
Denizli’nin Beyağaç ilçesinde geçimini tütünle sağlayan üreticiler bu yıl sezonu gecikmeli açtı. Tütün dikiminin en yoğun yapılması gereken Nisan ayında tarlalar boş kaldı. Nedeni ise üreticilerin yıllardır sırtını yasladığı avans ödemelerinin firmalar tarafından geciktirilmesi. Fideler hazırdı, toprak hazırdı, emek hazırdı... Ama para yoktu.
Normalde Nisan ayının ortasında başlayan dikim, firmaların avans paralarını geç yatırması nedeniyle Mayıs ortasında yapılabildi. Avansı eline alan üretici derin bir nefes aldı ve zamanla yarışarak tütün fidelerini tarlaya dikmeye başladı.

"Bu Tütünle Sadece Toprak Değil, Hayat da Yeşeriyor"
Geçim kaynağının tamamen tütün olduğunu belirten üretici Cemile Ata, geciken dikimle birlikte birçok ailenin ekonomik planlarının da sarsıldığını ifade etti. “Bizim çocuklarımızın okul masrafları da bu tütünden çıkıyor, düğün masrafı da, mutfak masrafı da... Tütün yoksa biz de yokuz. Geç kaldık ama hâlâ umutluyuz. Makineli dikime başladık, zamanla yarışıyoruz” diye konuştu.
Başkan Pütün: “Tütün Olmazsa Kırsal Çöker”
Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün ise tütün üretiminin sadece bir zirai faaliyet olmadığını, kırsaldaki hayatın sigortası olduğunu vurguladı. Şubat ayında başlayan üretim sürecinin Eylül’e kadar sürdüğünü belirten Başkan Pütün, özellikle avans paralarının zamanında yatırılmaması durumunda üreticilerin belini doğrultamadığını söyledi.
“Tütün firmaları avans vermediğinde bu iş yapılamaz hale gelir” diyen Pütün, “Toprak ilaçlanıyor, naylonla örtülüyor, fidanlar yetiştiriliyor. Her aşaması masraf, her gün para... Eğer çiftçi avans almazsa bu yükün altından kalkamaz. Neyse ki bu yıl Büyükşehir Belediyesi, Tavas ve Kale belediyelerimizin destekleriyle üreticinin bir kısmı avansını alabildi. Ama hâlâ yeterli değil” ifadelerini kullandı.
"Tütüncülük Biterse, Köyler Susar"
Başkan Pütün ayrıca devletin bu noktada devreye girmesi gerektiğini belirterek, “Ege'nin kırsal bölgelerinde yaşayan insanların yüzde 70’i tütün ve hayvancılıkla geçiniyor. Tütün üretimi yapılmazsa bu insanlar şehirlere göç eder. Biz bu topraklarda üretimin, emeğin devam etmesini istiyoruz. Kırsal sessizleşmesin, ocaklar sönmesin” dedi.







