Denizli’de bir okul vardı.
Herkesin “Uçaklı Okul” dediği…
Sadece bir bina değildi; bir hafızaydı, bir kuşaktı, bir başlangıçtı.

1970'lerin Efsanesi Çamlık Koleji Artık Yok. Denizli'nin kent belleğinde derin izler bırakan, bir dönem Özel Çamlık Koleji olarak hizmet veren tarihi bina, yıllar içinde Denizli Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'ne, ardından Pamukkale Üniversitesi'nin çeşitli birimlerine ev sahipliği yaptı.Bilgisayar, enerji, tekstil, kimya gibi bölümleriyle binlerce öğrenciye kapılarını açan, önünde F-104 savaş uçağıyla "Uçaklı Fakülte" olarak anılan yapı, depreme dayanıklılık testlerini geçemeyince yıkıldı.Kent hafızasının önemli bir parçası, artık sadece anılarda ve eski fotoğraflarda yaşıyor...
Yetkililer “deprem riski” diyor.
Kimse güvenliğe karşı değil.
Ama mesele sadece bir bina değil.
Çünkü yıkımın ardından gelen planlar,
“Burada gerçekten ne oluyor?” sorusunu büyütüyor.

Gelelim bugüne.
Denizli Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu…
9 bölüm.
12 program.
Yaklaşık 2 bin 600 öğrenci.
Önce netleştirelim:
Burada iki ayrı sorun var ve bilinçli olarak karıştırılıyor.

Birincisi:
Prefabrik ve ek binalar.
Geçici denilerek yıllardır sürdürülen bir idare etme hali.
Bu başlı başına bir sorun.
Ama asıl skandal bu değil.

Asıl skandal:
Üzerinde açıkça “İNŞAAT ALANI” yazan, aktif bir şantiye ortamında eğitim yapılması.
Bu ne geçici çözümdür,
ne planlı kampüstür,
ne de kabul edilebilir bir durumdur.
Bu, eğitim güvenliği skandalıdır.

Tam bu tabloda, Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde
Danışma Kurulu Toplantısı yapılıyor.
Toplantıya kimler katılıyor?
Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu
Kamu kurumları, il müdürleri
Meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları
Ve işte kırılma noktası burada yaşanıyor.

Uçaklı Okul’un bulunduğu alana
Diş Hastanesi yapılması planı masada.
Burada kimse karşı çıkmak için karşı çıkmıyor.
Karşı çıkanlar sağlık gerekçesiyle konuşuyor.
Çünkü diş hastanesi;
Kanama riski olan işlemler yapar
Anestezi kullanır
Hayati komplikasyonlar doğurabilir
Bu yüzden diş hastaneleri tam teşekküllü bir hastanenin hemen yanında olur.
Soru çok net:
Diş tedavisi sırasında acil bir durum yaşanırsa,
hasta kaç dakikada, nereye, nasıl ulaştırılacak?
Bu soruya net bir yanıt yok.
Bu yüzden diş hastanesinin hastane dışına alınmasına itiraz edenlerin sayısı az değil, çoğunlukta.
İşte tam bu noktada Bülent Nuri Çavuşoğlu öne çıkıyor.
Kulislerde konuşulan, salonda yankı bulan cümle şu:
“Diş hastanesini kampüs içine yapın.
Ne gerekiyorsa, ihtiyaç neyse, ben vereyim.
Denizli Teknik Bilimler yerinde kalsın.”
Bu bir oran pazarlığı değil.
Bu bir kamusal sorumluluk beyanı.
Çavuşoğlu’nun tavrı açık:
Okul yerinde kalsın
Eğitim zarar görmesin
Sağlık yatırımı güvenli şekilde yapılsın
Ama masada bir karşı duruş var.
Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör.
İddialara göre;
Diş hastanesinin kampüs içine alınmasına karşı çıkıyor
Denizli Teknik Bilimler MYO’nun Honaz’a taşınmasında ısrar ediyor
Ve işte kamuoyunun sormaya başladığı sorular burada sertleşiyor.
Denizli Teknik Bilimler Honaz’a giderse ne olur?
Ulaşım zorlaşır
Tercih edilirlik düşer
Yani soruyu açık soralım:
Bu okul Honaz’a giderse, fiilen kapanmaya mı sürüklenir?
Ve kaçınılmaz soru:
Sayın Güngör,
Honaz’da kimlerin arsaları var?
Bu arsalar kime ait?
Size ya da yakın çevrenize ait bir mülk söz konusu mu?
Bu sorular suçlama değil.
Bu sorular şeffaflık talebidir.
Tüm bu tartışmalar sürerken ne oluyor?
İnşaat tabelaları apar topar asılıyor.
Sanki karar çoktan verilmiş gibi.
Sanki danışma toplantısı sadece bir prosedür.
Oysa Denizli kamuoyu şunu görüyor:
Bir yanda “Bu okul burada kalmalı” diyen bir belediye başkanı
Diğer yanda ısrarla Honaz’ı işaret eden bir üniversite yönetimi
Uçaklı Okul yıkılırken sadece bir bina gitmiyor.
Bir eğitim hafızası gidiyor.
Ve yerine neyin, nasıl, hangi akılla yapılacağı hâlâ net değil.
Son söz açık ve sert:
İnşaat alanında eğitim olmaz
Eğitim, arsa hesabına feda edilemez
Kamusal kararlar kapalı kapılar ardında alınamaz
Bu sorular cevaplanana kadar…
Bu dosya kapanmaz.
Kapatılamaz.






