
Üç yıl önce Soma’da yaşanan büyük acıyı unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını bir kez daha ifade etmek üzere Soma’ya gideceklerini belirten TMMOB Denizli İKK Sekreteri Cüneyt Zeytinci, “İş cinayetlerini kader ve fıtrat olarak değerlendiren anlayış son bulmadan, bu ve benzeri, adeta geliyorum diyen faciaları engellemek mümkün değildir. Soma’da yaşanan kaza değil cinayettir. 301 maden emekçisinin ölümü kader değil katliamdır. Bu katliamın gerçek sorumluları ise hala kamuoyu önünde hesap vermemiştir” dedi.
Soma davasının başından beri takipçisi olduklarını ve davada gerçek sorumluların açığa çıkarılması için sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyleyen Zeytinci, “Ne yazık ki böylesine büyük bir facianın ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığı Soma davası bu haliyle kamuoyunu tatmin edecek bir tablo çizmemektedir. Bilimsel ve teknik veriler göstermektedir ki, katliamın sebebi yeterli ve gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Ocaktaki yangın eski imalat panolarında bırakılan kömürlerin oksijenle temas etmesi sonucu içten içe yanması biçiminde gerçekleşmiştir. Bu yarım yanma sonucu karbon monoksit gazının ocak içinde birikmesi ve yangının uzun bir süre tespit edilemeden devam etmesi sonucu facia meydana gelmiştir. Bu yangında boşalan kızgın malzeme, galeri ekipmanlarının yanmasına neden olmuş, kömürün içeriğinden ve malzemelerin yanmasından ortaya çıkan zehirli gaz basınçla yayılarak maden emekçilerinin ölümlerine neden olmuştur” diye konuştu.TMMOB olarak, hazırladıkları bilimsel, teknik araştırma ve raporlar ile gerçeğin objektif bir biçimde açığa çıkarılması için üzerine düşeni yapmaya çalıştığını da dikkat çeken Zeytinci, açıklamasına şöyle devam etti:“ Hiç kuşku yoktur ki Soma katliamında sorumluluk sadece, yapılan tüm uyarılara karşı üretimi artırmak için tüm normları hiçe sayan şirketin değildir. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş., TKİ, MİGEM, ETKB, ÇSGB ve Hükümet yaşanan tüm maden facialarında olduğu gibi sorumludurlar ve hesap vermelidirler. Türkiye’de uygulanan politikalarla üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma’da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur. Ülkemiz, iş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.Bu facia, hem “madencilik” hem de “işçi sağlığı ve güvenliği” alanında son 15 yıldır ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülen “özelleştirme”, “piyasalaştırma” ve “taşeronlaştırma” politikalarının bir sonucudur. Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak bırakan, mühendis ve hekimi iş kazaları tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız”
Soma davasının başından beri takipçisi olduklarını ve davada gerçek sorumluların açığa çıkarılması için sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyleyen Zeytinci, “Ne yazık ki böylesine büyük bir facianın ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığı Soma davası bu haliyle kamuoyunu tatmin edecek bir tablo çizmemektedir. Bilimsel ve teknik veriler göstermektedir ki, katliamın sebebi yeterli ve gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Ocaktaki yangın eski imalat panolarında bırakılan kömürlerin oksijenle temas etmesi sonucu içten içe yanması biçiminde gerçekleşmiştir. Bu yarım yanma sonucu karbon monoksit gazının ocak içinde birikmesi ve yangının uzun bir süre tespit edilemeden devam etmesi sonucu facia meydana gelmiştir. Bu yangında boşalan kızgın malzeme, galeri ekipmanlarının yanmasına neden olmuş, kömürün içeriğinden ve malzemelerin yanmasından ortaya çıkan zehirli gaz basınçla yayılarak maden emekçilerinin ölümlerine neden olmuştur” diye konuştu.TMMOB olarak, hazırladıkları bilimsel, teknik araştırma ve raporlar ile gerçeğin objektif bir biçimde açığa çıkarılması için üzerine düşeni yapmaya çalıştığını da dikkat çeken Zeytinci, açıklamasına şöyle devam etti:“ Hiç kuşku yoktur ki Soma katliamında sorumluluk sadece, yapılan tüm uyarılara karşı üretimi artırmak için tüm normları hiçe sayan şirketin değildir. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş., TKİ, MİGEM, ETKB, ÇSGB ve Hükümet yaşanan tüm maden facialarında olduğu gibi sorumludurlar ve hesap vermelidirler. Türkiye’de uygulanan politikalarla üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma’da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur. Ülkemiz, iş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.Bu facia, hem “madencilik” hem de “işçi sağlığı ve güvenliği” alanında son 15 yıldır ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülen “özelleştirme”, “piyasalaştırma” ve “taşeronlaştırma” politikalarının bir sonucudur. Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak bırakan, mühendis ve hekimi iş kazaları tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız” 





