Usta şair Cahit Sıtkı Tarancı;
“ Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun. ” demişti yıllar önce.
Aradan yıllar geçti, kardeş kavgası nihayet bulup sonlanmadı. Kardeş kavgası körüklendi ki siyaseten ticareten rant elde edip, kardeş kavgasından beslendi yıllardır leş kargaları. Kardeşlik türküleri söyleyenler vatan haini oldu çoğu zaman. Yokluklar, yoksulluklar, yolsuzluklar lafın kısası asıl meseleler unutturuldu kardeşler birbirine kırdırılırken. Sömürücüler kardeşleri iliklerine kadar sömürürken kavga körüklendi, kavga büyütüldü.
Biliniyordu ki düşmanlıklar düşmanlıkları ve cinayetler cinayetleri doğurur. Oysa dirlik birliktedir, zenginlik paylaşmaktadır, mutluluk kardeşliktedir. Gemi su alır batarsa bütün yolcular ölür, ateş ormanı sarmışsa hiçbir canlının yaşama şansı olmaz. Haini kucaklarsan gün gelir sana da ihanet eder ve seni de sırtından bıçaklar. Kişisel menfaatler toplumsal menfaatlerin önüne geçtiğinde yaşam güvenliği de, hukuk güvenliği de bireyler arası güven de var olamaz.
Duygular bir kenara bırakılıp akıl ön plana çıkarsa, suçludan hesap sorulursa, dosta dostluk gösterilip haine haddi bildirilirse, dirliğin birlikte olduğu ve hepimizin önce insan olduğu, insan olmaktan kaynaklanan hak ve sorumluluklar olduğu unutulmazsa ve ayrıştırmaktan, bölmekten medet uman bölücülere fırsat verilmezse daha güzel günler göreceğiz.