Dün Gazeteciler Günüydü!
Reklam
Reklam
Atilla Köprülüoğlu

Atilla Köprülüoğlu

Dün Gazeteciler Günüydü!

11 Ocak 2020 - 12:20


(Kaya Çelikkanat Ustam'a saygı ve özlemle)


Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, 
gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder(George Orwell)


Gazetecilikte “Ustalar Ustası” 
Kaya Çelikkanat’ın “Üç Sevgilisi’’ vardı;
‘’Daktilosu, teknesi, torunu!..’’
’Edebiyatın Kaptanı’’ efsane Attilâ İlhan’ın
Genel Yayın Müdürlüğü'nü yaptığı
etkili unutulmaz gazete “Demokrat İzmir’’de
uzun yıllar yöneticiydi Kaya Baba.
Dile kolay 62 yılın gazetecisiydi, 
son nefesine kadar cesurca yazmayı sürdürmüştü.

* * * *
En son 18 Şubat 2017'ydi Kaya Baba’yla görüştüğümüzde.
Uzun uzun konuşmuştuk tek sesli medyayı, çürümüşlüğü.
Bir cümleyle "gazeteci’’yi tanımlamasını istediğimde-
çok iyi anımsıyorum;
‘’Topluma yön veren, doğruyu arayan,
kalemini kiralamayan, satmayan’’ demişti.
Sormuştum Kaya Baba’ya,
‘’Pek, Türkiye’de kaç gazeteci var?’’
Uzun uzun düşündüğünü görünce,
‘’Dur, ben Okan Yüksel Ustam 
tespitiyle yanıtlayayım’’ demiştim:
‘’Türkiye’de kaç meslek sahibi 
varsa o kadar da gazeteci var!..’’
Devam etmiştim;
‘’Attila İlhan 'Türkiye’de her üç kişiden dördü şairdir' diyor. 
Bize göre de tanrı eksikliklerini göstermesin, 
Türkiye’de gazeteci olmayan ya da 
yapmayan kimse yoktur! Eli kalem tutsun, 
tutmasın, basın mesleğinde ter döksün 
dökmesin, öyle beyler hanımlar vardır ki, 
‘Biz gazeteciyken’ diye söze başlayıp 
ahkam kesmeye başladıklarında gerçek 
basın emekçisine susmak ya da ağzının payını vermek düşer!’’
Sonra yine patenti Okan Yüksel’e ait
mottoyu eklemiştim;
‘’Türkiye’de milyonlarca ‘gazeteciyim’ diyen vardır 
ama bize göre en önemlisi iki tür gazeteci 
vardır: 
Palto tutanlar, kafa tutanlar!’

* * * *
Neler konuşmamıştık ki o gün;
-Türkiye’de Eski’sinde de Yeni’sinde de(!)
canı isteyen herkesin yapabileceği üç iş olduğunu, 
bunların ilkinin gazetecilik, sonra da siyasetçilik ve 
müteahhitliğin geldiğini, üçünün de eğitim 
nitelik aramadığını örnekleriyle anlatmıştı.
-Mesleği amaç değil varacakları yerde 
çabucak inebilecekleri bir araç olarak görüp 
kullananlar, sömürenler gazeteci mazeteci olamazlardı!
-Kalemi çok keskin olmasına karşın, karakteri 
gayet zayıf kişilere gazeteci-yazar denemezdi.
-Her devrin adamı fırdöndülere -ünleri 
yurtdışına taşsa da- basın emekçisi demek caiz değildi.
Örneğin; 12 Eylül döneminde Evrenci, 
hanedan yıllarında Özalist, günümüz iktidarı yandaşı
dönek Marksistler ve 
öteki çıkar gördükleri yere, papuçsuz, 
donsuz koşan meslek madrabazlarına, 
şaklabanlarına, gökyüzüne çıksalar da, 
bırakın gazeteciliği, yazarlığı adam bile denmez! 
-Kalemlerini satan, kiralayan kişiler 
kuşkusuz mesleklerinin yüz karalarıdır.
-Bir kurumun, bir partinin, özel durumu olan 
kişinin, devrin iktidarının, buyurganın, 
görüşün, ideolojinin, kendilerine haksız 
çıkar sağlayanların vb.tetikçiliğine soyunan 
kalemlere gazeteciden başka her şey denebilir.

* * * *
Dün 10 Ocak Çalışan/Çalışamayan Gazeteciler Günü’ydü.
Halkın ağzı, tarihin tanığı değil sanığı olan gazetecilerin…
Otoriterlerin, çok medyalı tek sesli havuzcu 
iktidar sahiplerinin sevmediği bir avuç 
kalmış onurlu meslektaşların…
İşsizlik, zindan, baskılar, soruşturmalar, 
sansür, güvencesizlik gölgesindeki
gazetecilerin...
Hâlâ halkı doğru bilgilendirmeye çalışanların günüydü!..

* * * *
Dün 10 Ocak Çalışan/Çalışamayan Gazetecilerin Günü’ydü.
Sektörde işsizlik yüzde 30’du.
İşsiz gazetecilerin sayısı; 11.157’ydi.
2019’da 100’ü geçen gazete kepenk indirmişti!
Muhalif gazetelere ilân ambargosu vardı.
RTÜK, tv’lere 3 milyon 800 bin tl ceza kesmişti.
34 gazeteci saldırıya uğramıştı, sorumluları ise serbestti.
Gazete yönetimlerini güç odakları belirliyordu!
Onlarca yılın Sarı Basın Kartı, ‘’Turkuvaz’’ renkliydi artık!
Türkiye, Çin, Mısır, Suudi Arabistan’la 
birlikte en çok gazeteci tutuklayan 4 ülkeden biriydi.
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde de 157’nciydik!..

* * * *
‘’10 Ocak Çalışan/Çalışamayan  Gazeteciler Günü’nüz Kutlu Olsun’’ mu dediniz?
Bu tabloyla, verilerle gün mü kutlanırmış?
Bugün aramızda olsaydı "62 yıl aralıksız gazeteci"
Kaya Baba ne derdi acaba?

YORUMLAR

  • 0 Yorum