Gerek özel sektörde gerekse Devlet sektöründe,çalışan her sorumluyu
İlgilendiren,görev,yetki ve sorumluluktur.
Görev verilen,o görev ile görevlendirilen görevlinin,yetkisi ve sorumluluğu nedir?
İşe adam değil de,adama iş buluyorsak,”iş olsun da ne olursa olsun”
Düşüncesi hakimse,orada iş olur ama görev olmaz.Görev yoksa,yetki ve sorumluluğu da
Olamaz!
Devleti yönetenler,devletin memurları,aldığı eğitim,bilgi,tecrübelerine göre mi görevlendiriliyorlar,yoksa bir göreve görevli olarak mı atanıyor?
Serbest müteşebbis,kar amacı ile kurulur.Bu sebeple,amacı kâr etmektir.
Bir çok sebeplerden dolayı sermayesini ve elinde her türlü sahip olduklarını kaybederse, iflas eder.Bu firma,sadece para kaybetmiştir.Daha sonra yine kazanabilir.
Önce,kaybetme sebepleri ortaya koyup,yeni bir strateji ile işe tekrar dönebilir.Hatalarını bir daha asla yapmaz.
Devlet idaresi,devlet görevinde,maddi zararlar olmakla beraber,yeter ki kaybedilen toprak parçası olmasın.Kamuya ait kurum ve kuruluşların zararlarını “İDARE ZARARI “olarak devlet yani Millete ödettiriliyor.
Konvansiyon silahlarla harp yapmak,ne 1915 lerin ne de 1945 lerin sıcak savaşlarına benzer. Bu sebeple,öncelikle Devletin her alanda tam bağımsızlığı ve bütünlüğü ile Milletin ikbal ve istiklali önemlidir.
Bu fikirler,slogan halinde değil,eylemsel olarak Devletin Anayasasının ilk altı maddesi hükmünde olması gibi değerlendirilir.Devlet yoksa, Anayasada kadük olur.
Devletin her kademesinde görev alacak olan nesil,iyi bir eğitim ve öğretimden geçmelidir.
Sadece “Geleceğimiz,gençlere emanettir”,Atatürk,ülkenin geleceğini gençlere emanet etmiştir, demek kolaycılıktır.
Burada HANGİ GENÇLİK ? demek lazım.
Bu gençliği,YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı yetiştirecek.
Hamasi söylemler,sadece seçimlerde etkili oluyor.Maalesef,Devletin bekasında ve yönetiminde gençlere etkili olmuyor.Zira,biz yetişkinler,milleti Gençler ve yetişkinler olarak iki gruba ayırıyoruz.Gençlerin üniversiteye nasıl hazırlandıklarını unutuyoruz.Üniversiteyi bitiren gençlerin işsiz,öğretmenlerin yıllarca atanamadıklarını unutuyoruz.Sonra da,bir devlet yetkilisi diyor ki;”DEVLET,SİZLERE İŞ BULMAK ZORUNDA DEĞİLDİR.”
O zaman,üniversite kontenjanlarını,ihtiyaçlara göre belirleyin.Mülakattı,sadece siyaseten seçme aracı olarak kullanmayın.
“Ey Genler,sizler ki,Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasınız” derken,21 yaşındaki hangi gencin babası 2.Murathan? Ya da hangi gencin hocası Ak Şemsettin?
15 temmuzu bu gençler yapmadı! Her gün şiddet ve kan damlayan senaryoları yazan,bugünün gençliği değil.Bugünlerden sorumlu olan hepimiziz.
“Televole programlarını” yaparak,gençliği,gece kulüplerinde hangi futbolcu,hangi şarkıcı kiminle el ele,sarmaş dolaş haberleri yaparak,”Oğlum,ya topçu ol ya da popçu ol” diyen bir anne babanın çocuğununa hangi sorumluluğu verecektir,söyler misiniz?
Tarihini öğrenmiyor diye şikayet ettiğimiz bu gençliğe,yılda kaç Türk Filmi yapılıyor ki tarihini öğrenebilsin.Kitapçılarda satılan “BEST SELLER” olan Türk ve İslam Kahramanlarını öğreten kaç kitap var?
Gelecek neslimize emanet edeceğimiz,bugün neyimiz var?
Doğa dersen içler acısı.Bizler doğa katliamından şikayetçi iken,çam ağaçlarını saksıda görmeyi başlamışken,etrafımız düşmanlarla çevrili iken,siyaseten,siyaset ahlakından uzak bir siyaset yaparken,Hak,adalet,hukuk adliye dışında aranır hale getiriliyorsa,milletin sosyal,ekonomik,siyaseten,din,inanç,mezhepsel olarak bölünmesine seyirci kalınıyorsa,bir de bütün bunların üstüne üslük,1453 Fatihin İstanbul’u bugün bu hale getirilmişse,bizler, geleceğimiz olarak gördüğümüz ATATÜRK GENÇLİĞİNE neyi emanet edeceğiz?
Emanet edecek,neyimizi muhafaza ederek onlara bırakacağız?
Koca,koca adamlar olduk,ama sorumlulukları başkalarına yetki kendimiz kullanarak bugünlere geldik.Gün gelir,hesabı verilir.
Sözüm,TÜRK GENÇLİĞİNE DEĞİL! Bizzat kendimizedir.
Heyhat! Yine siz çok bilenler kulübü üyeleri!
Unutmayın ki;Allah'ın eli sizlerin yakasındadır.İster milli ister manevi değerler deyiniz.
Koruyamadığınız değerler,asla sizin değildir.





