• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. İbrahim Aktaş
  3. Yemyeşil bir dünya…
Yayınlanma: 05 Kasım 2021 - 02:30

Yemyeşil bir dünya…

05 Kasım 2021 - 02:30
A
Büyüt
A
Küçült
Yemyeşil bir dünya…
İbrahim Aktaş
İzmirim

Climate; “klaymit” şeklinde telaffuz edilen bu kelime, İngilizceden dilimize klima olarak yerleşmiş olsa da, aslında iklim manasına geliyor. Ve şu sıralarda hala devam eden COP26 yani Birleşmiş Milletler İklim Konferansı, bu yıl yirmi altıncı kez düzenleniyor.

Neden mi?

Dünyamız artık inanılması çok güç olan bir döngüye girmiş durumda… İklim değişiklikleri, dünya üzerindeki canlı yaşamını o denli derinden etkileyecek ki, şu an hayalini dahi kurmakta zorlandığımız kötü bir son bekliyor insanlığı. Hem de öyle üç bin, beş bin yıl sonra değil; sonun başlangıcı, çoktan başladı bile…

Geçtiğimiz günlerde G20 adıyla İtalya’nın başşehri Roma’da toplanan ülkeler zirvesi ki; dünyanın ekonomik anlamda, ilk yirmi içerisinde kendisine yer bulan ülkelerin katıldığı zirvedir, biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak zirvede yerimizi aldık. G20 denilince akla hemen yirmi ülke geliyor ama zirve, on dokuz ülke ve Avrupa Birliği Komisyonundan oluşmakta. Hemen belirtmeliyim, ekonomik sıkıntılarımızdan dolayı, bir dahaki toplantıda, G20 arasında olur muyuz, açıkçası bilemiyorum! Bu konu başlı başına bir yazı konusu olur ve sonraya bırakıp akışımıza devam edelim;ve temsilcimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, zirve sonunda COP26 adıyla, İskoçya’da, Glasgow şehrinde düzenlenecek olan iklim zirvesine katılmayacağını öğrendik.

Dediğini yaparak da, Sayın Cumhurbaşkanı iklim zirvesine katılmadılar.Ekonomik veya politik anlamda G20’den, Türkiye’nin istediklerini alarak ayrılmasının yeterli olduğu görüşünde olacaklar ki, iklim zirvesine Cumhurbaşkanlığı düzeyindekatılmayı gerek görmedi devletimiz… Ve hatta bazı basın bültenlerinde de, Glasgow’daki güvenlik zafiyetlerinden dem vuruldu ve protokol ile ilgili bazı sıkıntılardan dolayı katılım sağlanmayacağı vurgulandı.

Ancak iklim zirvesine devletin zirvesi ile katılım sağlanmaması hususu, bende farklı çağrışımlar oluşturdu;

Ülkemizi inşaatlarla yönettiğini sanan son yirmi yılın hükümeti, zaten betondan, yoldan, dev inşaatlardan nemalanmıyor mu?Hükümet, kendisine hem hizmetinin karşılığı olan oyu, hem de yandaş müteahhitlerine, kendilerinin de yola devam etmesini sağlayacak maddi kaynakları;iklim değişikliği ile mücadeleye verdikleri destekle mi sağlıyorlar?Elbet ki, hayır! Onlar, ormanlara taş ocağı, maden ocağı gibi izinler vermek suretiyle ormanların yok olmalarına sebep olmuyorlar mı? Kurulmaması gereken yerlere hidroelektrik santralleri kurarak, dere yataklarını kurutmadılar mı? Ya da o bölgelerin iklimlerinde değişimlere sebep olmadılar mı? Nükleer reaktör ile çalışan enerji santrallerinin kurulması ile beraber radyoaktif sızıntı riskini artırmadılar mıbölgelerimizde? Neticede çevreci ve iklimi korumaya yönelik olarak çalışmayan ve betona endeksli bir hükümet anlayışının COP26’ya katılmamasıgayet normal!

Sizlere iklim değişikliğinin ve buna sebep olacak küresel ısınmanın, ne denli önemli bir konu olduğunu bir kitap önererek kısaca anlatmak istiyorum;

Yenice okudum ve sizler de mutlaka edinin, okuyun Prof. Dr. Ali Demirsoy’ın kitabını; “2035, Sonun Başlangıcı”…

Aslında her şey, insanoğlunun makineleşme çabasıyla yani sanayi devrimi ile başlıyor. Ana sorun, sanayi tesislerinin, herhangi bir şeyi üretebilmek için kullandıkları yakıtlar ve elbet ki o yakıtların enerjiye dönüşmesinden sonra geride bıraktıkları zararlı gazlar ki; en sıkıntılı olanı da karbondioksit…Dünyamızın aşırı ısınmasını önleyen, yine aynı şekilde aşırı soğumasının da önüne geçen atmosferimiz; artan karbon miktarı ile ve diğer etkenlerle ortaya çıkan sera gazlarının da etkisiyle; buzulların erimesine, okyanuslardaki akıntıların değişmesine ve/veya tamamen durmasına sebep olacaklar ki, ısı her defasında biraz daha artacak.İşte bu sarmalın,2100 yılına kadar dünyadaki yaşamın büyük bir kısmının sonlanmasına sebep olacağı düşünülmekte… Öyle ki, Ganj ile Nil nehirlerinin kurumasıyla, devasa bir göç yaşanması, su savaşları ve hatta ekvatorun kuzeyindeki ve güneyindeki çok büyük bir alanın çölleşmesi öngörülüyor. Mesela Norveç’te Akdeniz iklimi görülecek gibi bir örnek var Ali Demirsoy’un anlatımında…

Ali Demirsoy Hoca kitapta önce, dünyanın milyonlarca yıldan bu yana geçirmiş olduğu iklim değişiklikleri ile yaşanan yıkımları anlatıyor. Yani şu anda yaşanması öngörülen iklim değişikliği gibi… Ancak kocaman bir farktan da bahis vuruyor; binlerce yıl geçmişte yaşanan bu iklim değişiklerini dünyamız, tabir yerindeyse kendisine reset atarak normale dönebilmiş. Örneğin, okyanuslarda yaşayan resiflerin, karbon oranını dengelemek için gerektiğinde kutuplara kadar yayılıp, gerektiğinde de, ekvator hattında kalabildiğini anlatmış geçmişte… Ancak şimdi böyle bir durumun olamayacağını, dünyamızın hem sularının, hem de havasının yeterince kirlendiğini yazıyor ve dünyanın artık kendisini iyileştirebilecek bir gücü kalmadığını belirtiyor.

Dünyaca, 1997 yılında treni kaçırmışız meğer; iklim zirvelerinden belki de en büyüğü, Japonya’da yapılıyor o sene… Kyoto Protokolü imzalanacak ama ısrarla üretim diyen kapitalist Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere bazıları bu protokole taraf olmuyorlar. Kendilerine verilen sera gazları sınırlamalarına gerileyecek rakamları kabul etmiyorlar.

Sonuç ortada; 1850 yılından günümüze yaklaşık birderecelik bir ısı artışı var. Atmosferdeki sera gazları düzeyi de, son iki yüz yılda neredeyse iki katına çıkmış durumda ve elbet ki sanayileşme sebebiyle…Aslında yapılacak şey basit;

Karbon ve metan gazı başta olmak üzere sera gazlarının salınımını azaltmak için gerekli çalışmalar yapılmalı, rüzgâr ve güneş enerjisi gibi seçenekler düşünülmeli. Suyu ekonomik kullanmalı ve dünyadaki her şeyin israfına karşı durmalı.

Beton mu? Geleceğe beton değil, yemyeşil bir dünya bırakmalı…
 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yiğit Başkanlar - 09 Nisan 2022
  • Öğretmeyi öğretmek - 02 Nisan 2022
  • Milli Totem - 29 Mart 2022
  • Kutsal Görev - 26 Mart 2022
  • Altay Aşkı - 19 Mart 2022
  • Karşıyaka'da bir efsane; İlyas Sazalan - 06 Mart 2022
  • Savaş değil, futbol efsanesi - 26 Şubat 2022
  • Göğe bakalım - 22 Şubat 2022
  • Bizim kız - 20 Şubat 2022
  • Futbolun fişi - 12 Şubat 2022
  • Armadaki Asalet - 05 Şubat 2022
  • Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım... - 03 Şubat 2022
  • Mor Menekşeler - 29 Ocak 2022
  • Bir düşün savaşçısı, Uğur Mumcu - 24 Ocak 2022
  • Yine! - 22 Ocak 2022
  • Katar Katar Süper Kupa - 09 Ocak 2022
  • Eski seneden, yeniye… - 01 Ocak 2022
  • Zor Hesap - 24 Aralık 2021
  • Ekmek, gevrek, simit - 21 Aralık 2021
  • Kar Tanesi - 02 Aralık 2021
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
AKP Yargısının Gölgesinde 5 Nisan: Savunma Susturulursa Halk Nefessiz Kalır!
Kadriye Sözeri
AKP Yargısının Gölgesinde 5 Nisan: Savunma Susturulursa Halk Nefessiz Kalır!
Av. Batuhan Besalet Karan
Av. Batuhan Besalet Karan
Covid düzenlemesi ve 11. Yargı paketi yürürlüğe girdi: tahliyeler başlıyor, infaz sisteminde yeni dönem ve muhtemel tartışmalar
Aşk Zengini Olmak
Neval Kütük
Aşk Zengini Olmak
 VAH KIZILAY VAH…
Atilla Köprülüoğlu
VAH KIZILAY VAH…
Yıldız olmak başka şey
Okan Yüksel
Yıldız olmak başka şey
Nlüfer Fatma Aydemir
Nlüfer Fatma Aydemir
TBMM'ye Tarımı Bilen Vekil Denizli'den Girmelidir
Serhat Köse
Serhat Köse
BİRAZ IŞIK VERİN DE ARKANIZDAN GELELİM!
KIZ ÇOCUĞU
Sedat Kaya
KIZ ÇOCUĞU
Sabahattin Ali, Hapisten Mektuplar
Baha AKINER
Sabahattin Ali, Hapisten Mektuplar
Adnan Özdemir
Adnan Özdemir
Bu kez oyunuzu kime vereceksiniz?
Yiğit Başkanlar
İbrahim Aktaş
Yiğit Başkanlar
Bir valiz
Halil Sarı
Bir valiz
Yeni Cahiliye dönemi
Nuri Kaplan
Yeni Cahiliye dönemi
KEŞKE KOYUN SÜRÜSÜ OLSAYDIK!
Hayri ÜN
KEŞKE KOYUN SÜRÜSÜ OLSAYDIK!
1 MAYIS
Arif Balkanay
1 MAYIS
Aloo! Cumhuriyet gitti Cumhuriyet!..
Özdemir Özdemir
Aloo! Cumhuriyet gitti Cumhuriyet!..
KUMPAS
Ali Koçlu
KUMPAS
BARIŞ PINARI OPERASYONU (2)
Ünal Karaosmanoğlu
BARIŞ PINARI OPERASYONU (2)
Tarihe not düşmek…
Nahit Duru
Tarihe not düşmek…
Ekrem mi Binali mi?
Volkan Çobanoğlu
Ekrem mi Binali mi?
GÜÇLÜ KADINLAR YANLIŞ SEÇİMLER
Gülümser Gökçe Acar
GÜÇLÜ KADINLAR YANLIŞ SEÇİMLER
TARIK AKAN'IN ARDINDAN
Mehmet Halil Arık
TARIK AKAN'IN ARDINDAN
Çok Okunan Haberler
DENİZLİ’DE ŞÜPHELİ ÖLÜM: 22 YAŞINDAKİ ÜNİVERSİTELİ GENÇTEN ACI HABER
DENİZLİ’DE ŞÜPHELİ ÖLÜM: 22 YAŞINDAKİ ÜNİVERSİTELİ GENÇTEN...
Denizli'de Düğün Sonrası Kanlı Hesaplaşma, Bıçaklı Kavgada Bir Genç Hayatını Kaybetti, Bir Kişi de Yaralandı
Denizli'de Düğün Sonrası Kanlı Hesaplaşma, Bıçaklı Kavgada Bir...
Denizli'de Sokak Ortasında Cinayet: Şüpheli Tutuklandı
Denizli'de Sokak Ortasında Cinayet: Şüpheli Tutuklandı
Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim