• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Arif Balkanay
  3. EZBERBOZAN
Yayınlanma: 05 Mayıs 2017 - 16:30
Güncelleme: 18 Nisan 2022 - 03:23

EZBERBOZAN

05 Mayıs 2017 - 16:30
Güncelleme: 18 Nisan 2022 - 03:23
A
Büyüt
A
Küçült
EZBERBOZAN
Arif Balkanay
Yarına Mektuplar

 

Merhaba Yarın

Artık şunu kabul edelim; 16 Nisan itibariyle ülkemiz eski Türkiye değil. Ülkeyi yönetenler Anayasa ve yasaları çiğnemekten çekinmiyorlar. Şaibeli bir referandumla kazandıklarını ilan edip tek adam diktatörlüğünü kurumsallaştırmaya çalışıyorlar. Ama aslında kaybettiklerini onlar da biliyorlar. Bu nedenle kural ve hukuk dışı uygulamalar ve baskılar ile bizi sindirmeye, teslim almaya çalışacaklar. “Hayır” cephesinin demokrasi ve cumhuriyet bloğu olarak bir arada durmaması için ellerinden ne gelirse yapacaklar. Önlerinde son bir eşik var; 2019 seçimleri. O da yasal bir değişiklikle erken bir tarihe alınmazsa…

 

Öte yandan kendi deyimleriyle ulusun yarısı, bize göre çok daha düşük bir yüzdenin henüz göremediği, artık yadsınamaz bir gerçeklikle karşı karşıyayız; Ülkemiz adeta 1919 koşullarını yaşıyor. Şimdilik ordularıyla değil ama çok uluslu şirketleriyle emperyalizmin işgaline uğramış, bütün stratejik kaleleri satılmış, devletin tüm aygıtları teslim alınmış, bir avuç saray eşrafı, saltanat özlemcisi ülkeyi esir almış durumda.

 

Hal böyle iken, eski alışkanlıklarımızla siyasal mücadeleyi örmemiz ve başarıya ulaşmamız mümkün görünmüyor. Çünkü artık 2019’a giden yolu 1919’ların Kuvay-ı Milliye ruhuyla yürümemiz gerekiyor. Bu amaçla tarihten dersler çıkarmamız gerekiyor. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluşu ve kuruluşu yolunda Erzurum ve Sivas Kongreleri ile Amasya Tamimi katılımcı profilini ve ilkelerini 2019 koşullarına uyarlamamız gerekiyor. O dönemdeki CHP kadrolarının yürüdükleri yoldan yürümemiz gerekiyor. Nasıl mı?

 

Ezber bozan hareketlerle!.. Şimdi bu meseleyi biraz açalım;

Referandum sonuçları da gösterdi ki 1919 ruhunu 2019’a taşıyacak olan ana omurga yine CHP kadrolarıdır. Ama bu yolu tek başına yürüyemezler. Çünkü ülkenin en az yarısı bu yoldan yürüme iradesi gösterdi; CHP, HDP, SP, VP, MHP tabanı, Haziran ve tüm sosyalist parti ve guruplar, Barolar Birliği, TMMOB, TTB, DİSK, KESK gibi sendikalar, meslek odaları, dernekler, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız gurup ya da bireyler… Yani kocaman ve umut veren bir “Hayır Bloğu”. Yani neredeyse toplumun tüm renk ve katmanları. Tıpkı 1919’daki gibi. İşte bu bloğu “Demokrasi ve Cumhuriyet Cephesi” olarak korumak ve CHP’nin fiili önderliğinde 2019 sürecini zaferle sonuçlandırmak gerekiyor.

 

O zaman can yakıcı soru şu; Bunun için ne yapmalıyız? Daha doğrusu, CHP bu yolu yürürken ne yaparsa, fiili önderliğini sürdürebilir ve başarıya ulaşabilir? Bunun için

AMAÇ; Güçlendirilmiş parlamenter demokrasinin ve cumhuriyetin yeniden tesis edilmesidir.

HEDEF; Bu amaca hizmet edecek olan Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin en az %50+1 oyla kazanılmasıdır. Hayatın her alanındaki meşru direniş mücadeleleri bu hedefe hizmet etmelidir. Çünkü hileli de olsa halkın çoğunluğu henüz sandık demokrasisinden tümüyle umudunu kesmemiştir. Bu amaç ve hedef uğruna izlenmesi gereken yollar da şöyle sıralanabilir;

 

CHP İlçe ve İl örgütleri acilen ‘Danışma Kurulları’nı toplamalıdır. Bu toplantılar tüm üyelerin katılımıyla sınırlı kalmamalı “Hayır Bloğu” içinde yer alan tüm parti, dernek, oda vb kuruluşların da aktif katılımıyla yapılmalıdır. Birden fazla gün ve oturum halinde yapılan bu toplantılar “yerel demokrasi ve cumhuriyet meclisleri” kimliğine bürünmelidir. Toplantıların sonunda, somut analiz ve önerileri içeren bir “sonuç bildirgesi” hazırlanarak halkımıza açıklanmalıdır. CHP önderliğinde ve tüm “Hayır Bloğu” bileşenlerinin söz ve karar sahibi olacağı “Yeni Anayasa Çalıştayı” yapılmalıdır. Yürürlükte olduğu iddia edilen Anayasa maddeleri ve 12 Eylül’den kalan tüm anayasal garabetler yerine, güçlendirilmiş parlamenter demokrasinin anayasa çerçeve metni oluşturulmalıdır. Bu taslak metin Cumhurbaşkanı adayımızın seçim taahhüdü olmalıdır. En geç 2019’da oluşacak olan yeni TBMM “Kurucu Meclis” olarak çalışmalıdır. Bu amaçla Hayır Bloğunun adayları seçimleri ezici bir çoğunlukla kazanmalıdır. Tek adam diktatörlüğünün temsilcilerinin bu koşullarda %10 seçim barajını kaldırmalarını umut etmek bir hayaldir. HDP, SP, MHP gibi partilerin çok ciddi baraj sorunu olacaktır. Dolayısıyla sistem, iki partili bir parlamentoya doğru evrilmektedir. Oysa en büyük iktidar alternatifi olan CHP’nin doğu ve güneydoğu Anadolu, Karadeniz ve iç Anadolu bölgelerindeki seçmen desteği bellidir. MHP ve HDP gibi partilerin barajı aşamaması halinde AKP’nin ezici bir çoğunlukla milletvekili kazanması kuvvetle muhtemeldir.“%1 bile mecliste temsil edilmelidir” tezini savunan CHP bu alanda da 1919 ruhunu yaşatmalıdır. Sağından soluna, demokrasi ve cumhuriyette buluşan tüm önemli isimleri CHP çatısı altında aday göstermelidir. Taahhüt edilen yeni Anayasa metninin savunucuları, ancak böyle bir formülle yeterli çoğunluğu sağlayabilir. En geç 2019’da yapılacak olan seçimlerden sonraki birkaç yıl, 15 yıllık AKP iktidarının her alanda yaptığı tahribatları giderme, güçlü bir demokratik cumhuriyetin yapı taşlarını yeniden döşeme süreci olmalıdır. Bu nedenle 2-3 yıllık geçiş dönemi hükümeti hedeflenmelidir. Bu amaç için de CHP tarihsel bir görev üstlenmelidir. 2017-2023 dönemini içeren kısa vadeli bir “ Parti Programı” oluşturmalıdır. Ancak bu program yine tüm “hayır” bileşenlerinin dahil olacağı bir süreçle olgunlaştırılmalıdır. Bu nedenle ivedilikle “Program Çalıştayı” düzenlenmelidir. Oluşturulan çerçeve program milletvekili adaylarımızın seçim taahhüdü olmalıdır. “Yeni Anayasa Çalıştayı” ve “Program Çalıştayı” çalışmaları CHP’nin Olağan Kurultayı’ndan önce tamamlanmalı ve çerçeve metinler kurultayın onayına sunulmalıdır. Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimleri bir arada ve aynı gün yapılacaktır. Hayır bloğunda yer alan partilerin bu seçimlere ayrı ayrı katılması halinde seçmen davranışlarının nasıl şekilleneceği çok önemlidir. Zaten son referandum hileleri nedeniyle toplumun en az yarısı sandıktan umudunu yitirmiş durumdadır. “Öğrenilmiş çaresizlik” içine itilen seçmen, kazanma umudunun zayıfladığı dönemde sandığa gitmemeyi tercih etmektedir. Bu da katılımın düşmesine neden olmakta ve bu durum sarayın ve AKP’nin ekmeğine yağ sürmektedir. O halde ezber bozan hareketler yapmak gerekecektir. Muhalefet tek aday ve tek parti ile seçimlere girmelidir. Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı elbette önemlidir. Ama bu ismin ille de genel başkan olması, ya da partili olması şart değildir. Aday ya da adaylar aşağıdan yukarıya, önceden önerdiğimiz çalıştay süreçlerinin sonucunda doğal olarak zaten öne çıkacaktır. Ve isimler bu süreçlerin başında değil, sonunda belirlenmelidir. Gerekirse sokağa sandık konularak halka “Cumhurbaşkanı adayımız kim olsun?” sorusu sorulmalıdır. Kabul edilmelidir ki; RTE gibi baskın bir kişinin karşısına çıkacak adayımızın sadece kişiliği değil, taahhüt edeceği Anayasa ve Programın yanı sıra yüzlerce parti, dernek, oda ve sendikanın yer aldığı kocaman bir “demokrasi ve cumhuriyet cephesi”nin sahiplenmesi ve aktif desteği bize seçim kazandıracaktır. Ayrıca adayımız bir ekip olarak halkın karşısına çıkmalıdır; Geçiş sürecinde görev alacak ve yetkilerini kendi elleriyle ortadan kaldırıp güçlü bir demokrasiyi inşa edecek Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar… Hepsi isim isim önceden belirlenerek destek istenmelidir. CHP başlatmış olduğu olağan kurultay sürecini de bu tarihsel sorumlulukla yürütmelidir. İlçe ve İl Kongreleri bu amaca hizmet etmeli, önümüzdeki çetin mücadelelere önderlik edebilecek kadrolara görev vermelidir.

Sevgili Yarın

Şimdi; inandıkları dava uğruna, ayağının altındaki sandalyeyi kendisi teperek ölümsüzlüğe ulaşan Deniz’lerin idam yıldönümünde, silkinip ayağa kalkma zamanıdır. Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye’yi yaratma zamanıdır. Bunun için birleşme, bütünleşme, dayanışma zamanıdır. Diktatöre boyun eğdirmek için yol alma zamanıdır. Bu yola katkı koyması amacıyla sunduğum düşünce ve önerilerim şimdilik bu kadar. Ya senin düşüncelerin?

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • 1 MAYIS - 30 Nisan 2020
  • DOKTOR - 19 Nisan 2020
  • 24 Kasım - 24 Kasım 2019
  • Onur - 08 Kasım 2019
  • YARIN - 28 Ekim 2019
  • TURP - 18 Ekim 2019
  • RÜZGÂR - 12 Ekim 2019
  • YÜRÜYÜŞ - 07 Ekim 2019
  • EYLÜL - 30 Eylül 2019
  • E-KREM - 13 Mayıs 2019
  • HERŞEY... - 07 Mayıs 2019
  • İKİNCİ BAHAR KÖYÜ - 29 Nisan 2019
  • ÇOCUK VE OYUN - 22 Nisan 2019
  • KIRSAL KALKINMA - 15 Nisan 2019
  • SAYILARIN DİLİ - 08 Nisan 2019
  • MERKEZ PAMUKKALE - 02 Nisan 2019
  • İTTİFAK - 24 Ekim 2018
  • SON BURUN - 13 Ekim 2018
  • MC-KAYYUM - 08 Ekim 2018
  • DAMAT - 02 Ekim 2018
  • 1
  • 2
  • 3
Köşe Yazarları
AKP Yargısının Gölgesinde 5 Nisan: Savunma Susturulursa Halk Nefessiz Kalır!
Kadriye Sözeri
AKP Yargısının Gölgesinde 5 Nisan: Savunma Susturulursa Halk Nefessiz Kalır!
Av. Batuhan Besalet Karan
Av. Batuhan Besalet Karan
Covid düzenlemesi ve 11. Yargı paketi yürürlüğe girdi: tahliyeler başlıyor, infaz sisteminde yeni dönem ve muhtemel tartışmalar
Aşk Zengini Olmak
Neval Kütük
Aşk Zengini Olmak
 VAH KIZILAY VAH…
Atilla Köprülüoğlu
VAH KIZILAY VAH…
Yıldız olmak başka şey
Okan Yüksel
Yıldız olmak başka şey
Nlüfer Fatma Aydemir
Nlüfer Fatma Aydemir
TBMM'ye Tarımı Bilen Vekil Denizli'den Girmelidir
Serhat Köse
Serhat Köse
BİRAZ IŞIK VERİN DE ARKANIZDAN GELELİM!
KIZ ÇOCUĞU
Sedat Kaya
KIZ ÇOCUĞU
Sabahattin Ali, Hapisten Mektuplar
Baha AKINER
Sabahattin Ali, Hapisten Mektuplar
Adnan Özdemir
Adnan Özdemir
Bu kez oyunuzu kime vereceksiniz?
Yiğit Başkanlar
İbrahim Aktaş
Yiğit Başkanlar
Bir valiz
Halil Sarı
Bir valiz
Yeni Cahiliye dönemi
Nuri Kaplan
Yeni Cahiliye dönemi
KEŞKE KOYUN SÜRÜSÜ OLSAYDIK!
Hayri ÜN
KEŞKE KOYUN SÜRÜSÜ OLSAYDIK!
1 MAYIS
Arif Balkanay
1 MAYIS
Aloo! Cumhuriyet gitti Cumhuriyet!..
Özdemir Özdemir
Aloo! Cumhuriyet gitti Cumhuriyet!..
KUMPAS
Ali Koçlu
KUMPAS
BARIŞ PINARI OPERASYONU (2)
Ünal Karaosmanoğlu
BARIŞ PINARI OPERASYONU (2)
Tarihe not düşmek…
Nahit Duru
Tarihe not düşmek…
Ekrem mi Binali mi?
Volkan Çobanoğlu
Ekrem mi Binali mi?
GÜÇLÜ KADINLAR YANLIŞ SEÇİMLER
Gülümser Gökçe Acar
GÜÇLÜ KADINLAR YANLIŞ SEÇİMLER
TARIK AKAN'IN ARDINDAN
Mehmet Halil Arık
TARIK AKAN'IN ARDINDAN
Çok Okunan Haberler
Avukatlara Operasyon: Baro Binasında Arama Yapıldı, 12 Avukat Gözaltına Alındı
Avukatlara Operasyon: Baro Binasında Arama Yapıldı, 12 Avukat Gözaltına...
AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan Kendi Kullandığı Araçla Çocuğa Çarptı
AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan Kendi Kullandığı Araçla...
Trendyol Lojistik İşçileri Denizli'de Eylem Yaptı
Trendyol Lojistik İşçileri Denizli'de Eylem Yaptı
Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim