
Nuri KAPLAN17 Ağustos 1999 İzmit depreminin 18. Yıldönümü nedeniyle Denizli Gazeteciler Cemiyeti İlyas Haytan Toplantı Salonunda bir basın toplantısı düzenleyen İnşaat Mühendisleri Odası Denizli Şube Başkanı Şevket Murat Şenel, 17 Ağustos 1999’un deprem konusunda bir milat olduğunu, o günden bu yana olumlu gelişmeler yaşansa da yeterli olmadığını söyledi.1999 öncesi de Anadolu’da sürekli depremler olduğunu anımsatan Şevket Murat Şenel, “1999 öncesi 100 yıllık periyotta 30’un üzerinde büyük deprem meydana geldi ve bu depremlerde 100 binin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetti. 17 Ağustos depremi ise Türkiye için bir milat oldu. Türkiye’nin yüzde 92’si deprem bölgesi ve nüfusun yüzde 70’i 1. derece deprem bölgesinde oturuyor. 1999 depremi ile birlikte ülkemizde bir deprem stratejisi olmadığını gördük ve ilk kez böyle bir strateji geliştirildi” dedi.OLUMLU GELİŞMELER YAŞANDI17 Ağustos depremi sonrası atılan olumlu adımlar olduğunu belirten Şenel, “Öncelikle afetlerde risk yönetimine ihtiyaç duyulduğu ortaya çıktı ve bu anlamda AFAD’ın kurulması önemli bir adım oldu. Ayrıca DASK, yapı denetim ve kentsel dönüşüm kavramları da 1999 sonrası hayatımıza giren olumlu gelişmeler oldu. Ancak bu gelişmelere rağmen 17 Ağustos 1999 depreminin aynısı bu gün olsa, çık daha farklı bir manzarayla karşılaşacağımızı, daha az kayıp yaşanacağını sanmıyorum” diye konuştu.‘DENETİMLER GÖSTERMELİK’Şenel, “17 Ağustos depremi sonrası zorunlu hale gelen yapı denetimlerinin ne yazık ki istenileni verdiğini söyleyemeyiz. Yapı denetim şirketleri ücretlerini denetledikleri inşaatın sahiplerinden aldıkları için adeta müteahhitlerin emrinde çalışır hale geldiler. Bir an önce bu şirketler özerk bir yapıya kavuşturulmalı. Ayrıca 2005 yılında 40 olan inşaat mühendisliği bölümü sayısı bu gün 112 oldu. Bu da mühendis sayısını artırırken, eğitim kalitesinin düşmesine neden oldu. 2017 yılında inşaat mühendisliğinden mezun olan bir mühendis, 1938 yılından kalma yasaya tabi oluyor. Bu da yapılan işin kalitesini düşürüyor” ifadelerini kullandı.KENTSEL DÖNÜŞÜM GÖZDEN GEÇİRİLMELİSon derece iyi niyetle çıkarılan kentsel dönüşüm yasasının ise uygulamada rantsal dönüşüme dönüştüğünü iddia eden Şenel, “Riski yüksek, ekonomik değeri düşük yerlerde kentsel dönüşüm yapılmıyor. Burada yerel yönetimler elini taşın altına koyarak gerekeni yapmalı. Kentsel dönüşümü rantsal dönüşüm olarak gören kurumlar sistemin dışına çıkarılmalı. En büyük ihanet 17 Aıustos’u unutmaktır. Biz depremi unutsak da o bizi unutmayacak. Biz yaşamasak bile çocuklarımız, torunlarımız mutlaka bu gerçekle yüzleşecek. Depremi unutmak gibi bir lüksümüz yok” şeklinde konuştu.






