• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. İbrahim Aktaş
  3. Bir düşün savaşçısı, Uğur Mumcu
Yayınlanma: 24 Ocak 2022 - 10:27

Bir düşün savaşçısı, Uğur Mumcu

24 Ocak 2022 - 10:27
A
Büyüt
A
Küçült
Bir düşün savaşçısı, Uğur Mumcu
İbrahim Aktaş
İzmirim

Sizin arabanız var mı? Otomobil yani… Benim bir adet var; 2011 yılında almış ve on yıl sonra değiştiririm diye düşünmüştüm alırken!Devirdik on yılı…On bir yıldır biniyoruz ailecek ve bu ekonomik şartlarda sanıyorum, en az bir on yıl daha bineceğiz.Gerçi, partili Cumhurbaşkanı, Sayın Erdoğan’ın, geçen aylardaki, ülkemizdeki ekonomik verilerin iyiliğini gösterir bir açıklamasıyla, her evde en az bir araba olduğunu ve hatta kapıcıların bile otomobil sahibi olduğunu öğrenmiştik.Ben, “kapıcı”demek yerine “apartman görevlisi”demeyi yeğliyorum doğrusu, ama… Ayrıca, herkes araç sahibi olabilir. Maddi imkânlarla ve araç sahibi olma isteğiyle alakalı bir durum bu, değil mi?

Neyse, otomobil konusunu bakın, hangi acı hatıramıza getirmek niyetindeyim;

Tarih, 24 Ocak 1993. Yer, Ankara. Hava sıcaklığı,sıfırın altında… Bir Pazar günüve karlar altındaki sokakta bir araç infilak etti. Bir otomobil; 06 YR 245 plakalı, Renault 12 marka… Öyle sıradan ve öyle bir yurdum insanı arabası ki!Hâlbuki o senelerde, Ford Taunus’lar, Fiat Tempra, Tipo ve Uno’lar ve Renault 9’lar, 11’ler, 21’ler peynir ekmek gibi satıyor. Kuş serisi adını verdiğimiz ve yıllarca makyajlanarak Türk insanına pazarlanan araçlardan bıkanlar, laf yerindeyse saldırıyorlar bu yeni marka-model araçlara… Fakat bu, az önce saydıklarımdan, yenilerden değil; halk diliyle, sadece ve garip bir Reno 12…

Patlama… Ah evet, o patlama…

Sıradan, sadece amaca hizmet etsin diye satın alınmış, görevini her yerine getirdiğinde kaportası gururla dolan, kendisinden istenilen mesafeleri katettikten sonra sakin ve şerefli duruşunu bozmayan, gösterişten uzak, inanılmaz derecede yurdum aracı, yoluna çıkan diğerlerini kıskanmayan, otomatik vitesi, elektrikli camları, kliması, koltuk ısıtması, çelik jantları ve renkli camları olmayan,gökyüzü renkli Renault 12, akıl almaz bir ses çıkararak ve büyük bir enerji yayarak infilak etti.

Ve içerisinde, direksiyonu başında kontağı çeviren, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’yu da, bu toprakların yitirdiğini/yitirdiğimizi duyuran bu gürültü; Adana’dan Samsun’a, Hakkâri’den Edirne’ye dek tüm yurda, bir siren gibi jurnalliyordu faili meçhule varacak bu olayı.Aldılar O’nu bizden! Kendini yoluna adamış aracına, koydukları plastik tipte bir patlayıcı ile aldılar hem de… Failleri bulunamadı, sözde! Tam yirmi dokuz yıl geçmesine rağmen… Birileri namus sözleri vermelerine rağmen, bulamadılar faillerini; namus sözlerini tutamadılar!

Peki, neydi Uğur Mumcu’nun ölümüne sebep? Uğur Mumcu ve yazdıkları/yapıtları, kimleri ya da hangi grupları, örgütleri, kitleleri rahatsız ediyordu?

O’nun ve kendi gibiler için; yazdıklarından ve düşündüklerinden dolayı yaşanacak kötü günler, 12 Mart 1971 ile başlamıştı. Faşist, özgürlük kısıtlayıcı ve sığ yöneticilerden oluşan anlayış, sözde tarafsız Nihat Erim hükümetiyle uygulanmaya başlanmıştı. İşte o yıllarda, ilk kez cezaevi ile tanışır Uğur Mumcu… “Sakıncalı Piyade” adlı eserinde; içeri alınacağını bilerek, önceden teslim olmaya çalışmasını ve bir türlü kendisini kabul edecek yeri bulamadığını mizahi bir dille anlatır Mumcu. Savcılık kovuşturmasının 141. madde ile başlayıp, 159 ve 142 ile devam ettiğinden ve 146’dan hüküm giydiğinden bahseder. Yargıtay kararıyla bozulan hükme, çıkan af ile beraber, mahkemenin 312. maddeye göre işlem yaparak tahliye edildiğinden dem vurur. Tuzla Piyade okulundan, yedek subay olarak atanmayı beklerken, Ağrı Patnos’a, sakıncalı er olarak gönderildiğini ve başından geçen trajikomik hadiseleri anlatır. Aziz Nesin; “okurken, acı acı güldüm” diye yazmıştır “Sakıncalı Piyade” için…

Yıllar geçtikçe, ülkemizdeki siyasi olayları, iktidarlar içerisinde dönen bazı oyunları belgeleriyle yazmaya başlar. Özellikle PKK terör örgütünü “şiddet yoluyla sonuç almak isteyen bir Kürt milliyetçisi terör örgütü” olarak tanımlayıp, Kürt milliyetçiliği üzerine araştırmalar yapar ve bunları kitaplaştırır. Papa suikastı ve sanık Ağca ile ilgili olarak araştırmalar yapar ve yazar. Polis-mafya-siyaset bağlantılarını deşifre eder ve korkusuzca yazar.

İlk baskısı 1987 yılında yapılan “Rabıta” adlı eserinde-ki, bugünleri görmüşçesine “siyasal islam” adlı ideolojinin ayak seslerini, belgeleriyle ve hatta birebir gerçekleştirdiği röportajlarıyla yayımlar. Almanya, Hollanda, Belçika ve İngiltere başta olmak üzere, Avrupa’da yaşayan göçmen Türklerin, Müslümanlıklarından, sözde herhangi bir şey kaybetmemeleri için yapılan organizasyonların, aslında farklı amaçlar beslediğinin altını çizer. Suudi Arabistan menşeli bir örgüt olan Rabıta’nın, Avrupa’ya, ülkemiz diyanet işleri tarafından gönderilen imamların maaşlarının ödendiğini tespit etmiştir mesela Mumcu… Ülkemiz idarecilerine bu durumu ısrarla sorduğunda Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Başbakan Bülend Ulusu ve dönemin Diyanet İşleri Başkanı ile diğer ilgililer, önceleri yanıt verememiş ve bilgisizliklerini anlatmakla yetinmişlerdir. Ancak Cumhuriyet Gazetesindeki konunun üzerine giden sürekli yazıları ile tüm bu maaş hadisesi, beraberinde başka konularla beraber ortaya saçılmıştır. Ülkemizin gözbebeği üniversitelerinden ODTÜ’ye cami yapılabilmesi için hazırlanan projenin dahi, “Rabıta” örgütünce finanse edildiğini ve hatta dönemin İçişleri Bakanlığının izni ile gerçekleştirildiğini ortaya çıkarmıştır Mumcu.Son yıllarda adlarını sıklıkla duyduğumuz İlim Yayma Cemiyeti, Milli Görüş, Süleymancılık, Nurculuk, Nakşibendilik, İslam Cumhuriyeti gibi adlar, Rabıta adlı eserde sıklıkla ve detaylı olarak yerlerini alıyorlar. Ve elbet ki, bunların tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi ile yakınlaşamadıklarını biliyoruz.80’li yıllarda Berlin’de 30 tane Türk Camisi olduğunu, ama bunların 12’sinin diyanetçi, 10’unun milli görüşçü, 2’sinin ülkücü, 3’ünün süleymancı ve kalan 3’ünün de kaplancı olduklarını öğreniyoruz Rabıta adlı eserden…

Ve tamamlayamadığı kitabında, kendilerine solcuyuz diyen Kürt milliyetçileri ile Cia, Mossad gibi istihbarat örgütlerinin bağlantılarını yazdığını Cumhuriyet Gazetesindeki köşesinde ilan etmişti patlamadan günler önce...

Susturmak için kalleşçe hazırlanmış bir suikast ile yitip gitmesini, yok olmasını istediler! Ancak hesaplayamadıkları;Uğur Mumcuların bu topraklardan asla ve asla silinemeyeceği gerçeğidir.

Evet,Uğur Mumcu yitik bir ruh değil!

Yazıları, eserleri, düşünceleri ile bizlere yol göstermekle kalmıyor, aynı kararlılık ve cesaretle yaşamamıza destek oluyor. Bize de O’nun gibi korkusuz olmak düşüyor. Arabası, Reno 12 mi nerede? Eskişehir’de, Odunpazarı ilçesinde, adının verildiği bir parkta anıt olarak sergileniyor. Failleri bulunup, yargı önünde hesap verene dek, sergilenmeye devam edecek!

Dipnot; “Düşünenlerin öldürülmemesi, öldürülenlerin hiç unutulmaması dileğiyle…” um:ag
 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yiğit Başkanlar - 09 Nisan 2022
  • Öğretmeyi öğretmek - 02 Nisan 2022
  • Milli Totem - 29 Mart 2022
  • Kutsal Görev - 26 Mart 2022
  • Altay Aşkı - 19 Mart 2022
  • Karşıyaka'da bir efsane; İlyas Sazalan - 06 Mart 2022
  • Savaş değil, futbol efsanesi - 26 Şubat 2022
  • Göğe bakalım - 22 Şubat 2022
  • Bizim kız - 20 Şubat 2022
  • Futbolun fişi - 12 Şubat 2022
  • Armadaki Asalet - 05 Şubat 2022
  • Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım... - 03 Şubat 2022
  • Mor Menekşeler - 29 Ocak 2022
  • Yine! - 22 Ocak 2022
  • Katar Katar Süper Kupa - 09 Ocak 2022
  • Eski seneden, yeniye… - 01 Ocak 2022
  • Zor Hesap - 24 Aralık 2021
  • Ekmek, gevrek, simit - 21 Aralık 2021
  • Kar Tanesi - 02 Aralık 2021
  • Var mı Alsancak'tan güzeli? - 28 Kasım 2021
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
12 Eylül'ün Cuntası ile Bugünün Saray Rejimi, Aynı Karanlığın Çocukları
Kadriye Sözeri
12 Eylül'ün Cuntası ile Bugünün Saray Rejimi, Aynı Karanlığın Çocukları
Aşk Zengini Olmak
Neval Kütük
Aşk Zengini Olmak
 VAH KIZILAY VAH…
Atilla Köprülüoğlu
VAH KIZILAY VAH…
Yıldız olmak başka şey
Okan Yüksel
Yıldız olmak başka şey
Nlüfer Fatma Aydemir
Nlüfer Fatma Aydemir
TBMM'ye Tarımı Bilen Vekil Denizli'den Girmelidir
Serhat Köse
Serhat Köse
BİRAZ IŞIK VERİN DE ARKANIZDAN GELELİM!
KIZ ÇOCUĞU
Sedat Kaya
KIZ ÇOCUĞU
Sabahattin Ali, Hapisten Mektuplar
Baha AKINER
Sabahattin Ali, Hapisten Mektuplar
Adnan Özdemir
Adnan Özdemir
Bu kez oyunuzu kime vereceksiniz?
Yiğit Başkanlar
İbrahim Aktaş
Yiğit Başkanlar
Bir valiz
Halil Sarı
Bir valiz
Yeni Cahiliye dönemi
Nuri Kaplan
Yeni Cahiliye dönemi
KEŞKE KOYUN SÜRÜSÜ OLSAYDIK!
Hayri ÜN
KEŞKE KOYUN SÜRÜSÜ OLSAYDIK!
1 MAYIS
Arif Balkanay
1 MAYIS
Aloo! Cumhuriyet gitti Cumhuriyet!..
Özdemir Özdemir
Aloo! Cumhuriyet gitti Cumhuriyet!..
KUMPAS
Ali Koçlu
KUMPAS
BARIŞ PINARI OPERASYONU (2)
Ünal Karaosmanoğlu
BARIŞ PINARI OPERASYONU (2)
Tarihe not düşmek…
Nahit Duru
Tarihe not düşmek…
Ekrem mi Binali mi?
Volkan Çobanoğlu
Ekrem mi Binali mi?
GÜÇLÜ KADINLAR YANLIŞ SEÇİMLER
Gülümser Gökçe Acar
GÜÇLÜ KADINLAR YANLIŞ SEÇİMLER
TARIK AKAN'IN ARDINDAN
Mehmet Halil Arık
TARIK AKAN'IN ARDINDAN
Çok Okunan Haberler
Denizli'de Yeni Sosyal Destek Modeli: Kent Büfe, İki Ayda Mahallenin Favorisi Oldu
Denizli'de Yeni Sosyal Destek Modeli: Kent Büfe, İki Ayda Mahallenin...
Dolarla Evlilik Vaadi: Çivril'de Kurulan Aşk Tuzağı Jandarmaya Takıldı
Dolarla Evlilik Vaadi: Çivril'de Kurulan Aşk Tuzağı Jandarmaya Takıldı
Eğitim-İş'ten
Eğitim-İş'ten "Kim Var?" Tepkisi: "Okullar Propaganda Alanı Olamaz"
Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim