin içinde bunu işleten bir yapıdan bahsediyoruz. Bu bir paralel devlet anlayışı."OLAYIN BİR DE BAŞKA BOYUTU VARMerkezefendi Belediye Başkanı Subaşıoğlu, "işin bir de paralel din anlayışı tarafı var. Bugüne kadar hiç bunun üzerinde durulmadı. Örneğin bizim kendi dinimizden herhangi bir endişemiz yok, dinimizin dayanışma ve yardımlaşma mekanizmaları çok açık ve net. Mesela zekat müessesesi ile mesela sadaka müessesi çok açık ve net. Zekatı kimin vereceği belli, kimlerin alacağı belli. Bu FETÖ terör örgütü Türkiye'de paralel bir din anlayışı üreterek zekat ve sadaka müessesini ortadan kaldırarak istedikleri amaca hizmet edebileceklerini düşündükleri, dinin temel prensiplerden koparttıkları burs ve himmet mekanizmasını getirerek aslında Türkiye'de paralel din anlayışını da dayatmış oluyor. Oysaki bizim dinimizde dayanışma ve yardımlaşma ile ilgili önce komşumuzdan başlamamız gerekiyor. Böyle ne olduğu belirsiz yüksek hayaller ve hedefler ile yüksek paralar toplayıp da, yanımızdaki komşumuz aç olurken, paraların oraya aktarılması, ben açıkçası paralel bir din anlayışı olarak görüyorum. Bunun da ret edilmesi gerekiyor. Maalesef bu konu ile ilgili henüz zihinler çok dar, berraklaşmış değil" diye konuştu.




